CUMHURİYETE VE DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKMAK İÇİN TAKSİM’DEYDİK
Eğitim-İş olarak, Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş ve bağlı sendikalarla birlikte, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından İstanbul Taksim’de düzenlediği "Cumhuriyet ve Demokrasi" mitingine ...
DEMOKRASİ DIŞI ARAYIŞLARIN PANZEHİRİ BİLİMSEL VE KAMUSAL EĞİTİMİ GÜÇLENDİRMEKTİR
Milli Eğitim Bakanlığı, 15 Temmuz emperyal güdümlü darbe girişiminin ardından, cemaate ait olduğu gerekçesiyle 626 eğitim kurumunun kapatılması kararını almıştır. AKP iktidarı döneminde, eğitimde piyasa mer...
MECLİS LAĞVEDİLEMEZ
Cumhurbaşkanı, Milli Güvenlik Kurulu ve Bakanlar Kurulu toplantılarının ardından 3 ay süreyle OHAL ilan edildiğini açıklamış ve OHAL kararı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 15 Te...
ANTİDEMOKRATİK VE HUKUK DIŞI UYGULAMALAR KABUL EDİLEMEZ
Milli Eğitim Bakanlığı, FETÖ-PDY bağlantılı olduğu gerekçesiyle 15 bin 200 personelin açığa alındığını duyurmuş, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ise devlet ve vakıf üniversitelerinde 1577 dekanın istifasını ist...
DARBE GİRİŞİMİNİ KINIYORUZ
Ülkemiz dün bir darbe girişimine sahne olmuş, demokrasi askıya alınmaya çalışılmış, çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetmiş, ulusumuzun iradesini temsil eden TBMM bombalanmıştır. Eğitim-İş olarak bizler Ata...
ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MADEN İŞÇİLERİNİN YANINDAYDIK
Eğitim-İş olarak Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessesesi’nin özelleştirileceği iddiaları üzerine harekete geçen ve alanlara inen Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) üyesi b...
FRANSA’DAKİ TERÖR SALDIRISINI LANETLİYORUZ
Fransa’nın Nice kentinde 14 Temmuz Ulusal Gün (Bastille Günü) kutlaması sırasında gerçekleştirilen ve 84 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısını şiddetle kınıyoruz. Tüm insanlığı hedef alan ...
KATLİAMI LANETLİYORUZ! SİVAS’I UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ!
2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan ve tarihe “insanlık suçu” olarak geçen katliamın üzerinden  23 yıl geçti. Madımak Oteli’nde 33 aydın, sanatçı, yazar ve 2 otel ...
İSTANBUL ATATÜRK HAVALİMANI’NDAKİ TERÖR SALDIRISINI LANETLİYORUZ
İstanbul Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirilen ve tüm ülkeyi yasa boğan, 41 kişinin yaşamını yitirmesine, yüzün üzerinde kişinin de yaralanmasına neden olan terör saldırısını şiddetle kınıyor ve l...
MEB, OKUL BİRİNCİLERİNİN TESPİT EDİLMESİ KONUSUNDA DANIŞTAY’IN KARARINI ACİLEN UYGULAMALIDIR
Bilindiği üzere Eğitim-İş olarak açtığımız dava sonucu Danıştay, Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’te bazı hükümlerin yür&uum...
İSMAİL HAKKI TONGUÇ’U ÖLÜMÜNÜN 56. YILINDA MEZARI BAŞINDA ANDIK
Köy Enstitüleri’nin kuramcısı, kurucusu ve yöneticisi İsmail Hakkı Tonguç’u ölümünün 56. Yılında mezarı başında andık. Anma törenine Genel Başkanımız Veli Demir, Cumhuriyet g...
ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ’NE DANIŞTAY’DAN YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI
01.07.2015 tarih ve 29403 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanarak Yürürlüğe Giren Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Millî Eğitim Ba...
EĞİTİM-İŞ CUMHURİYETİN EĞİTİM SİSTEMİNE KARŞI NURETTİN TOPÇU’YLA İLGİLİ SEMİNER ÇALIŞMALARINA KATILMAYACAKTIR
Milli Eğitim Bakanlığı, yaz dönemi seminerlerine, modern, çağdaş ve laik eğitim karşıtı, Atatürk ilke ve devrimleri ile Cumhuriyetin ve Devrim Kanunlarının temel ilkelerine aykırı düşünce ve faaliyetleri ile bilinen N...
Yayınlarımız
Şubelerden Haberler
İZMİR 4 NO`LU ŞUBEMİZİN REKTÖR SEÇİMLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMASI
ŞİŞLİ MESLEK LİSESİNİN YIKILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
GERİCİLİĞE GEÇİT VERMEYECEĞİZ
EMEKÇİLER 15-16 HAZİRAN RUHUYLA HAREKET ETMELİDİR
İZMİR 4 NO’LU ŞUBE YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU DİSİPLİN YÖNETMELİĞİNE İLİŞKİN RAPORU TBMM’YE SUNDU
KDZ. EREĞLİ TEMSİLCİLİĞİMİZDEN DAYANIŞMA KAHVALTISI
ZONGULDAK ŞUBEMİZDEN AÇLIK GREVİNDEKİ MADENCİLERE DESTEK
Çorum Şubemiz tarafından düzenlenen 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı Etkinlikleri
İZMİR 4 NO’LU ŞUBEMİZDEN “UNUTTURULMAK İSTENEN DEĞERLERİMİZ VE MİLLİ BAYRAMLARIMIZ” KONULU KONFERANS
SİNOP TEMSİLCİLİĞİMİZDEN “HUKUK VE DEMOKRASİ” KONFERANSI

BİRDEN FAZLA VERİLECEK NÖBET GÖREVİNE KARŞI DAVA AÇTIK

16.06.2016 tarih ve 29744 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. Maddesi ile değiştirilen Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 44. Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan “Müdür yardımcısı ve öğretmen sayısı yeterli olmayan okullarda müdür yardımcısı ve öğretmenlere haftada birden fazla nöbet görevi verilir.“ ibaresinin öncelikle yürütmesinin durdurulması sonrasında iptali talebi ile Danıştayda dava açtık.

PERFORMANS DEĞERLENDİRMESİNE İTİRAZ KOMİSYONUNA İTİRAZ EDİLMELİDİR

Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, 28.06.2016 tarih ve 7145763 sayılı yazısı ile öğretmenlerin performans değerlendirme notlarına itiraz edebilecekleri ve bu kapsamda olmak üzere itirazların değerlendirilmesi amacıyla itiraz komisyonu kurulması gerektiğini ifade etmiştir. Değerlendirmeye henüz itiraz etmemiş olanlarla birlikte daha önce okuluna itiraz dilekçesi verenlerin de Bakanlığın yayınladığı söze konu bu yazı doğrultusunda örnek olarak yayınladığımız itiraz dilekçelerini vermeleri tavsiye olunur.   İtiraz dilekçesi için tıklayınız

NURETTİN TOPÇU’YLA İLGİLİ SEMİNERE İLİŞKİN İNCELEMEYE CEVAP DİLEKÇESİ

Nurettin TOPÇU’nun “Türkiye’nin Maarif Davası” kitabıyla ilgili seminere katılmayanlardan ifade istenmektedir. Bununla ilgili dilekçe ve karar ektedir. İncelemeye cevap dilekçesi için tıklayınız Merkez Yönetim Kurulu Kararı için tıklayınız

PERFORMANS DEĞERLENDİRMESİNE İTİRAZ DİLEKÇESİ

17.04.2015 tarih ve 29329 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ ”ne 27.04.2015 tarihinde açılan davada Yönetmeliğin “performans değerlendirmesine” ilişkin hükümlerinin yer aldığı 15. maddesinin (1) ve (2) nci fıkralar, 19 ve 20 ve 25’inci maddelerinde yer alan ibareler, Yönetmeliğin “Performans değerlendirmelerine “ ilişkin düzenlemelerinin yer aldığı 16,17 ve 18 inci maddelerindeki hükümler hukuka aykırıdır; Madde metinlerinde geçen ve aday öğretmenlerin başarısını ölçmede sınavlar kadar etkili kılınan ve ayrıntılı ölçütler içeren Ek-3 Formu olarak Yönetmelik ekinde yayımlanan Performans Değerlendirmesi puanlamaya esas A, B, C kısımları ile toplam 50 kriterden oluşmaktadır. Değerlendirme sorularının objektifliğinin tartışılması bir yana değerlendirmeyi yapacak Değerlendirme Komisyonlarının seçimi, görevi de hukuksal anlamda objektif olmaktan uzaktır. Aday öğretmenlerle ilgili performans değerlendirmesi yanında, çalışan öğretmenlerle ilgili olarak performans düzenlemesi getiren “Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama Ve Yer Değiştirme Yönetmeliği”nin 54.maddesinin de tamamının iptali istenmiştir. 54. Maddeye göre; “ (1) Bu Yönetmelik kapsamında, Bakanlığa bağlı her derece ve türden eğitim kurumunda görev yapan ve adaylık sürecini tamamlamış olan öğretmenlerin başarı, verimlilik ve gayretlerini ölçmek üzere her ders yılı sonunda, görev yaptığı eğitim kurumunun müdürü tarafından değerlendirmesi yapılır. (2) Değerlendirme ölçütleri olarak Ek-3’te yer alan Form esas alınır. Değerlendirmeler ders yılı bitiminden itibaren bir ay içinde, MEBBİS üzerinde oluşturulacak modül üzerinden gerçekleştirilir ”denilmektedir. Buna göre çalışan öğretmenler 50 ölçüt üzerinden performans değerlendirmesine tabi tutulmaktadırlar. İptale konu hukuka aykırı hükümlerin uygulanmasının telafisi imkânsız zararlara yol açacağı açık olduğundan, idarenin savunması alınmaksızın düzenleyici işlemin yürütmesinin durdurulması istemli Danıştay 16. Dairede dava açılmış olup, süreç devam etmektedir. MERKEZ YÖNETİM KURULU  Dilekçe İçin Tıklayınız

EĞİTİM-İŞ CUMHURİYETİN EĞİTİM SİSTEMİNE KARŞI NURETTİN TOPÇU’YLA İLGİLİ SEMİNER ÇALIŞMALARINA KATILMAYACAKTIR

Milli Eğitim Bakanlığı, yaz dönemi seminerlerine, modern, çağdaş ve laik eğitim karşıtı, Atatürk ilke ve devrimleri ile Cumhuriyetin ve Devrim Kanunlarının temel ilkelerine aykırı düşünce ve faaliyetleri ile bilinen Nurettin Topçu’nun “Türkiye’nin Maarif Davası” isimli kitabını eklemiştir. Eğitimde yaşanan sorunların çözümünün “milli mektep” diye adlandırdığı sistemin hayata geçirilmesi ile mümkün olduğunu savunan Topçu, kitabında şu ifadelere yer vermiştir: “Millet bünyesinde inkılaplar mektepte başlar ve her milletin, kendine özel olan mektebi vardır. Milli mektep, zihniyet ve örflerile, metodları ve müfredatile, terbiye prensipleri ve psikolojik temellerile, hatta binasının yapı tarziyle kendini başka milletlerinkinden ayırır. Bizde vaktiyle medrese milli mektepti. Batı’da tekamül eden insan düşüncesinin seyrini biz kendi alemimizde devam ettiremediğimizden, açılan yeni mektep, hakikat aşkının mabedi olmadı. Parça parça bilme hevesi, evrensel ve ilahi hakikat aşkının yerini tutamazdı. Hakka götüren yol diye kendini hakikata adamak, gerçek mektebin yoludur. Hakikat aşkına sahip insanlar, cemiyetin içinde çoğalmadıkça, hakikat aşkı cemiyet içinde en yüksek ve muhterem yeri tutmadıkça ve hakikatın ihtirası cemaat içerisinde bir umumi cereyan, büyük bir hareket haline gelmedikçe, milli mektep gerçekten var olmayacaktır. İlkokulda ahlak eğitiminin hemen hemen sıfıra indiğini, yerine hayat bilgisi dersinin verildiğini yazan Topçu, Harf Devrimi’ne de saldırmakta, Osmanlıca’nın hançerlendiğini ifade etmektedir. “Güzel dilimizi vaktiyle Divan edebiyatının nesircileri kurutuyordu; şimdi onu Dil Kurumu boğazlamaktadır diyen Topçu, Harf devriminin yüzlerce yıllık milli kültürle bağları kopardığını savunmaktadır. Bilindiği üzere, 19. MEB Şurası’nda Osmanlıcanın okullarda zorunlu olarak okutulması tartışmaya açılmış, Mustafa Kemal’in harf devrimine karşı bir konum alınmıştı. Osmanlıca dersinin gündeme getirilmesinin ardına gizlenen amacın, bu dilin öğrenilmesi değil “Yeni Osmanlıcı” bir siyasetin dayatılması olduğunu, bu durumun da her haliyle bir karşı devrim uygulaması olduğunu defalarca belirtmiştik. Anlaşılan AKP iktidarı, Osmanlıca sevdasından hala vazgeçmemiştir. Topçu’nun kitabının öğretmenlerin yaz dönemi seminer listesine alınmış olması, AKP’nin ulusal ve laik eğitimin içini boşaltma çabalarının bir örneğidir. Milli Eğitim Temel Kanunu’nda ve Anayasa’da, Türk Milli Eğitim Sisteminin temel esasları olarak yerini almış çağdaş, bilimsel, laik eğitime, Anayasa ile güvence altına alınan Devrim Kanunları ve demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin niteliklerine aykırı düşünce ve uygulamaların Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul ve kurumlarda yer bulması anayasaya aykırıdır. Varlık sebebi olarak kendisine yukarıda işaret edilen ilkeleri benimsemiş olan Eğitim-İş üyelerinin, Cumhuriyete ve değerlerine, Atatürk ilke ve devrimlerine, anayasa ve kanunlara aykırı faaliyetlerde yer alması uygun olmayacaktır. Bu nedenlerle üyelerimizin yaz dönemi seminerlerinde Nurettin Topçu ile ilgili olarak verilen hiçbir sunum görevini yerine getirmemelerine, hiçbir çalışma ve etkinliğe katılmamalarına karar verilmiştir. Eğitim-İş olarak, öğretim birliğine son vererek, medrese-mektep ikilemini günümüze taşımak isteyen bu anlayışa karşı, Atatürk ilke ve devrimlerine, Cumhuriyetimizin kazanımlarına, ülke bütünlüğüne, laik, bilimsel, demokratik, eşitlikçi ve parasız eğitime sahip çıkmaya devam edeceğiz; bu kararlılıktan asla vazgeçmeyeceğiz.     MERKEZ YÖNETİM KURULU  Karar Örneği İçin Tıklayınız

GİRİŞİMLERİMİZ ÜZERİNE NÖBET ÜCRETİNDEN MÜDÜR YARDIMCILARI VE OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİ DE YARARLANACAK

Milli Eğitim Bakanlığı daha önce 14.01.2016 tarih ve 400/410/40 sayılı yazımızı dikkate alarak İlköğretim kurumu bünyesinde çalışan okul öncesi öğretmenleri ile İlköğretim Kurumlarındaki Nöbetçi Müdür yardımcılarının nöbet ücreti sorununu çözdü. 01.01.2016 tarihinden itibaren; Okul Öncesi ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle ;  İlköğretim Kurumları (İlkokul, Ortaokul, İmam Hatip Ortaokulu) bünyesinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerine,  İlköğretim Kurumları (İlkokul, Ortaokul, İmam Hatip Ortaokulu) da görev yapan müdür yardımcılarına da nöbet ücreti ödenecek. MERKEZ YÖNETİM KURULU 16.06.2016 tarihinde 29744 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yönetmelik için tıklayınız

MÜDÜRLÜK MÜLAKATINA İTİRAZ DİLEKÇESİ

Dilekçe Örneği İçin Tıklayınız

SEÇMELİ DERSLER DAYATMASINA İLİŞKİN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK

Balıkesir ili Altıeylül İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nce ilçedeki okul müdürlüklerine gönderilen yazıyla Kuran-ı Kerim, Hazreti Muhammed’in Hayatı, Temel Dini Bilgiler gibi seçmeli derslerin seçilmesi talimatı üzerine 18.02.2016 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazmış, sorumluluğu olan yöneticiler hakkında gereğinin yapılmasını istemiştik. Konuya ilişkin Bakanlıktan yanıt gelmemesi üzerine, Eğitim-İş olarak söz konusu yöneticiler hakkında Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk.

DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSLARINDAKİ YÖNETİCİ VE ÖĞRETMEN DIŞINDAKİ PERSONELE FAZLA MESAİ ÖDENMESİ HAKKINDA MEB`E BAŞVURDUK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

YÖNETİCİ GÖREVLENDİRMEDE DANIŞTAY’DAN YENİ KARAR

Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 24. Maddesine, 27.01.2016 tarihli yönetmelik ile 5. Fıkra olarak  “Dört yıllık görev süresini dolduran müdür başyardımcıları ve müdür yardımcılarının görev süreleri, eğitim kurumu müdürünün inhası, il millî eğitim müdürünün teklifi ve valinin onayı ile dört yıl süreyle uzatılabilir.” hükmü eklenmiş ve yine aynı yönetmeliğin 26. Maddesinin 3. fıkrası “(3) Kurucu müdür olarak görev yapmakta oldukları eğitim kurumuna, bu kuruma müdür normunun verildiği ilk dönemde müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlar ile müdürlükte dört yıllık görev süresini tamamlayanlardan hâlen müdür olarak görev yaptıkları eğitim kurumuna yeniden müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara, söz konusu eğitim kurumları ile sınırlı olmak üzere, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre belirlenen puanlara sekiz puan daha ilave edilir.” şeklinde değiştirilmişti.   Söz konusu düzenlemelerin iptali için kayırma ve kadrolaşma amacıyla düzenlendiği, eşitlik ilkesine aykırı olduğu, kariyer ve liyakatı gözetmediği, üst normlara aykırı olduğu gerekçeleriyle Danıştay nezdinde dava açtığımızı duyurmuştuk.   Açtığımız davada da Danıştay, anılan hükümlerin işaret ettiğimiz gerekçeler doğrultusunda hukuka aykırı olduğuna hükmetmiş ve anılan hükümlerin yürütmesinin durdurulması gerektiğine karar vermiştir.   Sonuç olarak müdür yardımcıları ve müdür başyardımcılarının görev sürelerinin tekrar uzatılmasında yazılı sınavdan muaf tutulmasına ilişkin düzenleme ile kurucu müdürler ve mevcut okul müdürlerine yeniden görevlendirmede ilave 8 puan verilmesine yönelik düzenlemenin yürütmesi durdurulmuştur.   Bakanlığın tam bir kaosa dönüştürdüğü yönetici görevlendirmelerinde kariyer ve liyakatı gözetecek düzenlemeleri yapmak zorunda olduğu konusundaki uyarılarımızı da yineliyoruz.              MERKEZ YÖNETİM KURULU 

SKANDAL “TORPİL LİSTESİ” HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK

Muğla Seydikemer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü olarak görev yapan zat, müdürlük mülakatları henüz yapılmadan önce sınava girecek müdür adaylarına verilecek sınav puanlarını, gereğini yapacak kişi yerine, WhatsApp isimli haberleşme ağından okul müdürlerine göndermesiyle skandal ortaya çıkmıştır. Mevcut iktidar anlayışının kadrolaşma ve kayırmacı idare yönteminin bariz bir örneği gün yüzüne çıkmış ve kamuoyuna yansımıştır. Kimlerin ne şekilde yöneticiliğe getirildiği ve hak eden liyakat sahibi kimselerin de nasıl idarecilikten uzaklaştırıldığı gözler önüne serilmiştir. Skandalda adı geçen ve soruşturma neticesinde ilgileri ortaya çıkacak tüm kamu görevlileri hakkında sendikamızca suç duyurusunda bulunulmuştur ve sürecin de sonuna kadar takipçisi olunacaktır.            MERKEZ YÖNETİM KURULU

ANTALYA MURATPAŞA İLÇE MEM’E ATAMA İŞLEMİNE İLİŞKİN MEB’E YAZI YAZDIK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

PANSİYONLU OKULLARDA GÖREV YAPAN BELLETMEN ÖĞRETMENLERE EK HİZMET PUANI VERİLMESİ İÇİN MEB’E BAŞVURDUK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

İDARİ YARGIDAN EMSAL OLABİLECEK KARAR

Proje Okuluna Seçilerek Atanmış Sendikamız Üyesi Öğretmenin Keyfi Bir Şekilde Görev Yerinin Değiştirilmesine Yargı “Dur” Dedi Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, Eti Sosyal Bilimler Lisesi’nde görev yapan sendikamız üyesi öğretmenin, 652 sayılı KHK’nin 37. Maddesinin 9’uncu fıkrası uyarınca İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine atanması işlemini, herhangi bir tercih hakkı tanınmadan, somut ve haklı bir gerekçe gösterilmeden, hizmet puanı esas alınmadan isteği dışında yapılmasını kamu yararı ve hizmetin gereklerine aykırı bularak iptal etmiştir. Bilindiği üzere proje okulu kapsamında olan Sosyal Bilimler Lisesi öğretmenlerinin atanmaları mevzuat gereği doğrudan Bakan tarafından yapılmaktadır. Mahkeme kararında, Bakana tanınan bu yetkinin kamu yararı ve hizmetin gereği göz ardı edilerek kullanılamayacağı makul ve haklı gerekçeler olmadan yapılan bu atamaların hukuka aykırı olacağı sonucuna varılmıştır. Kararda; öğretmenin herhangi bir adli/idari soruşturması olmadığı, görevinde başarısız ve verimsiz olduğuna dair herhangi bir belge bulunmadığı, öğretmenle ilgili başarısızlık, disiplin, branş yetersizliği gibi sübjektif hukuken itibar edilecek somut nedenler bulunmadığı gerekçeleriyle söz konusu atama işlemi, hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiştir. MERKEZ YÖNETİM KURULU  Karar için tıklayınız

BURDUR’DA ÇOCUKLARIN DİNSEL İSTİSMAR KONUSU YAPILMASINA İLİŞKİN VALİLİĞİ UYARDIK

Mayder adı verilen bir dernekten geldiğini söyleyen (Merkezi Adıyaman’da olan İHH’ye yakınlığı ile bilinen Molla Ahmet Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği) bir grup çarşaflı bayanın Burdur Göller Yöresi Anadolu Lisesi kız öğrencilerinin kaldığı pansiyona her hafta genellikle çarşamba günleri gelerek akşam saatlerinde öğrencilere dini vaazlar veren, halifeliği ve hilafeti öven, belirli bir dini inanış ve mezhep anlayışını empoze etmeye çalışan, diğer inanış ve mezhepleri aşağılayan toplantılar yaptıkları gerek yerel gerekse ulusal basın ve yayın kuruluşlarında haber konusu olmuştur. Konuya ilişkin Burdur Valiliği’ne yazı yazarak okul yöneticileri ile il milli eğitim müdürü ve varsa olayla ilgisi görülen diğer kamu görevlileri hakkında gerekli inceleme ve soruşturmanın yapılarak haklarında yasal işlem başlatılmasını istedik. Burdur Valiliği’ne yazdığımız yazı için tıklayınız

ESKİŞEHİR’DE ÇOCUKLARIN DİNSEL İSTİSMAR KONUSU YAPILMASINA İLİŞKİN VALİLİĞİ UYARDIK

Eskişehir Valiliği’nden, İstiklal Marşı öncesi dua okutan, öğretmenler kurulu toplantılarını da dualarla ve mevlit törenleriyle açan Eskişehir Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Numan Temiztaş ve olayla ilgili diğer kamu görevlileri hakkında gerekli inceleme ve soruşturmanın yapılarak haklarında yasal işlem başlatılmasını istedik.   Valiliğe Yazdığımız Yazı İçin Tıklayınız

İYİLİKTE YARIŞAN SINIFLAR PROJESİ HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

SINAV GÖREV ÜCRETLERİ HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan MTSK, Protokol, Açık Lise, TEOG gibi sınavlarda görev alan Kurye, Hizmetli, Şef, MEM Md. Yard. Yür. Kom.  Vb. personelin ücretlerinde ciddi anlamda düşüşler yapılmıştır. Konuya ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazarak, sınavda görev alan personelin ücretlerindeki haksız ve eşitsiz hak kayıplarına yol açan, kazanılmış hakları ortadan kaldıran uygulamaya son verilmesini ve sınav görev ücretlerinin eski haline getirilmesini istedik. MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

MEB’DEN DİJİTAL PANO KURULUMU İÇİN TALEPTE BULUNDUK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

SINAV ÜCRETLERİNİN ÖDENMESİNİ İSTEDİK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

DANIŞMAN ÖĞRETMENLİK UYGULAMASINA DAVA AÇTIK

2016 yılı Ocak Ayı itibarı ile hayata geçirilen danışman öğretmenlik uygulamasında yaşanan usulsüzlükleri daha önce Sendika olarak duyurmuş ve sürecin Bakanlıkça yeniden değerlendirilmesi konusunda başvuru yaptığımızı açıklamıştık. Ancak Bakanlık, yaptığımız başvuruya kulak tıkamış ve açıkça hukuksuzluğu görmezden gelmiştir. Belirli bir sendika üyelerinin açıkça kayırıldığı, hiçbir somut kritere dayanmaksızın gerçekleştirilen ülke genelindeki danışman öğretmen belirleme işlemlerinin iptal edilmesi ile birlikte “danışman öğretmenlik” uygulamasının, yeniden tüm yönleriyle esaslı olarak düzenleninceye kadar tamamıyla ortadan kaldırılması talebiyle Danıştay nezdinde dava açtık. Başvuru yapmasına karşın talebi reddedilen ve bireysel olarak ayrıca dava açmak isteyen öğretmenlerimize üyemiz olsun olmasın Sendikamız şubeleriyle irtibata geçmesi halinde de dava için dilekçe desteği sunulacaktır.       MERKEZ YÖNETİM KURULU 

İSTANBUL GENELİNDEKİ TÜM MÜDÜR YARDIMCISI VE MÜDÜR BAŞYARDIMCISI GÖREVLENDİRMELERİNİN İPTALİ İÇİN DAVA AÇTIK

Bilindiği üzere Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 18.02.2015 tarih ve 2014/1151Yd İtiraz nolu kararı ile; 10.06.2014 gün ve 29026 sayılı Resmi Gazete`de yayınlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmeliğin 23/1 hükmünün, hiçbir objektif kıstas öngörmemesi, mutlak bir takdir hakkı sağladığı, hukuka uygunluk denetimini engellediği, kariyer ve liyakat ilkelerini gözetmediği, ayrıca duyuru öngörmemesi nedeniyle fırsat eşitliğine yer vermediği gerekçeleriyle hukuka aykırı olduğunu ifade etmiş ve hükmün yürütmesini durdurmuştu. Anılan mahkeme kararı ile birlikte söze konu yönetmelik hükmüne dayalı olarak gerçekleştirilen müdür yardımcısı ve müdür başyardımcısı görevlendirmelerinin tamamı hukuki dayanaktan yoksun hale gelmiştir. Bu doğrultuda Sendikamızca, İstanbul’da mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi ve yapılan görevlendirmelerin iptal edilmesi talep edilmiştir. Mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi konusunda yaptığımız bu başvurunun reddi sonrasında yürütmesi durdurulan hükme dayalı olarak gerçekleştirilen İstanbul İli Genelindeki tüm müdür yardımcılığı ve müdür başyardımcılığı görevlendirmelerinin iptali konusunda dava açtık.            MERKEZ YÖNETİM KURULU 

ADAY ÖĞRETMENLERİN BELİRLİ BİR SENDİKAYA ÜYE YAPILMASINA YÖNELİK BASKILAR HAKKINDA MEB’E VE VALİLİKLERE YAZI YAZDIK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız Valiliklere yazdığımız yazı için tıklayınız

GÖREVDE YÜKSELME SINAVI YERLEŞTİRMELERİNE İLİŞKİN MEB`E YAZI YAZDIK

MEB Merkez ve Taşra Teşkilatında Görevde Yükselme (Şef-Memur) yerleştirmelerinde boş kalan kadrolara yeniden yerleştirme talebinde bulunduk. MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

2. NÖBET GÖREVİNİN VERİLEMEYECEĞİNE DAİR DİLEKÇE ÖRNEĞİ VE MYK KARARI

Merkez Yönetim Kurulumuzun 16.10.2015 tarihli kararı ektedir.    Dilekçe örneği için tıklayınız Merkez Yönetim Kurulu Kararı için tıklayınız

MEB MÜDÜR YARDIMCILIĞI DENEME SINAVI

20 Mart 2016 tarihinde gerçekleştirilecek MEB Müdür Yardımcılığı sınavı için hazırlamış olduğumuz deneme sınavını cevap anahtarıyla birlikte yayınlıyoruz. Deneme sınavı için tıklayınız Cevap anahtarı için tıklayınız

MERKEZ VE TAŞRA TEŞKİLATI ÖĞRETMEN HARİCİ PERSONELİN YER DEĞİŞTİRME SURETİYLE ATANMASI HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

GÜZEL SANATLAR LİSESİ NORM KADROLARI HAKKINDA MEB`E YAZI YAZDIK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

DANIŞTAY KARARI SONRASI HUKUKA AYKIRI HALE GELEN MÜDÜR YARDIMCILIĞI VE MÜDÜR BAŞYARDIMCILIĞI GÖREVLENDİRMELERİNİN İPTALİ GEREKMEKTEDİR

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 18.02.2015 tarih ve 2014/1151Yd İtiraz nolu kararı ile 10.06.2014 gün ve 29026 sayılı Resmi Gazete`de yayınlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmeliğin 23/1 hükmü; hiçbir objektif kıstas öngörmemesi, mutlak bir takdir hakkı sağladığı, hukuka uygunluk denetimini engellediği, kariyer ve liyakat ilkelerini gözetmediği, ayrıca duyuru öngörmemesi nedeniyle fırsat eşitliğine yer vermediği gerekçeleriyle hukuka aykırı olduğunu ifade etmiş ve hükmün yürütmesini durdurmuştu. Yargı kararı ile iptal edilen hukuka aykırı düzenleyici işlemlere dayanılarak tesis edilen bireysel işlemlerin de bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağı hususu idare hukukunun bilinen ilkelerinden olup mahkeme içtihatlarıyla da sabit olan bir husustur. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Müşavirliği 11.01.2016 tarihli görüş yazısında da aynı husus ifade edilmiştir. Mevcut durumda yürütmesi durdurulan yönetmelik hükmü uyarınca gerçekleştirilen müdür yardımcısı ve müdür başyardımcısı görevlendirmelerinin tamamının hukuka aykırı olduğu mahkeme kararı ile sabit hale gelmiş ayrıca bu husus Bakanlık Hukuk Müşavirliğince de teyit edilmiştir. Sendika olarak daha önceki tüm girişimlerimize kulak tıkayan idarenin artık bu kararları uygulamak konusunda kaçacak yeri kalmamıştır. Hukuka aykırılığı tartışmasız hale gelen müdür yardımcılığı ve müdür başyardımcılıklarının iptali konusunda yeni bir sürece girilmiştir. Sendika olarak başlatacağımız süreçle birlikte yargıya taşıyacağımız görevlendirmelerle ayrıca mahkeme kararlarını uygulamayan kamu görevlileri hakkında da “görevi kötüye kullanma” suçu kapsamında gerek idari gerekse adli süreçleri başlatacağız.      MERKEZ YÖNETİM KURULU MEB’e yazdığımız yazı MEB Hukuk Müşavirliği Görüş Yazısı  

BT REHBER ÖĞRETMENLERİNE İLİŞKİN MEB’E YAZI YAZDIK

Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Dersi öğretmenleri, Fatih Projesi kapsamında Rehber Öğretmen olarak görevlendirilmektedir. Ancak Bakanlığın ilgili birimleri arasındaki koordinesizlikler ve uygulamadan doğan farklılıklar, Destekleme ve Yetiştirme Kursları açamamaları BT öğretmenlerinin mağduriyetine neden olmakta, ek ders ücreti kayıpları yaşanmaktadır. Konuya ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazarak sözkonusu mağduriyetlerin giderilmesini istedik. MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

SEÇMELİ DERSLER HAKKINDA BAKANLIĞA YAZI YAZDIK

Seçmeli Derslerin seçimi hakkında Bakanlığa yazı yazdık.  

KARMA EĞİTİME AYKIRI UYGULAMA HAKKINDA BAKANLIĞA YAZI YAZDIK

Karma Egitime Aykırı Uygulama Hakkında Milli Eğitim Bakanlığına yazı yazdık.

NÖBET TUTMAMA EYLEMİNİ DANIŞTAY DA SENDİKAL FAALİYET KAPSAMINDA GÖRDÜ

Tekirdağ Valiliği İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunca “Nöbet görevini yerine getirmediği” gerekçesiyle sendikamız üyesi Öğretmen Neslin Çakır ile ilgili verilen 1/30 oranında ki maaş kesimi cezası üzerine Tekirdağ İdare Mahkemesi’nde açılan iptal davasında, mahkemece nöbet tutmama eylemi sendikal faaliyet kapsamında görülerek disiplin suçu işlenmediği sonucuna varılarak cezanın iptaline karar verilmişti. Mahkeme kararı, Tekirdağ Valiliği’nce temyiz edilmiş; temyiz talebi, Danıştay 12. Dairesi’nce reddedilerek ilk derece mahkemesi kararı üyemiz lehine onanmıştır. Nöbet tutmama eyleminde hukuksal zeminde haklı olduğumuzu gösteren Danıştay 12.Dairesi’nin “Onama kararının” bir örneğini, bu konuda açılmış ve hala devam etmekte olan davalara da emsal teşkil edebileceği düşüncesiyle sitemizde yayınlıyoruz. Karar  için tıklayınız

YÖNETİCİ GÖREVLENDİRME YÖNETMELİĞİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİĞE DAVA AÇTIK

27.01.2016 tarih ve 29606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile dört yıllık görev süresini tamamlayan okul müdür başyardımcısı ve müdür yardımcılarının görev sürelerinin uzatılmasında sınava girme koşulu kaldırılmış, yalnızca okul müdürünün inhasına dayalı olarak görev süresinin uzatılabilmesi öngörülmüştür. Ayrıca yine aynı yönetmelik kapsamında 4 yıllık görev süresi sona eren okul müdürlerinin görev süresinin uzatılmasında aynı okulun tercih edilmesi halinde mevcut okul müdürlerine ek sekiz puan verileceği belirtilmiştir. Müdür başyardımcısı ve müdür yardımcılarının dört yıllık görev sürelerinin sona ermesi durumunda yeniden görev sürelerinin uzatılabilmesinin yalnızca okul müdürünün inhasına bağlanıyor olması okul müdürünün dikta yönetiminin kurulması anlamına gelmektedir. Müdür baş yardımcıları ve müdür yardımcılarının görev süresinin uzatılması bakımından hiçbir objektif değerlendirme ve somut kriter öngörülmemektedir. Uzatma işleminin hangi esaslar dairesinde yapılacağı da belirsizdir. Uzatılma iradesi tamamıyla okul müdürünün inisiyatifine bırakılmıştır. Bu haliyle müdür başyardımcılarının ve müdür yardımcılarının koşulsuz itaat etmesi, yöneticilikte yeterliliğe ilişkin tek ölçüt olarak yönetmeliğe yansımış durumdadır. Diğer yandan Bakanlık yine yargı kararlarını yok sayarak, Danıştay İdari Dava Dairelerinin aynı hüküm hakkında vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararını da görmezden gelmiştir. Aynı şekilde okul müdürlerinin 4 yıllık görev süresini tamamlamaları halinde, aynı kurumda görev yapmak üzere görev süresinin uzatılması isteminde bulunması halinde söz konusu olacak ek puan uygulaması yönetmeliğin bizzat kendi ruhu ve sistematiği ile çelişmektedir. Anılan yönetmeliğin genel mantığı, yöneticilerin yöneticilik görev sürelerinin sınırlandırılması ve yöneticilik görevinde yarışmaya dayalı bir rekabeti öngördüğü ve bu haliyle de üretken ve yenilenmeye açık bir yönetim oluşturma gayreti hedeflendiği ifade edilmektedir. Oysaki mevcut okul müdürüne tanınan bu ek puan uygulamasıyla bu rekabet ve yarışma ortamı ortadan kalkmış olacaktır. Yönetmelikte öngörülen puanların mevcut okul müdürüne verilmesi halinde mevcut puanlama sistemine göre o okul için tercihte bulunan başka bir okul müdürü adayının görevlendirilmesine fiilen imkan olmayacaktır. Bu haliyle anılan hüküm Anayasada ifadesini bulmuş “EŞİTLİK” ilkesi temelinde imkan ve fırsat eşitliği kavramlarını hiçe sayar niteliktedir. Bu sebeplerle 27.01.2016 tarih ve 29606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 2. ve 3. maddelerinin iptali amacıyla Danıştay nezdinde dava açılmıştır.                MERKEZ YÖNETİM KURULU 

NORM KADRO UYGULAMALARI NEDENİYLE RESEN ATAMA HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

ÖĞRETMEN YER DEĞİŞTİRMELERİNE İLİŞKİN TERCİHLER HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

NORM KADRO ATAMALARINDA VERİLECEK DİLEKÇE

Tercihiniz veya isteğiniz dışında re’sen atanmışsanız, dilekçede belirtilen nedenler genel olarak sayılmış olup bunlardan bir veya birkaçı size uyuyorsa ve hukuka aykırı bulduğunuz size özel durumlar da varsa bu gerekçelere dayanarak size yazılı bildirimin yapıldığı tarihten itibaren atama ve yer değiştirme işleminin geri alınmasını/kaldırılmasını işlemi yapan makamdan isteyebilirsiniz. Eğer işlemin iptali için dava açmayı düşünüyorsanız makul bir sürede talebiniz karşılanmazsa; atama ve yer değiştirme işleminin size tebliğ edildiği tarihi de hesaba katarak bu tarihten itibaren 60 gün içerisinde ( Bu süre kesinlikle geçirilmemeli) işlemi yapan valilik aleyhine doğrudan görev yaptığınız yerin yargı çevresindeki idare mahkemesinde dava açabilirsiniz. Bölge hukuk büromuz avukatlarından hukuki yardım ve destek alabilirsiniz. (25.01.2016) Dilekçe İçin Tıklayınız  

MEB HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ HATASINDAN DÖNDÜ. SIRA, YARGI KARARLARININ UYGULANMASINDA

Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Müşavirliği 11.01.2016 tarihli görüş yazısıyla görevden alınan okul müdürlerinin durumuna ilişkin yeni bir dönemin başlamasına yol açacak bir adım atmıştır. MEB Hukuk Müşavirliği konuya ilişkin daha önceki görüşünde, görev süresi uzatılmayan okul müdürlerinin dava açıp kazanmaları üzerine bu kararların göreve dönme anlamı taşımayacağını ifade etmiş, bu doğrultuda da yargı kararlarının uygulanmaması sonucunu doğuran uygulamalara tanık olmuştuk. Sendika olarak da Bakanlığa yazdığımız tüm yazılarımızda işlemlerin usulsüz olduğu, yargı kararlarının uygulanmadığı ve bunun suç oluşturduğu yönündeki uyarılarımızı yinelemiştik. Gelinen noktada MEB Hukuk Müşavirliği’nin, değerlendirme sonucu görev süresi uzatılmayan okul müdürlerinin dava açıp yürütmenin durdurulması ve iptal kararlarını elde etmesi durumunda müdürlük görevlerine dönebilecekleri yönünde yeni görüşü ortaya çıkmıştır. Hukuk müşavirliğinin hatasından dönmesini olumlu karşılamakla birlikte, aradan geçen bunca zamanda göz göre göre tüm uyarılara rağmen hukukun yok sayılıp binlerce kişinin mağdur edilmesine neden olunduğu gerçeği de unutulmamalıdır. Bu aşamada da Hukuk Müşavirliğinin görüşü doğrultusunda Bakanlığın, mağduriyetleri gidererek mahkeme kararları doğrultusunda göreve iadeleri gerçekleştirmesi sırası gelmiştir. Sonuç olarak, müdürlük görev süresinin uzatılmaması ile sonuçlanan değerlendirmelerin iptali talebiyle dava açan ve bu davalardan yürütmenin durdurulması ya da iptal kararını elde eden okul müdürlerinin dilekçe ile başvuruda bulunması gerekmektedir.         MERKEZ YÖNETİM KURULU Örnek dilekçe Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Müşavirliği 11.01.2016 tarihli görüş yazısı

DANIŞMAN ÖĞRETMENLERİN BELİRLENMESİ HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

2016 Ocak Ayı Öğretmenlerin Aile Birliği, Sağlık, Can Güvenliği Mazeretleri Ve Engellilik Durumu İle Diğer Nedenlere Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu

Duyuru İçin Tıklayınız Valiliklere Gönderilen Üst Yazı İçin Tıklayınız

MEB’DE NORM KADRO UYGULAMALARI ile BUNA BAĞLI ATAMA ve YER DEĞİŞTİRMELER HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

Milli Eğitim Bakanlığı’na yazdığımız yazı için tıklayınız 

AÇIK ÖĞRETİM SINAV GÖREVLENDİRMELERİNDEKİ AYRIMCILIĞA SON VERİLMESİNİ İSTEDİK

Açık Öğretim Fakültesi sınav görevlendirmelerindeki ayrımcılığa son verilmesi için ÖSYM Başkanlığı ve Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü’ne yazı yazdık. ÖSYM Başkanlığı’na yazdığımız yazı için tıklayınız Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü’ne yazdığımız yazı için tıklayınız  İmza Kampanyası formu için tıklayınız El broşürü için tıklayınız Basın açıklaması metni için tıklayınız

ATATÜRK ve LAİKLİĞE KARŞI EYLEMLERİ KORUYAN YÖNETMELİĞE DAVA AÇTIK

19.11.2015 tarih ve 29537 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde değişikliğe gidilmiştir. YÖK, sözü geçen yönetmelikte, Vakıf Yükseköğretim kurumlarının faaliyet izninin kaldırılmasına ve kurumun kapatılmasına neden olacak esasları yeniden belirlemiştir. Siyasi iktidarın sistematik bir politika olarak benimsediği, Atatürk’ü ve laikliği peyderpey mevzuattan silme gayretiyle eş güdümlü hareket eden YÖK, bu görevini yerine getirme konusunda yeni bir adım daha atmıştır. Yönetmeliğin değişiklikten önceki halinde, vakıf yükseköğretim kurumlarının kapatılması sebepleri arasında yer alan Atatürk ilkeleri ve inkılapları ile özellikle laiklikle bağdaşmayan bir tutumun tespit edilmesi ve/veya ırk, dil, din ayrımcılığı yapılmasının tespiti, kapatılma sebepleri arasından çıkarılmıştır. Yani Atatürk ilke ve inkılapları ile laikliğe karşı eylemler içinde bulunan odakların yükseköğretimdeki varlığı koruma altına alınmıştır. Ayrıca yönetmeliğin önceki halinde yer alan ırk, dil, din ayrımcılığı yapılmasının tespiti de aynı şekilde kapatılma sebepleri arasından çıkarılmıştır. Anayasaya, Devrim Kanunlarına, Yükseköğretimin temel amaç ve ilkelerine aykırı olarak düzenlenen bu yönetmeliğin, ilgili hükümlerinin iptali için sendikamızca Danıştay nezdinde dava açılmıştır. Atatürk ilke ve inkılapları ile laiklik ve Cumhuriyet kazanımlarına karşı her alanda mevcut iktidarın yürüttüğü sistematik baskılara karşı mücadelemizden vazgeçmeyeceğimizin bilinmesini istiyoruz. Bugünkü iktidarın hayalini kurduğu tekke, zaviye, medrese tarzı eğitim öğretime karşı savunduğumuz bilimsel, çağdaş, laik, her türlü ayrımcılıktan uzak, Atatürk ilke ve inkılaplarına sonuna kadar bağlı eğitim modelini yaşatmak adına bir adım dahi geri atmamayı da ulusumuza karşı vazifemiz olarak kabul ediyoruz.                       

MEB GÖREVDE YÜKSELME SINAVLARI

  MEB Merkez ve Taşra teşkilatı şef ve memurluk sınav başarı puanın alacak kadroya göre düzenlenmesini talep ettik. MEB'e yazdığımız yazi için tıklayınız

GEÇİCİ GÖREVLENDİRMELERDE ÖĞRETMEN /REHBER ÖĞRETMENLERİN İDAREYE VERECEKLERİ İTİRAZ DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

Ders öğretmenleri dilekçe örneği için tıklayınız Rehber öğretmenler dilekçe örneği için tıklayınız

OKUL MÜDÜRLERİNİN MÜLAKATA ÇAĞRILMALARI HAKKINDA

OKUL MÜDÜRLERİNİN MÜLAKATA ÇAĞRILMALARI HAKKINDA Okul Müdürlerini mülakata çağrılmaları hakkındaki yazı için tıklayınız  Mülakata girmeyecekler dilekçe için tıklayınız  Mülakata girecekler dilekçe için tıklayanız

12 EKİM 2015 İŞ BIRAKMA SAVUNMA EVRAKLARI

Not: "12.10.2015 tarihinde neden işe gelmediniz, mazeretinizi bildiriniz” şeklinde bir yazı verirse,  ekteki incelemeye cevap dilekçesi verilecektir. Okul müdürleri, incelemeden sonra ya da doğrudan savunma isterse ekteki savunma örneği verilecektir. İncelemeye cevap ve savunmaya ekler eklenecektir.      İncelemeye cevap dilekçesi,      Savunma yazısı,      Merkez Yönetim Kurulu Kararı      MEB Hukuk Müşavirliği Görüşü

DERS VE EK DERS SAATLERİNE İLİŞKİN KARARIN 26. MADDE UYGULAMASI HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUNUN İTİRAZ YOLUYLA VERDİĞİ YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI GEREĞİ GÖREVE İADE EDİLMEYEN OKUL YÖNETİCİLERİNİN İLGİLİLER HAKKINDA VERECEĞİ SUÇ DUYURUSU DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

Yönetici atama uygulamaları hakkında İdare Mahkemelerinin yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen ilgili kurum müdürlerinin görev yaptıkları kuruma iade edilmeden şeklen değerlendirmeye tabii tutuldukları, yürütmeyi durdurma kararlarının gerekçeleri yok sayılarak daha önceki değerlendirmelerde ısrar edildiği Genel Merkezimize bildirilmektedir. Konuya ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazarak ilgili kişilerin kurum müdürlüklerine iade edilerek, İdare Mahkemelerinin kararlarının gerekçelerine uygun değerlendirme yapılmasının sağlanması için uyarıda bulunduk. MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız Yürütmenin durdurulması kararını uygulamayan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmak isteyenler için dilekçe örneği

YATILI VE PANSİYONLU OKULLARDA BELLETİCİ ÖĞRETMEN GÖREVLENDİRİLMESİ HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız 

DÖNÜŞTÜRÜLEN OKULA YAPILAN ATAMALAR HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız 

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUNUN İTİRAZ YOLUYLA VERDİĞİ YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI GEREĞİ GÖREVE İADE EDİLMEYEN OKUL YÖNETİCİLERİNİN İLGİLİLER HAKKINDA VERECEĞİ SUÇ DUYURUSU DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

Önemli Açıklama: Bu dilekçeyi Danıştay İdari Davalar Daireleri Kurulu’nun yürütmeyi durdurma kararında belirtilen şartları taşıyan ve daha önce bu nedenle idareye göreve iade konusunda yazılı başvuruda bulunan okul müdür ve müdür yardımcıları vermelidir.   Dilekçe İçin Tıklayınız 

PROJE OKULLARINDA GEREKÇE GÖSTERİLMEDEN ÖĞRETMENLERİN GÖREVDEN ALINMALARINA İLİŞKİN İDARİ İŞLEMLERİN GERİ ALINMASI TALEBİYLE MEB’E BAŞVURDUK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

MEB’DEN İL İÇİ ÖZÜR GRUBU TAYİNİNE İLİŞKİN İSTEKTE BULUNDUK

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

DANIŞTAY’ IN HAFTALIK DERS ÇİZELGELERİNİN İPTALİ KARARI HAKKINDA MEB ’E YAZI YAZDIK

MEB’ e yazdığımız yazı için tıklayınız

İL İÇİ YER DEĞİŞTİRMELERE İLİŞKİN MEB’E YAZI YAZDIK

Rotasyon baskısı altında il içi yer değiştirme isteğinde bulunan ve il içi yer değiştirmeleri yapılan öğretmenlerin, bu isteklerinden vazgeçmeleri ve yapılmış tayinlerinin iptali konusunda yeni bir hak tanınması için Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazdık. İlgili yazı için tıklayınız 

MEB’İN HUKUKA AYKIRI ROTASYONLA İLGİLİ YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİĞİ İLE UYGULAMA KILAVUZU KURALLARINI YARGIYA TAŞIDIK

Milli Eğitim Bakanlığı, çıkardığı ve sendikamızca iptali istenen "Öğretmenlerin Atama ve Yer değiştirme Yönetmeliği"ndeki “Rotasyon”la ilgili sonradan yaptığı yönetmelik değişiklikleri ile buna ilişkin uygulama kılavuzu mahiyetindeki duyuru kuralları ile "kazanılmış hakları yok sayarak", norm kadro güncellemeleri yapmadan, dayatma niteliğinde tercih yapmaya zorlayarak alelacele rotasyon uygulamasına kalkışmakla sonu görünmeyen bir tünele girmiş; yapacağı uygulamalarla bu karanlık tünelde el yordamıyla ilerlemeye çalışsa da sağlam hukuki temellere oturtulmayan ve iyice düşünülüp tartışılmadan, uygulamanın muhataplarının görüş ve önerileri dikkate alınmadan sonradan düzenlenen bu hükümlerin de hukuka aykırılık sorununu ortadan kaldırmaktan uzak olduğu, baştan kadük; hatta ölü doğduğu, 900 bin öğretmeni kapsayacak bir düzenlemenin sınırlı olarak ilk uygulamasının yapılmaya çalışıldığı 2014-2015 yılı yaz döneminde bile konunun içinden çıkılmaz hale dönüştürüldüğü; hukuka uyarlık taşımayan gerek yönetmelik hükümleri gerekse uygulama kurallarıyla eğitim çevrelerinde huzursuzluklara, tartışmalara ve belirsizliklere yol açtığı; hatta Milli Eğitim Bakanlığı il ve ilçe yöneticilerince bile konunun yeterince ve doğru anlaşılmadığı düşünülürse 2015 -2016 öğretim yılının sorunlarla başlayacağı; yine binlerce öğretmenin hak kayıplarının giderilmesi için yargıya koşacağını söylemek hiç de şaşırtıcı olmayacaktır. Açıkça hukuka aykırı ve uygulanmasıyla telafisi imkansız zararlar doğuracak olan rotasyon uygulamasına yönelik değişiklikler ile yönetmelikte yer almayan yeni kurallar getiren uygulama kılavuzunun iptali için yargıya başvurduk.

ROTASYONA TABİ OLUP TERCİH YAPMAK İSTEYENLER ŞERHLİ DİLEKÇE VERMELİDİR

Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’nün, Öğretmenlerin 2015 Yılı Aynı Eğitim Kurumunda Azamî Çalışma Süresine Bağlı Yer Değiştirmelerine İlişkin Duyurusunda; 30.09.2015 tarihi itibarıyla bulundukları eğitim kurumlarında 15 yılını dolduran öğretmenlerin, 20-24 Temmuz tarihleri arasında tercihlerinin alınacağı ve 29 Temmuz tarihinde de atamaların yapılacağı ilan edilmiştir. Her yönüyle öğretmenleri mağdur edecek olan rotasyon uygulamasına karşı olduğumuzu her fırsatta dile getirmiştik. Yayınlanan kılavuzdan da Bakanlığın öğretmenlerin yaşayacağı mağduriyete kulak tıkadığı anlaşılmaktadır. Bu aşamada Bakanlığı, yaratacağı mağduriyetler nedeniyle karşı karşıya kalacağı davalar konusunda tekrar uyarıyoruz ve yayınlanan kılavuz hükümlerini de yargıya taşıyacağımızı belirtmek istiyoruz. Sendikamızca rotasyon uygulamasının tümüyle iptali için açtığımız dava sonuçlanıncaya kadar bu noktada rotasyona tabi olan öğretmenlerin tercih yapmaması halinde resen atamaya tabi olacağı bilinmelidir. Bu şartlar altında tercih yapmak isteyen üyelerimizin kurumlarına, yayınladığımız şerh dilekçelerini vermelerini öneriyoruz.  İlgili dilekçe için

ANAYASA MAHKEMESİ’NİN GEREKÇELİ KARARI BEKLENMELİDİR

Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürülen dershanelerin kapatılması ve yöneticilerinin görevden alınmasına ilişkin düzenleme hakkındaki davada, Anayasa Mahkemesi’nin ilgili düzenlemelerin iptali yönünde karar verdiği haberi kamuoyunda ciddi yankı uyandırmıştır. Bu haber ile birlikte Mahkeme kararının sonuçlarına yönelik olarak pek çok spekülatif haber ve yorumların yapıldığına da tanık olmaktayız. Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim sistemini kaosa sürüklediği bu ortamda henüz mahkemenin resmi açıklaması ve gerekçeli kararı ortada yokken durumu daha da içinden çıkılmaz hale getirecek açıklamaların yapılmasını ve insanları temelsiz beklentilere sürükleyecek yorumların dile getirilmesini üzüntüyle karşılıyoruz.  En başından itibaren hassasiyetle takip ettiğimiz sürece ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi kararının ortaya çıkmadan yapılacak tüm değerlendirmelerin hukuki temelden uzak olduğunu belirtmek isteriz. Gerekçeli kararın açıklanmasından sonra ortaya çıkacak hukuki durumun Sendikamızca süratle değerlendirileceğini ve atılması gereken adımlar konusunda tüm bileşenleri en sağlıklı şekilde yönlendireceğimizin bilinmesini isteriz. Asılsız ve dayanaksız yorumlara itibar edilmemesini ve yaşanacak gelişmelerin Sendikamız açıklamalarından dikkatle takip edilmesini temenni ederiz.  

MEB’İN ROTASYON KONUSUNDAKİ TELEFON MESAJLARI HÜKÜMSÜZDÜR

Sendikamız Eğitim-İş’in karşı olduğu ve mahkemeye taşıdığı rotasyon hakkında Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlere; "Sayın .... aynı eğitim kurumundaki çalışma süreniz 15 yıl üzeri olduğundan dolayı gerekli iş ve işlemler için okul idaresine başvurmanız gerekmektedir. " şeklinde telefon mesajları göndermektedir. İçeriği ve amacı belirsiz bu çağrılardan okul idarelerinin de haberinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Henüz uygulama kılavuzu dahi ortada yokken, öğretmenlerin okul idaresinde yapacağı hiçbir işlem bulunmazken, tatilde olan öğretmenlerin ne amaçla okula yönlendirildiklerini anlamak mümkün değildir. Resmi yazışma usullerinde yeri olmayan bu çağrıların bu aşamada dikkate alınmaması gerektiğini belirtmek isteriz.        

İMAM-HATİPLERDE “HAFIZLIK” ARASINA OLANAK SAĞLAYAN DÜZENLEMEYE DAVA AÇTIK

25.06.2015 tarih ve 29397 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile imam-hatip okullarında “hafızlık eğitimi” uygulaması, yeniden düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre imam-hatip okulu öğrencilerine bir eğitim öğretim yılı hafızlık eğitimine katılmaları için izin verilmekte ve öğrencilerin okula döndüklerinde bu yıla ilişkin derslerden sadece içeriği belirsiz bir sınava tabi tutularak bir üst sınıfa devam etmelerine olanak sağlanmaktadır.   Bakanlığın daha önce hayata geçirdiği bu uygulamaya karşı yine Sendikamızca dava açılmıştı. Ancak Bakanlığın yeniden düzenleme adı altında aynı uygulamayı devam ettiren ve açtığımız davanın konusuz kalmasını amaçlayan bu düzenlemeye karşı dava açmak gerekmiştir. Örgün eğitim ilkesini bertaraf etmeyen çalışan, Milli Eğitim Sistemini Bakanlığın denetiminden çıkartarak Diyanet kurumları ile paylaşmaya açan, bunlarla birlikte bilimsellikten uzak bir yapılanma öngörerek, öğrenciler arasında eşitlik ilkesine aykırı olarak ayrıcalıklı zümreler yaratmaya çalışan uygulamanın iptali için Danıştay nezdinde dava açtık.

MEB’DEN NORM GÜNCELLEMELERİNİN YAPILARAK İSTEĞE BAĞLI YER DEĞİŞTİRME İMKANININ SAĞLANMASINI İSTEDİK

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, bir an önce norm güncellemelerinin tamamlanarak, iller arası isteğe bağlı yer değiştirme kapsamında yeniden tercih imkanının sağlanmasını istedik. MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

SENDİKAL MÜCADELE ADINA ÖNEMLİ BİR HUKUKİ KAZANIM DAHA

Soma’da yaşanan katliama demokratik tepkimizi göstermek amacıyla Sendikamızca alınan karar doğrultusunda, 15.05.2014 tarihinde gerçekleştirdiğimiz “1 günlük iş bırakma” eylemine katılan Yozgat Bozok Üniversitesi’nde çalışan üyemize, disiplin cezası olarak “uyarma cezası” tesis edilmişti. Cezanın iptali için açtığımız davada Yozgat İdare Mahkemesi, verilen cezanın, örgütlenme özgürlüğünün ihlali anlamına geleceği ve sendikal faaliyet kapsamında gerçekleşen eylemlere disiplin cezası verilemeyeceği gerekçesiyle söz konusu cezanın iptali yönünde karar vermiştir. Örgütlenme hürriyeti ve sendikal haklar bakımından son derece önemli bir hukuksal kazanım olarak gördüğümüz mahkeme kararının, benzeri uygulamalarla baskıcı ve hukuk tanımaz işlemleri sürdürmekte ısrarcı olan idari amirler tarafından özenle dikkate alınmasını umuyoruz. Bu kapsamda örgütlenme özgürlüğü ve dayanışma bilincini yok sayan bu tür girişimlere karşı yorulmaksızın mücadelemizi sürdüreceğimizin, kamu çalışanlarının hak ve menfaatleri adına giriştiğimiz onur savaşını sonuna kadar götürmekte kararlı olduğumuzun bilinmesini temenni ediyoruz. İlgili karar için

ALAN DEĞİŞİKLİĞİ HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, “alan değişikliği” ile ilgili takvimin biran önce açıklanmasını ve öğretmenlerin alan değişikliği ile ilgili taleplerinin karşılanmasını istedik. MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız 

İLLER ARASI YER DEĞİŞTİRMELER İPTAL EDİLDİ

Milli Eğitim Bakanlığı, iller arası isteğe bağlı yer değiştirme isteğinde bulunan öğretmenlerin istemeleri halinde atamalarının iptal edileceğini duyurmuştur. Bu çerçevede il dışı atamalarının iptalini isteyen öğretmenlerimizin “atamalarının iptalini” isteyen dilekçelerini acilen kurumlarına vermeleri gerekmektedir. MEB'in duyurusu için tıklayınız Dilekçe için tıklayınız

OKUL ÖNCESİ EĞİTİME ÖĞRENCİ KAYDI HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

Seminer çalışmaları sırasında okul öncesi öğretmenlerine “çağ nüfusu alan taraması” ile ilgili emir verilerek öğretmenlerin ev ev dolaşıp tespit yapmalarının istendiği şikayetleri sendikamıza ulaşmıştır.  Konuya ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazarak bu tür yasa ve yönetmelik dışı, keyfi, riskli uygulamaların önüne geçilerek öğretmenlerin mağdur edilmemesini istedik. MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

ÖĞRETMENLERİN YER DEĞİŞTİRMELERİNİN İSTEĞE BAĞLI DURDURULMASI İÇİN MEB’E YAZI YAZDIK

İl içi ve il dışı isteğe bağlı görev yeri değiştirilen, aile birliğinin bozulması veya değişik nedenlerle sorun yaşayan öğretmenlerin bir defaya mahsus olarak görev yerlerinde kalması için Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazdık. MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

DANIŞTAY KARARINDAN ETKİLENEN YÖNETİCİLER İÇİN BAŞVURU DİLEKÇELERİ

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun vermiş olduğu yürütmenin durdurulması kararından etkilenecek olan okul müdürü ve müdür yardımcısı/başyardımcıları için örnek dilekçelere yer verilmiştir.   Görevi sona erdirilen okul müdürleri için örnek dilekçe Görevi sona erdirilen müdür yardımcısı/başyardımcıları için örnek dilekçe Bu yıl sonu itibarıyla görevi sona erecek müdürler için örnek dilekçe Bu yıl sonu itibarı ile görevi sona erecek müdüryardımcıları için örnek dilekçe

YÖK’ÜN YANDAŞI KAYIRAN ÖYP YÖNETMELİĞİNİ YARGIYA TAŞIDIK

YÖK Genel Kurulu 14.05.2015 tarihinde almış olduğu kararda, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar olarak yer alan düzenlemede bir takım değişikler yapma kararı almıştır. Dava konusu düzenlemeden önce bu alımlarda, adayların üniversite lisans not ortalaması, ALES Sınavı ve yabancı dil sınavı puanı esas alınmaktaydı. Ancak YÖK, bu kriterlerin yanına dava konusu düzenleme ile bir de “alan sınavı” ilave etmiştir. Bu sınavın da yazılı ve/veya sözlü olarak yapılabileceği kararlaştırılmıştır. İfade edilen sözlü sınava dayalı alan sınavının ise toplam oran içerisindeki ağırlığı %40 olarak belirlenmiştir. Görüleceği üzere bu durumda sözlü olarak gerçekleştirecek olan bu sınav belirleyici unsur olacaktır. Yazılı olarak gerçekleştirilecek alan sınavı kriterinin getirilmesinde kategorik olarak sorunlu bir husus olmamasına karşın bu sınavın sözlü olarak da yapılabilecek olması, kamuoyunda ciddi endişeyle karşılanan kadrolaşma tehdidini akıllara getirmektedir. Bu doğrultuda sözlü sınav uygulamasının fiiliyatta varacağı nokta da daha önceki benzer uygulamalardan tecrübe edildiği üzere aynıdır. Diğer yandan sözlü sınav uygulamasının yargı denetimine elverişsizliği, kariyer ve liyakat ilkelerine olan uyumsuzluğu da bilinen bir gerçektir. Danıştay’ın artık yer etmiş içtihatlarında ise bu durumun hukuka aykırılığı ortadadır. Akademik yeterlilik gözetmeyen ve bilimsel olmaktan uzak sözlü sınav uygulaması üniversitelerde kadrolaşmaya yönelik bir adım olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğitim-İş, söz konusu uygulamanın iptali için Danıştay nezdinde dava açmıştır. 

MEB’DEN ROTASYONDA “YÖNETİCİLİK GÜVENCESİ” HAKKININ TANINMASINI İSTEDİK

4688 sayılı Kanun ve ilgili uluslar arası sözleşmelerce tanınmış olan “yöneticilik güvencesi” haklarının, Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği kapsamında gerçekleştirilecek olan rotasyon uygulamalarında esas alınacak şekilde tanınması ve bu doğrultuda gerekli düzenleyici/bireysel işlemlerin yapılması için Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazdık. MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

HAFTASONU EGZERSİZ ÜCRETLERİ HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

Tüm haftasonu kurslarında görev alan yönetici ve öğretmenlere kurs ücretlerinde gereken iyileştirmelerin yapılması için MEB’e yazı yazdık MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

SAĞLIK MESLEK LİSESİ ÖĞRETMENLERİNİN ALAN DEĞİŞİKLİĞİNE İLİŞKİN MEB’E YAZI YAZDIK

Sağlık Meslek Lisesi öğretmenleri için alan değişikliğinin açılması ve Sağlık Meslek Lisesi alan öğretmenlerinin “sağlık” alanındaki bölümlerden “Sağlık Hizmetleri” alanındaki bölümlere tercihleri doğrultusunda geçişlerinin yapılması için MEB’e yazı yazdık MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

ROTASYON HAKKINDA EN ÇOK SORULAN SORULAR

 Bir ilköğretim okulu dönüşüm kapsamında ilkokula dönüştürülmüşse, burada kalan sınıf öğretmenleri rotasyona tabi olacak mıdır?  Evet. Bu okulda 12 yılını doldurmuş olan sınıf öğretmeni rotasyon uygulamasına tabidir. Ancak ara sınıf okutan sınıf öğretmenleri bakımından bir ayrım yapılmış, bu öğretmenlerin 12 yılını doldurmalarına rağmen, aynı sınıflarına devam etmeleri şartıyla, 4.sınıfı okuttukları ders yılının tamamlanmasından sonra rotasyon uygulamasına tabi olacakları belirtilmiştir.   İlköğretim okulunun dönüştürülmesi nedeniyle buradaki branş öğretmenlerinin başka bir ortaokula aktarılması halinde bu öğretmenler rotasyona tabi olacak mıdır?  Bu durumdaki öğretmenlerin rotasyona tabi tutulmaması gerekir. Mevcut durumda en tartışmalı ve kafa karıştıran hususlardan biri bu durumdur. Burada kimi çevrelerce, başka okula aktarılan bu öğretmenlerin 12 yıllık hizmet süresi hesabında yeni aktarıldıkları okula başladıkları tarihin değil, önceki dönüştürülen ilköğretim okuluna başladıkları tarihten itibaren sürenin hesaplanması gerektiği yorumları yapılmaktadır. Bu konuda idarenin nasıl bir uygulama yapacağı merak konusudur ancak belirtmek gerekir ki bu halde, yeni okula aktarılan tarihten itibaren 12 yıllık sürenin hesaplanması gerektiği kanaatindeyiz.   Rotasyona tabi olunması durumunda farklı ilçelere gönderilme ihtimali var mıdır?  Bu ihtimal vardır. Rotasyon uygulamasında ilçe grupları temel kriter olacaktır. Coğrafi durum ve ulaşım imkanları değerlendirilerek valiliklerce ilçe grupları oluşturulacaktır. Uygulamada en çok mağduriyetin yaşanabileceği husus bu durumdur. Burada valiliklerin, ilçe gruplarını oluştururken takınacağı tavır bir sürgün zulmüne dönüşme endişesini yaratmaktadır.  Tercihlerine atanamayanlar ve tercih yapmayanlar bu ilçe gruplarına resen atanacaklardır.    Okulun yalnızca adı değişmiş ise buradaki öğretmenler rotasyona tabi olacak mıdır?  Bu durumda burada göreve devam edenler bakımından 12 yılını doldurmuş olmaları halinde rotasyon uygulaması gerçekleşecektir.   Sendika Yöneticileri, sendika il/ilçe temsilcileri, işyeri temsilcileri rotasyona tabi olacak mıdır?  Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nda yer alan “yöneticilik güvencesi” kapsamında, haklı gerekçe olmadıkça bu kimselerin görev yerlerinin değiştirilemeyeceği hükmü yer almaktadır. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde söz konusu bu güvence yerini bulmamış ve buna dair bir düzenleme getirilmemiştir. Ancak kanunla tanınmış bu hakkın korunması bakımından sendika olarak yargı mercileri önünde gerekli girişimlerin tarafımızca yapılması değerlendirilmektedir.  Rotasyona tabi öğretmenler ne kadar tercih yapabilecekler? Bu maddeye göre yapılacak atamalarda, öğretmenlerin en fazla 40 eğitim kurumu tercih etme hakkı vardır. Rotasyon süresini doldurup da tercihlerine atanamayan öğretmenler ile tercih yapmayan öğretmenlerin durumu ne olacaktır? Tercihlerine atanamayanlar ile tercih yapmayanların atamaları ise aynı eğitim kurumundaki görev süresi en fazla olandan başlamak üzere alanlarında öğretmen ihtiyacı bulunan ilçe gruplarındaki eğitim kurumlarına valiliklerce resen yapılacaktır. 8 yıllık görev süresinin hesabında; hangi süreler hesaba dahil edilecek, hangileri dahil edilmeyecektir? Aynı eğitim kurumunda ikinci görev kapsamında yönetici olarak (müdür, müdür yardımcısı.v.b.) geçen görev süreleri hesaba dahil edilmeyecektir.Yani  bulunduğu okulda 4 yıl görev yapan yönetici , aynı okula öğretmen olarak atandığında 8 yıllık süresi öğretmenliğe başladığı tarih itibariyle hesaplanacaktır. Yıllık izin, hastalık izni, vekâlet, geçici görev ve benzeri nedenlerle fiilen yapılmayan öğretmenlik görevlerinde geçirilen süreler 8 yılın hesabında dikkate alınacaktır. Kadrolarının bulunduğu ilçe gruplarındaki eğitim kurumlarında norm kadro açığı olmaması halinde rotasyon uygulaması yapılacak mıdır? Kadrolarının olduğu ilçe gruplarında bulunan eğitim kurumlarında alanlarında norm kadro açığı bulunmayan öğretmenlerin yer değiştirme işlemleri, aynı kapsamdaki bir sonraki atama dönemine kadar ertelenecektir. Rotasyon kimlere uygulanmayacaktır? Terör eylemleri etkisi ve sebebiyle şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan ya da malul olup da çalışabilir durumda olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların öğretmen olan eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşlerine, Engelli öğretmenler; engellilik durumuna bağlı yer değişikliği yapanlardan bu durumları devam eden öğretmenlere, Özel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlere,       Uygulanmayacaktır. Ayrıca; “MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ ”nin;  Tüm mevzuat-uygulama ve sonuçlarıyla birlikte yürütülmesinin durdurulmasına istemli  iptaline karar verilmesi talebi ile Danıştaya dava açılmıştır.

ADAYLIĞI KALDIRILAN ÖĞRETMENLERE İLİŞKİN MEB’E YAZI YAZDIK

Adaylığı kaldırılan öğretmenlerin, MEB Öğretmen Yetiştirme Geliştirme Genel Müdürlüğü’nün 12.05.2015 tarih ve 2015/13 no’lu genelge ile yeniden adaylık işlemine tabi tutulması için Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazdık MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

HİZMET ALANI VE HİZMET PUANI UYGULAMASI HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 37. Ve devamı maddelerinde düzenlenen “Hizmet Bölgeleri”ne bağlı “Hizmet Alanları”nda yer alan okullarda yapılan farklı uygulamalara ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazdık MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVI’NA İLİŞKİN YÖK’E ÖNERİLERİMİZİ İLETTİK

Yüksek Öğretim Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı’na ilişkin görüşlerimizi ve önerilerimizi YÖK’e ilettik. YÖK’e yazdığımız yazı için tıklayınız

EĞİTİM İŞ’TEN İKİ HUKUK ZAFERİ DAHA

Karaman İl Temsilcilik üyelerimiz Barış Lezgi Koyuncu ve Öner Gürel hakkında, sendikamızın aldığı karar gereği, iş güvencemiz ve Gezi Parkı direnişine destek için Türkiye genelinde gerçekleştirdiğimiz eyleme katıldıkları ve “hükümet istifa” sloganı attıkları gerekçesiyle Karaman Valiliği tarafından soruşturma açılmıştı. Soruşturma sonucunda da Barış öğretmenimiz Karaman Merkez Anadolu Öğretmen Lisesi’nden, Morcalı köyü İlkokulu’na, Öner öğretmenimiz ise Anadolu Öğretmen Lisesi’nden Sudurağı kasabası Karamanbey Ortaokulu’na sürgün edilmiş, kınama cezası almışlardı. Açtığımız dava sonucunda Konya 2. İdare Mahkemesi, üyelerimiz Koyuncu ve Güler’in, hükümeti protesto mitinginde “hükümet istifa” şeklinde slogan atmasının sendikal faaliyet kapsamında Anayasa ve yasalarla tanınan ifade ve eleştirme özgürlüğü hakkının kullanımı bağlamında değerlendirilmesi gerektiğine ve dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığına karar vermişti. Üyelerimize verilen cezaların idare mahkemesince iptalinden sonra, geçtiğimiz ay Barış Lezgi Koyuncu’nun Morcalı Köyüne sürgünü, Öner Gürel’in Sudurağı’na sürgünü hukuka aykırı bulunarak iptal edildi. Milli Eğitim Müdürlüğü, kendisine tanınan bir aylık sürenin dolmasına yakın mahkeme kararına uyarak, Barış Lezgi Koyuncu’nun atamasını sürgün edildiği okul olan İrfan Ataseven Anadolu lisesine yaptı.  Bir yıllık aradan sonra adalet yerini buldu. Eğitim-İş, siyasal iktidarın baskıcı ve hukuk dışı uygulamalarına karşı direnecek, demokratik ve meşru zeminde mücadelesini devam ettirecektir.  

1 MAYIS’TA KESİLEN EK DERS ÜCRETLERİ İÇİN MEB’E YAZI YAZDIK

1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü nedeniyle öğretmenlerin ek ders ücretlerinden kesinti yapılması uygulamasından vazgeçilerek bu genel tatil gününün de resmi tatil ve idari izinli sayılan haller kapsamında değerlendirilmesi ve bu konuda yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazdık. MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

OKUL MÜDÜRLERİNİN 75 PUANIN ALTINDA DEĞERLENDİRİLMESİNİN İPTAL KARARLARI

Eğitim-İş olarak, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Eğitim Kurumları Yönetici Değerlendirme Formunda 75 puanın altında değerlendirilen okul müdürleri adına açtığımız 4 davada Adana 1. İdare Mahkemesi iptal kararları verdi. Örnek iptal kararı için tıklayınız

YETİŞTİRME KURSLARI İÇİN MEB’E YAZI YAZDIK

Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları’nda, Görsel Sanatlar, Müzik ve Beden Eğitimi derslerinde yetiştirme kursu açılmasına ilişkin taleplerin İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından geri çevrilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, söz konusu derslere ilişkin öğrencilerden ve velilerden kurs açılması talebi halinde yetiştirme kursu açılmasına izin verilmesini istedik. MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

EK GÖSTERGE İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATTIK

Eğitim ve Öğretim Hizmetleri tüm dünyada sürekli gelişen, değişen dinamik bir süreci kapsamaktadır. Eğitim Öğretim sürecinin doğru yönetilmesi ve sürdürülmesi ülkemizdeki sosyal ve ekonomik yaşamın düzenlenmesine de büyük katkı sağlayacaktır. Ülkemizdeki yaşam koşullarının iyileşmesi, kalkınmanın ve gelişmenin sağlanabilmesi için eğitim ve eğitim çalışanlarının sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerekmektedir. Ülkemizde eğitim alanında çalışanların OECD ülkeleri çalışanlarına göre çok düşük ücretler aldığı bilinmektedir. Öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının ekonomik durumlarındaki yetersizliğin kısmen de olsa ortadan kalkması için devlet memurlarının hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık aldıkları dereceler itibariyle belirlenmiş olan ek gösterge rakamlarının yeniden düzenlenmesine gereksinim vardır. Bu durum özellikle etkisini emekli aylığı ve emekli ikramiyesinde kendini göstermektedir. Eğitim-İş olarak, 3600 ek göstergenin alınması ve ek gösterge cetvelinin “Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı” bölümünün yeniden düzenlenmesi için TBMM Başkanlığı’na gönderilmek üzere imza kampanyası başlattık. İmza Kampanyası Formu İçin Tıklayınız

NÖBET EYLEMİNE İLİŞKİN HUKUKİ BİR KAZANIM DAHA

Eğitim-İş olarak  nöbet görevini yerine getirmediği gerekçesiyle hakkında disiplin soruşturması açılarak aylıktan kesme cezası verilen üyemiz adına açtığımız davada, Tekirdağ İdare Mahkemesi, sendikal faaliyette bulunmanın demokratik ve yasal bir hak olduğunu vurgulayarak, bu hakkın engellenmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti ve idarenin işlemini iptal etti.    Tekirdağ İdare Mahkemesi’nin kararı için tıklayınız

YENİ BİR HUKUK KAZANIMI DAHA

Gazi Üniversitesi yöneticilerinin haksız kazanç elde etmelerine dayanak teşkil eden düzenleme aleyhine 2010 yılında açtığımız davada esas hakkında karar verildi. Eğitim-İş'in iptal talebi kabul edildi. 2010 yılında Gazi Üniversitesi Rektörü dahil, bir kısım üst düzey üniversite yöneticisinin, Gazi Hastanesi döner sermaye gelirlerinden 2547 Sayılı Kanuna aykırı olarak “mesai dışı ek katkı payı adı altında” haksız kazanç elde etmelerinin hukuki dayanağı olan yönergenin haksız kazanca esas hükümlerinin iptali amacıyla  dava açmıştık. Davayı inceleyen idare mahkemesi davayı Eğitim-İş’in düzenleme aleyhine dava açma ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Danıştay talebimize uygun olarak kararı bozmuştu. Danıştay kararı sonrası Ankara 14. idare Mahkemesi, 2014/489 E, 2014/1539 sayılı karar üzerinden verdiği hükümle DAVA KONUSU YÖNERGE HÜKÜMLERİNİN TAMAMINI İPTAL ETMİŞTİR. Danıştay kararı için tıklayınız

MİLLİ EĞİTİM UZMANLIĞI SINAV KILAVUZUNA DAVA AÇTIK

2015 yılı Milli Eğitim Uzmanlığı Sınavı’na ve dayanak olan kılavuza Danıştay nezdinde dava açtık.

MESLEKİ EĞİTİMDEKİ EK DERS KAYIPLARI İÇİN MEB’E BAŞVURDUK

MEB'e yazdığımız yazı için tıklayınız

YÜKSEKÖĞRETİM ÇALIŞANLARININ TALEPLERİ İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATTIK

Üniversitelerde çalışan idari ve teknik personelin taleplerini gündeme getirmek için imza kampanyası başlattık. TBMM Başkanlığı’na sunulmak üzere başlattığımız imza kampanyasında taleplerimizi şöyle sıraladık: - Üniversitelerde çalışan akademik personele yapılan ekonomik artışın yükseköğrenimde (üniversite, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü) görev yapan diğer hizmet sınıflarına (Genel İdare, Teknik ve Yardımcı Hizmetler) “Yükseköğretim Genel, Teknik ve Yardımcı Hizmet grubu tazminatı” olarak %115 oranında artış yapılması - 2914 sayılı kanuna ek yapılarak, akademik, idari, teknik, yardımcı hizmet sınıflarına her yıl bir maaş tutarında eğitim öğretim ödeneği verilmesi, - 2914 sayılı kanun kapsamında, 16 Ocak 2005 tarihinden sonra göreve başlayan kamu personeline Anayasanın eşitlik ilkesine uygun olarak 1 derece verilmesi, İmza Kampanyası Yazısı İçin Tıklayınız  

YÖK’ÜN SANAT VE SANAT EĞİTİMİNİ YOK EDECEK UYGULAMASINA KARŞI DAVA AÇTIK

Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı(YÖK) tarafından 21.01.2015 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren, Lisansüstü Eğitim-Öğretim Programı Açılması ve Yürütülmesine Dair İlkeler’in “A-Program Açılabilmesi İçin Asgari Yeterlilikler” başlıklı bölümünün; 1.2.3. ve 4. maddeleri ile “F-Diğer Hususlar” başlıklı bölümünün 1. madesinde yer alan “iki yıl içinde (2016-2017 Bahar Dönemine kadar)” ibaresinin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve sonrasında iptali talebiyle Danıştay nezdinde YÖK’e karşı dava açtık. Yüksek Öğretim Kurulu tarafından yayınlanan ve üniversitelerde lisansüstü eğitim programlarının açılabilme koşullarını düzenleyen dava konusu hükümler, ülkemizde mevcut tüm alanları kapsamak üzere öngörülmüş, diğer bir deyişle tüm branş ve programlar için uygulanması söz konusu hükümlerdir. Esasen sorun da düzenlemenin bu şekilde yekpare olarak tüm bölüm ve alanlar için uygulanacak olmasından kaynaklanmaktadır. YÖK, düzenleme yaparken kendine özgü şartları olan bölüm ve alanları gözetmemiş, tamamı için tek bir düzenleme yapmıştır. Bu koşullarda, bazı bölümlerin bir alanında onlarca öğretim üyesi bulunması sebebiyle dava konusu şartların bu bölümlerde uygulanmasında ciddi bir zorluk bulunmamaktadır. Ancak güzel sanatlar alanlarında genel itibarıyla ülke genelindeki üniversitelerde çok az sayıda öğretim üyesinin bulunması nedeniyle dava konusu düzenlemede öngörülen sayıda öğretim üyesinin temini mümkün değildir. Bu sebeple de özellikle müzik ve sahne sanatları alanlarında(konservatuvar eğitimi) dava konusu düzenleme ile öngörülen şartların gerçekleşmesi fiilen imkansızdır. Bu halde bu alanlarda lisansüstü eğitim programlarının açılabilmesi söz konusu olamayacaktır. Söz konusu durumun vahameti ise açıktır. Bu programların açılamaması nedeni ile güzel sanatlar alanında zaten halihazırda çok az sayıda öğretim üyesi yetişmekteyken bunun gerçekleşmesi de olanaksız hale gelecek, sonuçta da sadece lisansüstü eğitim değil, üniversitelerde güzel sanatlar ile müzik ve sahne sanatları alanında lisans eğitimi dahi verilemeyecek bir sonuç ortaya çıkacaktır. Programların açılabilmesi için asgari yeterlilikler olarak ifade edilen bu düzenlemelerde yer alan şartların iki yıl içerisinde yerine getirilmesi istenmiştir. Ancak fiili durumda iki yıl içerisinde bunların sağlanması olanaksızdır. Hal böyleyken dava konusu düzenleme, opera, bale, tiyatro, modern dans, heykel, müzik vb. alanların üniversitelerde mevcut sanat dallarında eğitim programlarının yok olması anlamına gelecek, dahası ülkede sanat hayatının var olma şartlarını ortadan kaldıracak sonuçlar doğuracaktır. Bu sebeple YÖK’ün yayınladığı Lisansüstü Program Açılmasına İlişkin İlkelerin ilgili hükümlerinin iptali istemiyle 23.01.2015 tarihinde Danıştay nezdinde dava açılmıştır.

YARGIDAN MTSK MAĞDURLARININ LEHİNE KARAR ÇIKTI

Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Uygulama Sınavında Komisyon Başkanı olarak görevlendirilen öğretmenlerimize, Süresiz Görev verilmeme cezasına ilişkin YÜRÜTMENİN DURDURULMASI  kararı çıkmıştır.  

NÖBET EYLEMİMİZİ ENGELLEMEYE ÇALIŞAN OKUL MÜDÜR YARDIMCISI İÇİN ŞİKAYETİMİZ ÜZERİNE SORUŞTURMA İZNİ VERİLDİ

Aralık ayında sendikal eylemi baskı ile engellemeye çalışan Bursa’daki bir Okul müdür yardımcısı için Eğitim İş Bursa Şubemizin savcılığa yapmış olduğu başvurudan sonra, yapılan ön inceleme sonucunda savcılığın soruşturma izni Osmangazi Kaymakamlığı tarafından reddedilmişti. Şubemizin itirazı sonucunda Bölge İdare Mahkemesi "Soruşturma İzni Verilmesine" karar vermiştir. Karar ektedir.

DANIŞTAY’DAN AKP İKTİDARINA TOKAT GİBİ KARAR

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Yaygın Eğitim Kurumları’nda Atatürk Köşesi bulundurma zorunluluğunun içeriğini boşaltarak işlevsiz kılan düzenlemesi ile ilgili olarak Eğitim-İş’in açtığı davada nihai karar çıktı. Danıştay açtığımız davanın haklı olduğunu kabul ederek düzenlemeyi iptal etti.    Milli Eğitim Bakanlığı, 8 Mart 2008 tarihli Resmî Gazete’de yeni “Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği” ile özel okullarda “Atatürk Köşesi” bulundurma zorunluluğunu ortadan kaldırmış, düzenleme aleyhine açtığımız davayı kazanmıştık. Karar sonrasında Bakanlık bu defa 21.05.2010 tarihli ve 27587 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Yaygın Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin “Türk Bayrağı ve Atatürk Köşesi” başlıklı 14. maddesi kapsamında yaygın eğitim kurumlarında bulunan Atatürk Köşelerinin gerekliğine ilişkin düzenlemeyi işlevsiz kıldı, içini boşalttı. Bunun üzerine bu düzenlemenin de yürütmesinin durdurulması ve iptali amacıyla dava açtık. Davada, Danıştay 8. Dairesi ilk aşamada düzenlemenin yürütmesinin durdurulması talebimizi kabul etti. Bakanlık kararın kaldırılması için İdari Dava Daireleri Kurulu’na başvurmuşsa da bu talebi olumsuz sonuçlandı. Danıştay 8. Dairesi kısa süre önce davayı esastan gündemine alarak nihai kararını verdi. Danıştay, Anayasa’nın başlangıç kısmında ve 1739 sayılı kanunda belirlenen amaçlar doğrultusunda, milli eğitim sisteminin temel amacının;  Türk Devletini ve Milletini ebediyete kadar yaşatacak, çağdaş uygarlığın ve medeniyetin ortağı ve öncüsü yapacak, Türk Milletinin bütün fertlerinin, Atatürk inkılap ve ilkelerine bağlı olarak yetiştirilmesi olduğunu ifade etmiş ve devamla Anayasa ve 1739 sayılı kanunda bu amacın gerçekleştirilmesi için yaygın eğitim faaliyetinin Atatürk ile ve inkılapları doğrultusunda evrensel hukuka, demokrasi ve insan haklarına uygun bir bütünlük içinde yerine getirilmesi ekseninde yaygın eğitim kurumlarında yer alacak Atatürk Köşesi’nin bu amaç ve bütünlük taşıyacak nitelik ve içerikte olması gerektiği kabulüyle Eğitim İş’in talebini haklı bulmuş ve düzenlemeyi talebe uygun olarak esastan  iptal etmiştir. Eğitim-İş olarak AKP iktidarının tüm hukuksuzluklarına karşı tavizsiz duruşumuzu ve mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ifade etmek istiyoruz.           MERKEZ YÖNETİM KURULU Danıştay 8. Dairesinin Kararı

NÖBET EYLEMİ İLE İLGİLİ İMZALATILMAK İSTENEN TÜM BELGELERE ŞERH KOYUNUZ

Eğitim İş olarak üç yıldır devam ettiğimiz nöbet eylemimizde Merkez Yönetim Kurulumuzun aldığı karar gereğince 5 Ocak-12 Haziran tarihleri arasında nöbet eylemi yapacağımızı okul idarelerine verdiğimiz dilekçelerle belirtik. Sendikamıza üyelerimizden ulaşan bilgilere göre bazı okul müdürleri üyelerimizi odalarına çağırarak nöbet eyleminden vazgeçmelerini veya dilekçelerini geri almalarını istemekte, aksi taktirde Milli Eğitim Bakanlığı’nın göndermiş olduğu görüş yazısına dayanarak asli görevlerini yapmadıkları için soruşturma açmakla tehdit etmektedirler. Nöbet Eylemini engellemeye çalışan yöneticiler eyleme katılımı kırmak için eyleme katılan öğretmenlere bazı belgeler imzalatmaktadırlar. İşte bu belgelerin altına aşağıdaki şerh metnini yazarak imza atabilirsiniz. Ayrıca 2. dönem başı Öğretmenler Kurulunda nöbetle ilgili kararlar almaktadırlar. Kararı da şerhli imzalayabilirsiniz. İmza attığınız yerde yazacak yer yoksa imzanızı atıp şerhlidir diye belirtiniz ve şerhi alta ya da arkasına aynen yazınız. “Üyesi bulunduğum Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu’nun 26/12/2014 tarih ve 143 sayılı kararı gereği, nöbet hizmetlerinin ücretlendirilmesine dikkat çekmek amacıyla, nöbet tutmama eylemini yaparak, sendikal faaliyette bulundum. Bu eylemim sendikal faaliyet olduğu gibi, 87 no’lu ILO sözleşmesinin 2 ve 3. maddeleri, Anayasanın 53/2, 90/5. maddeleri ve Avrupa İnsan Hakları mahkemesinin ve Danıştay'ın yerleşmiş kararlarına göre yasaya uygundur. 87 no’lu ILO sözleşmesinin 3/2.maddesi uyarınca kamu otoritesi bu hakkı sınırlayacak veya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak şekilde müdahale de bulunamaz. Bu sebeple hakkımda yasaya aykırı olarak işlem yapılmasını kabul etmiyorum. Yasaya aykırı olarak işlem yapanlar aleyhinde şikâyetçiyim ve yasal haklarımı saklı tutuyorum.”

SEÇMELİ DERSLERİN SINAVLA DEĞERLENDİRİLMESİ UYGULAMASINA SON VERİLMELİDİR

Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde seçmeli derslerin “ders etkinliklerine katılım puanı” ile değerlendirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Buna rağmen Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün Funda Kocabıyık imzası ile yayınlanan genelgesinde “… 4’üncü sınıf ile ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında Rehberlik ve Sosyal Etkinlikler dışındaki tüm derslerden (seçmeli dersler dahil) öğrencilerin sınava tabi tutulması ve puanla değerlendirme yapılması gerekmektedir” ifadelerine yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’na konuya ilişkin yazı yazarak, seçmeli derslerin sınavla değerlendirilmesini isteyen Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün ilgili yazısının yürürlükten kaldırılarak yönetmelik hükümlerine uygun hareket edilmesi ve seçmeli derslerin sınavla değerlendirilmesi uygulamasına son verilmesini istedik. MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız       
Milli Eğitim Bakanına güveniyorum
Hiç (2058)
Az (73)
Orta (27)
Çok (140)