KATLİAMI LANETLİYORUZ! SİVAS’I UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ!
2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan ve tarihe “insanlık suçu” olarak geçen katliamın üzerinden  22 yıl geçti. Madımak Oteli’nde 35 aydın, sanatçı, yazar ve gencimiz yak...
İSMAİL HAKKI TONGUÇ’U MEZARI BAŞINDA ANDIK
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Anadolu’da okuma yazma düzeyini arttırmak için kurulan Köy Enstitüleri’nin mimarı İsmail Hakkı Tonguç’u, ölümünün 55. yıl dönümü...
EŞ DURUMU ÖZRÜNE BAĞLI ATAMALAR HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde yer alan eş durumu özrüne bağlı aleyhte hükümlerin uygulanmamasını hatta yönetmeliğin söz konusu hükümlerinin değiştir...
BAĞIMSIZ ORTAOKULLARIN İÇİNDE İHO’LARIN AÇILMASINI ve EĞİTİME EMEĞİ GEÇMİŞ SAYGIN KİŞİLERİN ADLARININ OKULLARDAN KALDIRILMASINI YARGIYA TAŞIDIK
Türk Milli Eğitiminin temel ilkelerinden olan “Genellik ve eşitlik, ferdin ve toplumun ihtiyaçları, fırsat ve imkan eşitliği, süreklilik, Atatürk Devrim ve İlkeleri ve Atatürk milliyetçiliği, lai...
ÇANAKKALE VALİSİNİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ
Eğitimin niteliğini yükseltmek ve çocukların özgür, akılcı ve sorgulayan bireyler olarak yetiştirilmesi için hiçbir bir adım atmayan siyasi iktidar, “dindar ve kindar nesil” yetiştirme hedefine uy...
ZORUNLU ROTASYON UYGULAMASI DURDURULMALIDIR
Bilindiği üzere, MEB Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, 17 Nisan 2015 Cuma günü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğe göre, öğretmenler çalışma s&uu...
DANIŞTAY KARARI SONRASINDA YAPILMASI GEREKEN İŞLEMLER İÇİN TALEPTE BULUNDUK
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun müdür ve müdür yardımcılarının durumunu ilgilendiren yürütmeyi durdurma kararına ilişkin olarak MEB’in henüz kesinlik kazanmış bir planı olmadığı anlaşılmak...
15-16 HAZİRAN DİRENİŞİ IŞIĞINDA HAKLARIMIZI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Bugün 15-16 Haziran büyük işçi direnişinin 45. Yıldönümü. Bundan 45 yıl önce işçi sınıfı, örgütlenme özgürlüğünü ortadan kaldırmaya yönelik düzenlemel...
MEB’İN HUKUKU KATLEDEN MÜDÜR VE MÜDÜR YARDIMCISI ATAMALARINA DANIŞTAY DUR DEDİ
MEB’in pervasızca, tüm evrensel hukuk ilkelerini yok sayarak giriştiği Bakanlık tarihinin en büyük kadrolaşma hareketine nihayet Danıştay’dan cevap geldi. Danıştay, Sendikamızca da dava konusu edilen; 10.06...
2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DEĞERLENDİRME RAPORU
Eğitim-İş’in 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılına ilişkin hazırladığı değerlendirme raporu, ektedir.  ...
TEMEL LİSE ADI ALTINDA ÖZEL OKULLAR DERSHANE OLUYOR
İktidarı döneminde eğitim alanında piyasa merkezli bir “işletmecilik” anlayışı yerleştirmeye çalışan AKP hükümeti, kamusal eğitim alanını daha da daraltırken, özel okullara yönelik doğrudan teşvik uyg...
HAZİRAN RUHU DİKTATÖRLÜĞE GEÇİT VERMEDİ
Gezi Direnişi ile toplumsal meşruiyetini yitiren AKP iktidarı, 7 Haziran seçimlerinde ağır bir yenilgi yaşamıştır. Karanlığa karşı aydınlık, sömürüye karşı eşitlik, faşizme karşı özgürlük m&u...
TERÖR İNSANLIK SUÇUDUR
Diyarbakır’da dün gerçekleştirilen terör saldırısı demokrasiye vurulmuş ağır bir darbedir. İnsanlarımızın hayatına mal olan provokatif saldırıları şiddetle kınıyoruz. Ülkemiz için son derece kritik ...
SEÇMELİ DİN DERSLERİ DAYATMASI HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK
Okullarda okutulacak seçmeli derslerin seçimine ilişkin okul yöneticilerince dayatma şeklinde uygulamalar yapıldığı; Kuran-ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı, Temel Dini Bilgiler başta olmak üzere bazı seçmeli ...
Yayınlarımız
Şubelerden Haberler
Eğitim-İş’ten görevi kötüye kullanma ve sendikal faaliyetleri engellemeye karşı suç duyurusu
ANTALYA ŞUBEMİZDEN ANMA ETKİNLİĞİ
“SINIR” ADLI OYUN ÇAYCUMA’DA SAHNELENDİ
BARTIN TEMSİLİĞİ 19 MAYIS YÜRÜYÜŞÜ
DENİZLİ ŞUBEMİZDEN KİTAP OKUMA YARIŞMASI
ÖĞRETMEN UZANAN ELLER KIRILSIN
Afyonkarahisar örgütlenme ziyareti
DENİZLERİ ANDIK
Sendikal Akademi Örgütlenme Eğitimi Bursa da
SENDİKAL EĞİTİM SEMİNERİ

ALAN DEĞİŞİKLİĞİ HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, “alan değişikliği” ile ilgili takvimin biran önce açıklanmasını ve öğretmenlerin alan değişikliği ile ilgili taleplerinin karşılanmasını istedik.

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız 

İLLER ARASI YER DEĞİŞTİRMELER İPTAL EDİLDİ

Milli Eğitim Bakanlığı, iller arası isteğe bağlı yer değiştirme isteğinde bulunan öğretmenlerin istemeleri halinde atamalarının iptal edileceğini duyurmuştur.

Bu çerçevede il dışı atamalarının iptalini isteyen öğretmenlerimizin “atamalarının iptalini” isteyen dilekçelerini acilen kurumlarına vermeleri gerekmektedir.

MEB'in duyurusu için tıklayınız

Dilekçe için tıklayınız

OKUL ÖNCESİ EĞİTİME ÖĞRENCİ KAYDI HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

Seminer çalışmaları sırasında okul öncesi öğretmenlerine “çağ nüfusu alan taraması” ile ilgili emir verilerek öğretmenlerin ev ev dolaşıp tespit yapmalarının istendiği şikayetleri sendikamıza ulaşmıştır.  Konuya ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazarak bu tür yasa ve yönetmelik dışı, keyfi, riskli uygulamaların önüne geçilerek öğretmenlerin mağdur edilmemesini istedik.

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

ÖĞRETMENLERİN YER DEĞİŞTİRMELERİNİN İSTEĞE BAĞLI DURDURULMASI İÇİN MEB’E YAZI YAZDIK

İl içi ve il dışı isteğe bağlı görev yeri değiştirilen, aile birliğinin bozulması veya değişik nedenlerle sorun yaşayan öğretmenlerin bir defaya mahsus olarak görev yerlerinde kalması için Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazdık.

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

DANIŞTAY KARARINDAN ETKİLENEN YÖNETİCİLER İÇİN BAŞVURU DİLEKÇELERİ

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun vermiş olduğu yürütmenin durdurulması kararından etkilenecek olan okul müdürü ve müdür yardımcısı/başyardımcıları için örnek dilekçelere yer verilmiştir.

 

Görevi sona erdirilen okul müdürleri için örnek dilekçe

Görevi sona erdirilen müdür yardımcısı/başyardımcıları için örnek dilekçe

Bu yıl sonu itibarıyla görevi sona erecek müdürler için örnek dilekçe

Bu yıl sonu itibarı ile görevi sona erecek müdüryardımcıları için örnek dilekçe

YÖK’ÜN YANDAŞI KAYIRAN ÖYP YÖNETMELİĞİNİ YARGIYA TAŞIDIK

YÖK Genel Kurulu 14.05.2015 tarihinde almış olduğu kararda, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar olarak yer alan düzenlemede bir takım değişikler yapma kararı almıştır.

Dava konusu düzenlemeden önce bu alımlarda, adayların üniversite lisans not ortalaması, ALES Sınavı ve yabancı dil sınavı puanı esas alınmaktaydı.

Ancak YÖK, bu kriterlerin yanına dava konusu düzenleme ile bir de “alan sınavı” ilave etmiştir. Bu sınavın da yazılı ve/veya sözlü olarak yapılabileceği kararlaştırılmıştır. İfade edilen sözlü sınava dayalı alan sınavının ise toplam oran içerisindeki ağırlığı %40 olarak belirlenmiştir. Görüleceği üzere bu durumda sözlü olarak gerçekleştirecek olan bu sınav belirleyici unsur olacaktır.

Yazılı olarak gerçekleştirilecek alan sınavı kriterinin getirilmesinde kategorik olarak sorunlu bir husus olmamasına karşın bu sınavın sözlü olarak da yapılabilecek olması, kamuoyunda ciddi endişeyle karşılanan kadrolaşma tehdidini akıllara getirmektedir. Bu doğrultuda sözlü sınav uygulamasının fiiliyatta varacağı nokta da daha önceki benzer uygulamalardan tecrübe edildiği üzere aynıdır. Diğer yandan sözlü sınav uygulamasının yargı denetimine elverişsizliği, kariyer ve liyakat ilkelerine olan uyumsuzluğu da bilinen bir gerçektir. Danıştay’ın artık yer etmiş içtihatlarında ise bu durumun hukuka aykırılığı ortadadır.

Akademik yeterlilik gözetmeyen ve bilimsel olmaktan uzak sözlü sınav uygulaması üniversitelerde kadrolaşmaya yönelik bir adım olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğitim-İş, söz konusu uygulamanın iptali için Danıştay nezdinde dava açmıştır. 

MEB’DEN ROTASYONDA “YÖNETİCİLİK GÜVENCESİ” HAKKININ TANINMASINI İSTEDİK

4688 sayılı Kanun ve ilgili uluslar arası sözleşmelerce tanınmış olan “yöneticilik güvencesi” haklarının, Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği kapsamında gerçekleştirilecek olan rotasyon uygulamalarında esas alınacak şekilde tanınması ve bu doğrultuda gerekli düzenleyici/bireysel işlemlerin yapılması için Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazdık.

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

HAFTASONU EGZERSİZ ÜCRETLERİ HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

Tüm haftasonu kurslarında görev alan yönetici ve öğretmenlere kurs ücretlerinde gereken iyileştirmelerin yapılması için MEB’e yazı yazdık

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

SAĞLIK MESLEK LİSESİ ÖĞRETMENLERİNİN ALAN DEĞİŞİKLİĞİNE İLİŞKİN MEB’E YAZI YAZDIK

Sağlık Meslek Lisesi öğretmenleri için alan değişikliğinin açılması ve Sağlık Meslek Lisesi alan öğretmenlerinin “sağlık” alanındaki bölümlerden “Sağlık Hizmetleri” alanındaki bölümlere tercihleri doğrultusunda geçişlerinin yapılması için MEB’e yazı yazdık

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

ROTASYON HAKKINDA EN ÇOK SORULAN SORULAR

 Bir ilköğretim okulu dönüşüm kapsamında ilkokula dönüştürülmüşse, burada kalan sınıf öğretmenleri rotasyona tabi olacak mıdır?

 Evet. Bu okulda 12 yılını doldurmuş olan sınıf öğretmeni rotasyon uygulamasına tabidir. Ancak ara sınıf okutan sınıf öğretmenleri bakımından bir ayrım yapılmış, bu öğretmenlerin 12 yılını doldurmalarına rağmen, aynı sınıflarına devam etmeleri şartıyla, 4.sınıfı okuttukları ders yılının tamamlanmasından sonra rotasyon uygulamasına tabi olacakları belirtilmiştir. 

 İlköğretim okulunun dönüştürülmesi nedeniyle buradaki branş öğretmenlerinin başka bir ortaokula aktarılması halinde bu öğretmenler rotasyona tabi olacak mıdır?

 Bu durumdaki öğretmenlerin rotasyona tabi tutulmaması gerekir. Mevcut durumda en tartışmalı ve kafa karıştıran hususlardan biri bu durumdur. Burada kimi çevrelerce, başka okula aktarılan bu öğretmenlerin 12 yıllık hizmet süresi hesabında yeni aktarıldıkları okula başladıkları tarihin değil, önceki dönüştürülen ilköğretim okuluna başladıkları tarihten itibaren sürenin hesaplanması gerektiği yorumları yapılmaktadır. Bu konuda idarenin nasıl bir uygulama yapacağı merak konusudur ancak belirtmek gerekir ki bu halde, yeni okula aktarılan tarihten itibaren 12 yıllık sürenin hesaplanması gerektiği kanaatindeyiz. 

 Rotasyona tabi olunması durumunda farklı ilçelere gönderilme ihtimali var mıdır?

 Bu ihtimal vardır. Rotasyon uygulamasında ilçe grupları temel kriter olacaktır. Coğrafi durum ve ulaşım imkanları değerlendirilerek valiliklerce ilçe grupları oluşturulacaktır. Uygulamada en çok mağduriyetin yaşanabileceği husus bu durumdur. Burada valiliklerin, ilçe gruplarını oluştururken takınacağı tavır bir sürgün zulmüne dönüşme endişesini yaratmaktadır.  Tercihlerine atanamayanlar ve tercih yapmayanlar bu ilçe gruplarına resen atanacaklardır. 

  Okulun yalnızca adı değişmiş ise buradaki öğretmenler rotasyona tabi olacak mıdır?

 Bu durumda burada göreve devam edenler bakımından 12 yılını doldurmuş olmaları halinde rotasyon uygulaması gerçekleşecektir. 

 Sendika Yöneticileri, sendika il/ilçe temsilcileri, işyeri temsilcileri rotasyona tabi olacak mıdır?

 Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nda yer alan “yöneticilik güvencesi” kapsamında, haklı gerekçe olmadıkça bu kimselerin görev yerlerinin değiştirilemeyeceği hükmü yer almaktadır. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde söz konusu bu güvence yerini bulmamış ve buna dair bir düzenleme getirilmemiştir. Ancak kanunla tanınmış bu hakkın korunması bakımından sendika olarak yargı mercileri önünde gerekli girişimlerin tarafımızca yapılması değerlendirilmektedir. 

Rotasyona tabi öğretmenler ne kadar tercih yapabilecekler?

Bu maddeye göre yapılacak atamalarda, öğretmenlerin en fazla 40 eğitim kurumu tercih etme hakkı vardır.

Rotasyon süresini doldurup da tercihlerine atanamayan öğretmenler ile tercih yapmayan öğretmenlerin durumu ne olacaktır?

Tercihlerine atanamayanlar ile tercih yapmayanların atamaları ise aynı eğitim kurumundaki görev süresi en fazla olandan başlamak üzere alanlarında öğretmen ihtiyacı bulunan ilçe gruplarındaki eğitim kurumlarına valiliklerce resen yapılacaktır.

8 yıllık görev süresinin hesabında; hangi süreler hesaba dahil edilecek, hangileri dahil edilmeyecektir?

Aynı eğitim kurumunda ikinci görev kapsamında yönetici olarak (müdür, müdür yardımcısı.v.b.) geçen görev süreleri hesaba dahil edilmeyecektir.Yani  bulunduğu okulda 4 yıl görev yapan yönetici , aynı okula öğretmen olarak atandığında 8 yıllık süresi öğretmenliğe başladığı tarih itibariyle hesaplanacaktır.

Yıllık izin, hastalık izni, vekâlet, geçici görev ve benzeri nedenlerle fiilen yapılmayan öğretmenlik görevlerinde geçirilen süreler 8 yılın hesabında dikkate alınacaktır.

Kadrolarının bulunduğu ilçe gruplarındaki eğitim kurumlarında norm kadro açığı olmaması halinde rotasyon uygulaması yapılacak mıdır?

Kadrolarının olduğu ilçe gruplarında bulunan eğitim kurumlarında alanlarında norm kadro açığı bulunmayan öğretmenlerin yer değiştirme işlemleri, aynı kapsamdaki bir sonraki atama dönemine kadar ertelenecektir.

Rotasyon kimlere uygulanmayacaktır?

  • Terör eylemleri etkisi ve sebebiyle şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan ya da malul olup da çalışabilir durumda olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların öğretmen olan eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşlerine,
  • Engelli öğretmenler; engellilik durumuna bağlı yer değişikliği yapanlardan bu durumları devam eden öğretmenlere,
  • Özel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlere,

      Uygulanmayacaktır.

Ayrıca;

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ ”nin;

 Tüm mevzuat-uygulama ve sonuçlarıyla birlikte yürütülmesinin durdurulmasına istemli  iptaline karar verilmesi talebi ile Danıştaya dava açılmıştır.

ADAYLIĞI KALDIRILAN ÖĞRETMENLERE İLİŞKİN MEB’E YAZI YAZDIK

Adaylığı kaldırılan öğretmenlerin, MEB Öğretmen Yetiştirme Geliştirme Genel Müdürlüğü’nün 12.05.2015 tarih ve 2015/13 no’lu genelge ile yeniden adaylık işlemine tabi tutulması için Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazdık

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

HİZMET ALANI VE HİZMET PUANI UYGULAMASI HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 37. Ve devamı maddelerinde düzenlenen “Hizmet Bölgeleri”ne bağlı “Hizmet Alanları”nda yer alan okullarda yapılan farklı uygulamalara ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazdık

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVI’NA İLİŞKİN YÖK’E ÖNERİLERİMİZİ İLETTİK

Yüksek Öğretim Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı’na ilişkin görüşlerimizi ve önerilerimizi YÖK’e ilettik.

YÖK’e yazdığımız yazı için tıklayınız

EĞİTİM İŞ’TEN İKİ HUKUK ZAFERİ DAHA

Karaman İl Temsilcilik üyelerimiz Barış Lezgi Koyuncu ve Öner Gürel hakkında, sendikamızın aldığı karar gereği, iş güvencemiz ve Gezi Parkı direnişine destek için Türkiye genelinde gerçekleştirdiğimiz eyleme katıldıkları ve “hükümet istifa” sloganı attıkları gerekçesiyle Karaman Valiliği tarafından soruşturma açılmıştı. Soruşturma sonucunda da Barış öğretmenimiz Karaman Merkez Anadolu Öğretmen Lisesi’nden, Morcalı köyü İlkokulu’na, Öner öğretmenimiz ise Anadolu Öğretmen Lisesi’nden Sudurağı kasabası Karamanbey Ortaokulu’na sürgün edilmiş, kınama cezası almışlardı.

Açtığımız dava sonucunda Konya 2. İdare Mahkemesi, üyelerimiz Koyuncu ve Güler’in, hükümeti protesto mitinginde “hükümet istifa” şeklinde slogan atmasının sendikal faaliyet kapsamında Anayasa ve yasalarla tanınan ifade ve eleştirme özgürlüğü hakkının kullanımı bağlamında değerlendirilmesi gerektiğine ve dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığına karar vermişti.

Üyelerimize verilen cezaların idare mahkemesince iptalinden sonra, geçtiğimiz ay Barış Lezgi Koyuncu’nun Morcalı Köyüne sürgünü, Öner Gürel’in Sudurağı’na sürgünü hukuka aykırı bulunarak iptal edildi. Milli Eğitim Müdürlüğü, kendisine tanınan bir aylık sürenin dolmasına yakın mahkeme kararına uyarak, Barış Lezgi Koyuncu’nun atamasını sürgün edildiği okul olan İrfan Ataseven Anadolu lisesine yaptı.  Bir yıllık aradan sonra adalet yerini buldu.

Eğitim-İş, siyasal iktidarın baskıcı ve hukuk dışı uygulamalarına karşı direnecek, demokratik ve meşru zeminde mücadelesini devam ettirecektir.

 

1 MAYIS’TA KESİLEN EK DERS ÜCRETLERİ İÇİN MEB’E YAZI YAZDIK

1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü nedeniyle öğretmenlerin ek ders ücretlerinden kesinti yapılması uygulamasından vazgeçilerek bu genel tatil gününün de resmi tatil ve idari izinli sayılan haller kapsamında değerlendirilmesi ve bu konuda yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazdık.

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

OKUL MÜDÜRLERİNİN 75 PUANIN ALTINDA DEĞERLENDİRİLMESİNİN İPTAL KARARLARI

Eğitim-İş olarak, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Eğitim Kurumları Yönetici Değerlendirme Formunda 75 puanın altında değerlendirilen okul müdürleri adına açtığımız 4 davada Adana 1. İdare Mahkemesi iptal kararları verdi.

Örnek iptal kararı için tıklayınız

YETİŞTİRME KURSLARI İÇİN MEB’E YAZI YAZDIK

Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları’nda, Görsel Sanatlar, Müzik ve Beden Eğitimi derslerinde yetiştirme kursu açılmasına ilişkin taleplerin İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından geri çevrilmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, söz konusu derslere ilişkin öğrencilerden ve velilerden kurs açılması talebi halinde yetiştirme kursu açılmasına izin verilmesini istedik.

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

EK GÖSTERGE İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATTIK

Eğitim ve Öğretim Hizmetleri tüm dünyada sürekli gelişen, değişen dinamik bir süreci kapsamaktadır. Eğitim Öğretim sürecinin doğru yönetilmesi ve sürdürülmesi ülkemizdeki sosyal ve ekonomik yaşamın düzenlenmesine de büyük katkı sağlayacaktır. Ülkemizdeki yaşam koşullarının iyileşmesi, kalkınmanın ve gelişmenin sağlanabilmesi için eğitim ve eğitim çalışanlarının sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerekmektedir. Ülkemizde eğitim alanında çalışanların OECD ülkeleri çalışanlarına göre çok düşük ücretler aldığı bilinmektedir.

Öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının ekonomik durumlarındaki yetersizliğin kısmen de olsa ortadan kalkması için devlet memurlarının hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık aldıkları dereceler itibariyle belirlenmiş olan ek gösterge rakamlarının yeniden düzenlenmesine gereksinim vardır. Bu durum özellikle etkisini emekli aylığı ve emekli ikramiyesinde kendini göstermektedir.

Eğitim-İş olarak, 3600 ek göstergenin alınması ve ek gösterge cetvelinin “Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı” bölümünün yeniden düzenlenmesi için TBMM Başkanlığı’na gönderilmek üzere imza kampanyası başlattık.

İmza Kampanyası Formu İçin Tıklayınız

NÖBET EYLEMİNE İLİŞKİN HUKUKİ BİR KAZANIM DAHA

Eğitim-İş olarak  nöbet görevini yerine getirmediği gerekçesiyle hakkında disiplin soruşturması açılarak aylıktan kesme cezası verilen üyemiz adına açtığımız davada, Tekirdağ İdare Mahkemesi, sendikal faaliyette bulunmanın demokratik ve yasal bir hak olduğunu vurgulayarak, bu hakkın engellenmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti ve idarenin işlemini iptal etti.   

Tekirdağ İdare Mahkemesi’nin kararı için tıklayınız

YENİ BİR HUKUK KAZANIMI DAHA

Gazi Üniversitesi yöneticilerinin haksız kazanç elde etmelerine dayanak teşkil eden düzenleme aleyhine 2010 yılında açtığımız davada esas hakkında karar verildi. Eğitim-İş'in iptal talebi kabul edildi.

2010 yılında Gazi Üniversitesi Rektörü dahil, bir kısım üst düzey üniversite yöneticisinin, Gazi Hastanesi döner sermaye gelirlerinden 2547 Sayılı Kanuna aykırı olarak “mesai dışı ek katkı payı adı altında” haksız kazanç elde etmelerinin hukuki dayanağı olan yönergenin haksız kazanca esas hükümlerinin iptali amacıyla  dava açmıştık. Davayı inceleyen idare mahkemesi davayı Eğitim-İş’in düzenleme aleyhine dava açma ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Danıştay talebimize uygun olarak kararı bozmuştu. Danıştay kararı sonrası Ankara 14. idare Mahkemesi, 2014/489 E, 2014/1539 sayılı karar üzerinden verdiği hükümle DAVA KONUSU YÖNERGE HÜKÜMLERİNİN TAMAMINI İPTAL ETMİŞTİR.

Danıştay kararı için tıklayınız

MİLLİ EĞİTİM UZMANLIĞI SINAV KILAVUZUNA DAVA AÇTIK

2015 yılı Milli Eğitim Uzmanlığı Sınavı’na ve dayanak olan kılavuza Danıştay nezdinde dava açtık.

Dava dilekçesi için tıklayınız

MESLEKİ EĞİTİMDEKİ EK DERS KAYIPLARI İÇİN MEB’E BAŞVURDUK

MEB'e yazdığımız yazı için tıklayınız

YÜKSEKÖĞRETİM ÇALIŞANLARININ TALEPLERİ İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATTIK

Üniversitelerde çalışan idari ve teknik personelin taleplerini gündeme getirmek için imza kampanyası başlattık.

TBMM Başkanlığı’na sunulmak üzere başlattığımız imza kampanyasında taleplerimizi şöyle sıraladık:

- Üniversitelerde çalışan akademik personele yapılan ekonomik artışın yükseköğrenimde (üniversite, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü) görev yapan diğer hizmet sınıflarına (Genel İdare, Teknik ve Yardımcı Hizmetler) “Yükseköğretim Genel, Teknik ve Yardımcı Hizmet grubu tazminatı” olarak %115 oranında artış yapılması

- 2914 sayılı kanuna ek yapılarak, akademik, idari, teknik, yardımcı hizmet sınıflarına her yıl bir maaş tutarında eğitim öğretim ödeneği verilmesi,

- 2914 sayılı kanun kapsamında, 16 Ocak 2005 tarihinden sonra göreve başlayan kamu personeline Anayasanın eşitlik ilkesine uygun olarak 1 derece verilmesi,

İmza Kampanyası Yazısı İçin Tıklayınız

 

YÖK’ÜN SANAT VE SANAT EĞİTİMİNİ YOK EDECEK UYGULAMASINA KARŞI DAVA AÇTIK

Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı(YÖK) tarafından 21.01.2015 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren, Lisansüstü Eğitim-Öğretim Programı Açılması ve Yürütülmesine Dair İlkeler’in “A-Program Açılabilmesi İçin Asgari Yeterlilikler” başlıklı bölümünün; 1.2.3. ve 4. maddeleri ile “F-Diğer Hususlar” başlıklı bölümünün 1. madesinde yer alan “iki yıl içinde (2016-2017 Bahar Dönemine kadar) ibaresinin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve sonrasında iptali talebiyle Danıştay nezdinde YÖK’e karşı dava açtık.

Yüksek Öğretim Kurulu tarafından yayınlanan ve üniversitelerde lisansüstü eğitim programlarının açılabilme koşullarını düzenleyen dava konusu hükümler, ülkemizde mevcut tüm alanları kapsamak üzere öngörülmüş, diğer bir deyişle tüm branş ve programlar için uygulanması söz konusu hükümlerdir. Esasen sorun da düzenlemenin bu şekilde yekpare olarak tüm bölüm ve alanlar için uygulanacak olmasından kaynaklanmaktadır. YÖK, düzenleme yaparken kendine özgü şartları olan bölüm ve alanları gözetmemiş, tamamı için tek bir düzenleme yapmıştır.

Bu koşullarda, bazı bölümlerin bir alanında onlarca öğretim üyesi bulunması sebebiyle dava konusu şartların bu bölümlerde uygulanmasında ciddi bir zorluk bulunmamaktadır. Ancak güzel sanatlar alanlarında genel itibarıyla ülke genelindeki üniversitelerde çok az sayıda öğretim üyesinin bulunması nedeniyle dava konusu düzenlemede öngörülen sayıda öğretim üyesinin temini mümkün değildir. Bu sebeple de özellikle müzik ve sahne sanatları alanlarında(konservatuvar eğitimi) dava konusu düzenleme ile öngörülen şartların gerçekleşmesi fiilen imkansızdır. Bu halde bu alanlarda lisansüstü eğitim programlarının açılabilmesi söz konusu olamayacaktır. Söz konusu durumun vahameti ise açıktır. Bu programların açılamaması nedeni ile güzel sanatlar alanında zaten halihazırda çok az sayıda öğretim üyesi yetişmekteyken bunun gerçekleşmesi de olanaksız hale gelecek, sonuçta da sadece lisansüstü eğitim değil, üniversitelerde güzel sanatlar ile müzik ve sahne sanatları alanında lisans eğitimi dahi verilemeyecek bir sonuç ortaya çıkacaktır.

Programların açılabilmesi için asgari yeterlilikler olarak ifade edilen bu düzenlemelerde yer alan şartların iki yıl içerisinde yerine getirilmesi istenmiştir. Ancak fiili durumda iki yıl içerisinde bunların sağlanması olanaksızdır.

Hal böyleyken dava konusu düzenleme, opera, bale, tiyatro, modern dans, heykel, müzik vb. alanların üniversitelerde mevcut sanat dallarında eğitim programlarının yok olması anlamına gelecek, dahası ülkede sanat hayatının var olma şartlarını ortadan kaldıracak sonuçlar doğuracaktır.

Bu sebeple YÖK’ün yayınladığı Lisansüstü Program Açılmasına İlişkin İlkelerin ilgili hükümlerinin iptali istemiyle 23.01.2015 tarihinde Danıştay nezdinde dava açılmıştır.

YARGIDAN MTSK MAĞDURLARININ LEHİNE KARAR ÇIKTI

Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Uygulama Sınavında Komisyon Başkanı olarak görevlendirilen öğretmenlerimize, Süresiz Görev verilmeme cezasına ilişkin YÜRÜTMENİN DURDURULMASI  kararı çıkmıştır.

 

NÖBET EYLEMİMİZİ ENGELLEMEYE ÇALIŞAN OKUL MÜDÜR YARDIMCISI İÇİN ŞİKAYETİMİZ ÜZERİNE SORUŞTURMA İZNİ VERİLDİ

Aralık ayında sendikal eylemi baskı ile engellemeye çalışan Bursa’daki bir Okul müdür yardımcısı için Eğitim İş Bursa Şubemizin savcılığa yapmış olduğu başvurudan sonra, yapılan ön inceleme sonucunda savcılığın soruşturma izni Osmangazi Kaymakamlığı tarafından reddedilmişti. Şubemizin itirazı sonucunda Bölge İdare Mahkemesi "Soruşturma İzni Verilmesine" karar vermiştir. Karar ektedir.

DANIŞTAY’DAN AKP İKTİDARINA TOKAT GİBİ KARAR

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Yaygın Eğitim Kurumları’nda Atatürk Köşesi bulundurma zorunluluğunun içeriğini boşaltarak işlevsiz kılan düzenlemesi ile ilgili olarak Eğitim-İş’in açtığı davada nihai karar çıktı. Danıştay açtığımız davanın haklı olduğunu kabul ederek düzenlemeyi iptal etti.   

Milli Eğitim Bakanlığı, 8 Mart 2008 tarihli Resmî Gazete’de yeni “Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği” ile özel okullarda “Atatürk Köşesi” bulundurma zorunluluğunu ortadan kaldırmış, düzenleme aleyhine açtığımız davayı kazanmıştık. Karar sonrasında Bakanlık bu defa 21.05.2010 tarihli ve 27587 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Yaygın Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin Türk Bayrağı ve Atatürk Köşesi” başlıklı 14. maddesi kapsamında yaygın eğitim kurumlarında bulunan Atatürk Köşelerinin gerekliğine ilişkin düzenlemeyi işlevsiz kıldı, içini boşalttı. Bunun üzerine bu düzenlemenin de yürütmesinin durdurulması ve iptali amacıyla dava açtık.

Davada, Danıştay 8. Dairesi ilk aşamada düzenlemenin yürütmesinin durdurulması talebimizi kabul etti. Bakanlık kararın kaldırılması için İdari Dava Daireleri Kurulu’na başvurmuşsa da bu talebi olumsuz sonuçlandı. Danıştay 8. Dairesi kısa süre önce davayı esastan gündemine alarak nihai kararını verdi. Danıştay, Anayasa’nın başlangıç kısmında ve 1739 sayılı kanunda belirlenen amaçlar doğrultusunda, milli eğitim sisteminin temel amacının;  Türk Devletini ve Milletini ebediyete kadar yaşatacak, çağdaş uygarlığın ve medeniyetin ortağı ve öncüsü yapacak, Türk Milletinin bütün fertlerinin, Atatürk inkılap ve ilkelerine bağlı olarak yetiştirilmesi olduğunu ifade etmiş ve devamla Anayasa ve 1739 sayılı kanunda bu amacın gerçekleştirilmesi için yaygın eğitim faaliyetinin Atatürk ile ve inkılapları doğrultusunda evrensel hukuka, demokrasi ve insan haklarına uygun bir bütünlük içinde yerine getirilmesi ekseninde yaygın eğitim kurumlarında yer alacak Atatürk Köşesi’nin bu amaç ve bütünlük taşıyacak nitelik ve içerikte olması gerektiği kabulüyle Eğitim İş’in talebini haklı bulmuş ve düzenlemeyi talebe uygun olarak esastan  iptal etmiştir.

Eğitim-İş olarak AKP iktidarının tüm hukuksuzluklarına karşı tavizsiz duruşumuzu ve mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ifade etmek istiyoruz.

          MERKEZ YÖNETİM KURULU

Danıştay 8. Dairesinin Kararı

NÖBET EYLEMİ İLE İLGİLİ İMZALATILMAK İSTENEN TÜM BELGELERE ŞERH KOYUNUZ

Eğitim İş olarak üç yıldır devam ettiğimiz nöbet eylemimizde Merkez Yönetim Kurulumuzun aldığı karar gereğince 5 Ocak-12 Haziran tarihleri arasında nöbet eylemi yapacağımızı okul idarelerine verdiğimiz dilekçelerle belirtik. Sendikamıza üyelerimizden ulaşan bilgilere göre bazı okul müdürleri üyelerimizi odalarına çağırarak nöbet eyleminden vazgeçmelerini veya dilekçelerini geri almalarını istemekte, aksi taktirde Milli Eğitim Bakanlığı’nın göndermiş olduğu görüş yazısına dayanarak asli görevlerini yapmadıkları için soruşturma açmakla tehdit etmektedirler.

Nöbet Eylemini engellemeye çalışan yöneticiler eyleme katılımı kırmak için eyleme katılan öğretmenlere bazı belgeler imzalatmaktadırlar. İşte bu belgelerin altına aşağıdaki şerh metnini yazarak imza atabilirsiniz. Ayrıca 2. dönem başı Öğretmenler Kurulunda nöbetle ilgili kararlar almaktadırlar. Kararı da şerhli imzalayabilirsiniz. İmza attığınız yerde yazacak yer yoksa imzanızı atıp şerhlidir diye belirtiniz ve şerhi alta ya da arkasına aynen yazınız.

“Üyesi bulunduğum Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu’nun 26/12/2014 tarih ve 143 sayılı kararı gereği, nöbet hizmetlerinin ücretlendirilmesine dikkat çekmek amacıyla, nöbet tutmama eylemini yaparak, sendikal faaliyette bulundum. Bu eylemim sendikal faaliyet olduğu gibi, 87 no’lu ILO sözleşmesinin 2 ve 3. maddeleri, Anayasanın 53/2, 90/5. maddeleri ve Avrupa İnsan Hakları mahkemesinin ve Danıştay'ın yerleşmiş kararlarına göre yasaya uygundur. 87 no’lu ILO sözleşmesinin 3/2.maddesi uyarınca kamu otoritesi bu hakkı sınırlayacak veya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak şekilde müdahale de bulunamaz. Bu sebeple hakkımda yasaya aykırı olarak işlem yapılmasını kabul etmiyorum. Yasaya aykırı olarak işlem yapanlar aleyhinde şikâyetçiyim ve yasal haklarımı saklı tutuyorum.”

YÖNETİCİ ATAMALARI HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

Yönetici atama uygulamaları hakkında İdare Mahkemelerinin yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen ilgili kurum müdürlerinin görev yaptıkları kuruma iade edilmeden şeklen değerlendirmeye tabii tutuldukları, yürütmeyi durdurma kararlarının gerekçeleri yok sayılarak daha önceki değerlendirmelerde ısrar edildiği Genel Merkezimize bildirilmektedir.

Konuya ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazarak ilgili kişilerin kurum müdürlüklerine iade edilerek, İdare Mahkemelerinin kararlarının gerekçelerine uygun değerlendirme yapılmasının sağlanması için uyarıda bulunduk.

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

Yürütmenin durdurulması kararını uygulamayan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmak isteyenler için dilekçe örneği

SEÇMELİ DERSLERİN SINAVLA DEĞERLENDİRİLMESİ UYGULAMASINA SON VERİLMELİDİR

Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde seçmeli derslerin “ders etkinliklerine katılım puanı” ile değerlendirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Buna rağmen Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün Funda Kocabıyık imzası ile yayınlanan genelgesinde “… 4’üncü sınıf ile ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında Rehberlik ve Sosyal Etkinlikler dışındaki tüm derslerden (seçmeli dersler dahil) öğrencilerin sınava tabi tutulması ve puanla değerlendirme yapılması gerekmektedir” ifadelerine yer verilmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı’na konuya ilişkin yazı yazarak, seçmeli derslerin sınavla değerlendirilmesini isteyen Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün ilgili yazısının yürürlükten kaldırılarak yönetmelik hükümlerine uygun hareket edilmesi ve seçmeli derslerin sınavla değerlendirilmesi uygulamasına son verilmesini istedik.

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız       

+4 Eğitim modeli laik eğitime olumsuz etki yapmıştır
Hiç (169)
Az (8)
Orta (18)
Çok (1232)
imgbu yükle paylaş yorumla kullan