KÖY ENSTİTÜLERİNİN 75. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLADIK
Köy Enstitüleri’nin 75. Kuruluş Yıldönümü nedeniyle, Köy Enstitülü öğretmenlerin de katılımıyla kahvaltılı toplantı gerçekleştirdik. Enerji Otel’de saygı duruşu ve İstik...
MEB ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ YAYINLANDI
Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği 17.04.2015 tarih ve 29329 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Hukuk büromuz, Öğretmen Atama ve Yer Deği...
ATATÜRK’ÜN İSMİ OKULLARDAN SİLİNEMEZ
Konya'daki okul dönüşümleri ile ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Cumhuriyet Devrimcilerinin adlarını okullardan silinmek istenmesi üzerine Milli Eğitim Bakanlığı’na ve Konya Valiliğ...
KÖY ENSTİTÜLERİNİN 75. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN
Emperyalizme karşı bağımsızlık savaşı kazanıldıktan sonra çağdaşlaşmanın ve aydınlanmanın, silahla kazanılan bağımsızlığın teminatı olduğunun bilincinde olan Cumhuriyet’i kuranlar, “Köy Enstitüleri” modeli ile...
BİRLEŞİK KAMU-İŞ 7 YAŞINDA
Ülkemizi 2002 yılından bugüne yöneten AKP iktidarı döneminde kamu emekçileri ekonomik, mesleki, özlük, örgütsel ve sosyal hakları yönünden en zor günlerini yaşamaktadır. Bugün t...
HALİL SERKAN ÖZ İÇİN ÜLKE GENELİNDE İLK DERSLERE GİRMEDİK ALANLARA İNDİK
Bilindiği üzere; geçen hafta Termal Fen Lisesi öğretmeni Halil Serkan Öz; Yalova valisinin hakaretlerine maruz kalmış, Valiyi protesto etmek için gerçekleştirilen “Öğretmene Saygı” yür&u...
MESLEĞİMİZ ONURUMUZDUR, ONURUMA DOKUNMA
Yalova Valisi Selim Cebiroğlu’nun geçt...
KAMU ÇALIŞANLARININ İŞ GÜVENCESİ YOK EDİLEMEZ
AKP iktidarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yaparak kamu çalışanlarının iş güvencesini ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerini Sakarya Caddesi’nde protesto ettik. Genel Sekreterimiz...
TÜM EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİNİN BAŞI SAĞOLSUN!
Yalova Valisi Selim Cebiroğlu’nun geçtiğimiz hafta incelemelerde bulunmak için gittiği Termal Fen Lisesi’nde, sınıfta, "Bu saç sakal ne? Sen ne biçim öğretmensin? İnsanlar dışarıda görseler...
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ’NE SANDIKTAN ÇIKAN DEĞİL YANDAŞ REKTÖR ATANDI
Üniversite; özgür düşünceyle “gerçeğin” arandığı, sorgulamanın, tartışmanın, eleştirici düşünmenin öğretildiği, bilimsel düşünmenin yani aklın dogmaya üstünlüğ&...
İŞ GÜVENCEMİZE SAHİP ÇIKMAK İÇİN 4 NİSAN’DA ALANLARDAYIZ
Anayasamızın 128. ve 129. maddeleriyle koruma altına alınan kamu emekçilerinin yine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile tanımlanmış iş güvencesi bulunmaktadır. Kamu çalışanlarının anayasal iş güvencesi sosy...
ÖZELLEŞTİRME VE GERİCİLEŞTİRME UYGULAMALARI EĞİTİM SİSTEMİNİ ÇÖKERTİYOR
Eğitimin niteliğini yükseltmek ve çocukların özgür, akılcı ve sorgulayan bireyler olarak yetiştirilmesi için hiçbir bir adım atmayan siyasi iktidar, “dindar ve kindar nesil” yetiştirme hedefine uy...
BARIŞ VE DOSTLUK BAYRAMI NEVRUZ KUTLU OLSUN
Bugün, dostluk, sevgi, barış, kardeşlik, dayanışma duygularının ve yaşama sevincinin öne çıktığı dünyanın en eski ve en zengin barış ve dostluk bayramını kutluyoruz. Doğanın tüm renkleriyle canlanmaya başla...
HUKUKSUZ YÖNETMELİĞE YARGI TOKADI
Eğitim-İş’in açtığı dava sonucunda Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin, 8. sınıfı ülke dışında okuyan öğrenciler lehine ayrımcılık içeren düzenlemesi ile okul...
SENDİKAL EYLEMLERE CEZA VERİLEMEZ
Bilindiği üzere nöbet görevinin ücretlendirilmesi ve norma sayılması talebiyle yaklaşık 3 yıldır “Nöbet Tutmama Eylemi” gerçekleştirmekteyiz. Ancak sendikal faaliyette bulunarak yasal hakkını kullanan...
Yayınlarımız
Şubelerden Haberler
ATATÜRK’Ü OKULLARDAN SİLDİRMEYECEĞİZ
YAZAN ELLER OKUYAN YÜREKLERLE BULUŞTU
Sendikal Eğitim Akademisi Edirne ve Kırklareli Şubelerinde
MANİSA ŞUBEMİZ TÜRKİYE ADALETİNİ ARIYOR MİTİNGİNE KATILDI
Sendikal Eğitim Akademisi Kocaeli Şubede
ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARINA DEVAM
SENDİKAL EĞİTİM AKADEMİSİ İZMİR 3 NO’LU ŞUBEDE
Çaycuma Temsilciliğimizden Örnek Proje
Eğitim-İş Bursa Şubesi İşyeri Temsilcileri Eğitimi
YARGITATÖR KAHRAMANMARAŞ’TA SAHNELENDİ

EK GÖSTERGE İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATTIK

Eğitim ve Öğretim Hizmetleri tüm dünyada sürekli gelişen, değişen dinamik bir süreci kapsamaktadır. Eğitim Öğretim sürecinin doğru yönetilmesi ve sürdürülmesi ülkemizdeki sosyal ve ekonomik yaşamın düzenlenmesine de büyük katkı sağlayacaktır. Ülkemizdeki yaşam koşullarının iyileşmesi, kalkınmanın ve gelişmenin sağlanabilmesi için eğitim ve eğitim çalışanlarının sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerekmektedir. Ülkemizde eğitim alanında çalışanların OECD ülkeleri çalışanlarına göre çok düşük ücretler aldığı bilinmektedir.

Öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının ekonomik durumlarındaki yetersizliğin kısmen de olsa ortadan kalkması için devlet memurlarının hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık aldıkları dereceler itibariyle belirlenmiş olan ek gösterge rakamlarının yeniden düzenlenmesine gereksinim vardır. Bu durum özellikle etkisini emekli aylığı ve emekli ikramiyesinde kendini göstermektedir.

Eğitim-İş olarak, 3600 ek göstergenin alınması ve ek gösterge cetvelinin “Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı” bölümünün yeniden düzenlenmesi için TBMM Başkanlığı’na gönderilmek üzere imza kampanyası başlattık.

İmza Kampanyası Formu İçin Tıklayınız

NÖBET EYLEMİNE İLİŞKİN HUKUKİ BİR KAZANIM DAHA

Eğitim-İş olarak  nöbet görevini yerine getirmediği gerekçesiyle hakkında disiplin soruşturması açılarak aylıktan kesme cezası verilen üyemiz adına açtığımız davada, Tekirdağ İdare Mahkemesi, sendikal faaliyette bulunmanın demokratik ve yasal bir hak olduğunu vurgulayarak, bu hakkın engellenmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti ve idarenin işlemini iptal etti.   

Tekirdağ İdare Mahkemesi’nin kararı için tıklayınız

YENİ BİR HUKUK KAZANIMI DAHA

Gazi Üniversitesi yöneticilerinin haksız kazanç elde etmelerine dayanak teşkil eden düzenleme aleyhine 2010 yılında açtığımız davada esas hakkında karar verildi. Eğitim-İş'in iptal talebi kabul edildi.

2010 yılında Gazi Üniversitesi Rektörü dahil, bir kısım üst düzey üniversite yöneticisinin, Gazi Hastanesi döner sermaye gelirlerinden 2547 Sayılı Kanuna aykırı olarak “mesai dışı ek katkı payı adı altında” haksız kazanç elde etmelerinin hukuki dayanağı olan yönergenin haksız kazanca esas hükümlerinin iptali amacıyla  dava açmıştık. Davayı inceleyen idare mahkemesi davayı Eğitim-İş’in düzenleme aleyhine dava açma ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Danıştay talebimize uygun olarak kararı bozmuştu. Danıştay kararı sonrası Ankara 14. idare Mahkemesi, 2014/489 E, 2014/1539 sayılı karar üzerinden verdiği hükümle DAVA KONUSU YÖNERGE HÜKÜMLERİNİN TAMAMINI İPTAL ETMİŞTİR.

Danıştay kararı için tıklayınız

MİLLİ EĞİTİM UZMANLIĞI SINAV KILAVUZUNA DAVA AÇTIK

2015 yılı Milli Eğitim Uzmanlığı Sınavı’na ve dayanak olan kılavuza Danıştay nezdinde dava açtık.

Dava dilekçesi için tıklayınız

MESLEKİ EĞİTİMDEKİ EK DERS KAYIPLARI İÇİN MEB’E BAŞVURDUK

MEB'e yazdığımız yazı için tıklayınız

YÜKSEKÖĞRETİM ÇALIŞANLARININ TALEPLERİ İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATTIK

Üniversitelerde çalışan idari ve teknik personelin taleplerini gündeme getirmek için imza kampanyası başlattık.

TBMM Başkanlığı’na sunulmak üzere başlattığımız imza kampanyasında taleplerimizi şöyle sıraladık:

- Üniversitelerde çalışan akademik personele yapılan ekonomik artışın yükseköğrenimde (üniversite, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü) görev yapan diğer hizmet sınıflarına (Genel İdare, Teknik ve Yardımcı Hizmetler) “Yükseköğretim Genel, Teknik ve Yardımcı Hizmet grubu tazminatı” olarak %115 oranında artış yapılması

- 2914 sayılı kanuna ek yapılarak, akademik, idari, teknik, yardımcı hizmet sınıflarına her yıl bir maaş tutarında eğitim öğretim ödeneği verilmesi,

- 2914 sayılı kanun kapsamında, 16 Ocak 2005 tarihinden sonra göreve başlayan kamu personeline Anayasanın eşitlik ilkesine uygun olarak 1 derece verilmesi,

İmza Kampanyası Yazısı İçin Tıklayınız

 

YÖK’ÜN SANAT VE SANAT EĞİTİMİNİ YOK EDECEK UYGULAMASINA KARŞI DAVA AÇTIK

Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı(YÖK) tarafından 21.01.2015 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren, Lisansüstü Eğitim-Öğretim Programı Açılması ve Yürütülmesine Dair İlkeler’in “A-Program Açılabilmesi İçin Asgari Yeterlilikler” başlıklı bölümünün; 1.2.3. ve 4. maddeleri ile “F-Diğer Hususlar” başlıklı bölümünün 1. madesinde yer alan “iki yıl içinde (2016-2017 Bahar Dönemine kadar) ibaresinin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve sonrasında iptali talebiyle Danıştay nezdinde YÖK’e karşı dava açtık.

Yüksek Öğretim Kurulu tarafından yayınlanan ve üniversitelerde lisansüstü eğitim programlarının açılabilme koşullarını düzenleyen dava konusu hükümler, ülkemizde mevcut tüm alanları kapsamak üzere öngörülmüş, diğer bir deyişle tüm branş ve programlar için uygulanması söz konusu hükümlerdir. Esasen sorun da düzenlemenin bu şekilde yekpare olarak tüm bölüm ve alanlar için uygulanacak olmasından kaynaklanmaktadır. YÖK, düzenleme yaparken kendine özgü şartları olan bölüm ve alanları gözetmemiş, tamamı için tek bir düzenleme yapmıştır.

Bu koşullarda, bazı bölümlerin bir alanında onlarca öğretim üyesi bulunması sebebiyle dava konusu şartların bu bölümlerde uygulanmasında ciddi bir zorluk bulunmamaktadır. Ancak güzel sanatlar alanlarında genel itibarıyla ülke genelindeki üniversitelerde çok az sayıda öğretim üyesinin bulunması nedeniyle dava konusu düzenlemede öngörülen sayıda öğretim üyesinin temini mümkün değildir. Bu sebeple de özellikle müzik ve sahne sanatları alanlarında(konservatuvar eğitimi) dava konusu düzenleme ile öngörülen şartların gerçekleşmesi fiilen imkansızdır. Bu halde bu alanlarda lisansüstü eğitim programlarının açılabilmesi söz konusu olamayacaktır. Söz konusu durumun vahameti ise açıktır. Bu programların açılamaması nedeni ile güzel sanatlar alanında zaten halihazırda çok az sayıda öğretim üyesi yetişmekteyken bunun gerçekleşmesi de olanaksız hale gelecek, sonuçta da sadece lisansüstü eğitim değil, üniversitelerde güzel sanatlar ile müzik ve sahne sanatları alanında lisans eğitimi dahi verilemeyecek bir sonuç ortaya çıkacaktır.

Programların açılabilmesi için asgari yeterlilikler olarak ifade edilen bu düzenlemelerde yer alan şartların iki yıl içerisinde yerine getirilmesi istenmiştir. Ancak fiili durumda iki yıl içerisinde bunların sağlanması olanaksızdır.

Hal böyleyken dava konusu düzenleme, opera, bale, tiyatro, modern dans, heykel, müzik vb. alanların üniversitelerde mevcut sanat dallarında eğitim programlarının yok olması anlamına gelecek, dahası ülkede sanat hayatının var olma şartlarını ortadan kaldıracak sonuçlar doğuracaktır.

Bu sebeple YÖK’ün yayınladığı Lisansüstü Program Açılmasına İlişkin İlkelerin ilgili hükümlerinin iptali istemiyle 23.01.2015 tarihinde Danıştay nezdinde dava açılmıştır.

YARGIDAN MTSK MAĞDURLARININ LEHİNE KARAR ÇIKTI

Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Uygulama Sınavında Komisyon Başkanı olarak görevlendirilen öğretmenlerimize, Süresiz Görev verilmeme cezasına ilişkin YÜRÜTMENİN DURDURULMASI  kararı çıkmıştır.

 

NÖBET EYLEMİMİZİ ENGELLEMEYE ÇALIŞAN OKUL MÜDÜR YARDIMCISI İÇİN ŞİKAYETİMİZ ÜZERİNE SORUŞTURMA İZNİ VERİLDİ

Aralık ayında sendikal eylemi baskı ile engellemeye çalışan Bursa’daki bir Okul müdür yardımcısı için Eğitim İş Bursa Şubemizin savcılığa yapmış olduğu başvurudan sonra, yapılan ön inceleme sonucunda savcılığın soruşturma izni Osmangazi Kaymakamlığı tarafından reddedilmişti. Şubemizin itirazı sonucunda Bölge İdare Mahkemesi "Soruşturma İzni Verilmesine" karar vermiştir. Karar ektedir.

DANIŞTAY’DAN AKP İKTİDARINA TOKAT GİBİ KARAR

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Yaygın Eğitim Kurumları’nda Atatürk Köşesi bulundurma zorunluluğunun içeriğini boşaltarak işlevsiz kılan düzenlemesi ile ilgili olarak Eğitim-İş’in açtığı davada nihai karar çıktı. Danıştay açtığımız davanın haklı olduğunu kabul ederek düzenlemeyi iptal etti.   

Milli Eğitim Bakanlığı, 8 Mart 2008 tarihli Resmî Gazete’de yeni “Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği” ile özel okullarda “Atatürk Köşesi” bulundurma zorunluluğunu ortadan kaldırmış, düzenleme aleyhine açtığımız davayı kazanmıştık. Karar sonrasında Bakanlık bu defa 21.05.2010 tarihli ve 27587 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Yaygın Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin Türk Bayrağı ve Atatürk Köşesi” başlıklı 14. maddesi kapsamında yaygın eğitim kurumlarında bulunan Atatürk Köşelerinin gerekliğine ilişkin düzenlemeyi işlevsiz kıldı, içini boşalttı. Bunun üzerine bu düzenlemenin de yürütmesinin durdurulması ve iptali amacıyla dava açtık.

Davada, Danıştay 8. Dairesi ilk aşamada düzenlemenin yürütmesinin durdurulması talebimizi kabul etti. Bakanlık kararın kaldırılması için İdari Dava Daireleri Kurulu’na başvurmuşsa da bu talebi olumsuz sonuçlandı. Danıştay 8. Dairesi kısa süre önce davayı esastan gündemine alarak nihai kararını verdi. Danıştay, Anayasa’nın başlangıç kısmında ve 1739 sayılı kanunda belirlenen amaçlar doğrultusunda, milli eğitim sisteminin temel amacının;  Türk Devletini ve Milletini ebediyete kadar yaşatacak, çağdaş uygarlığın ve medeniyetin ortağı ve öncüsü yapacak, Türk Milletinin bütün fertlerinin, Atatürk inkılap ve ilkelerine bağlı olarak yetiştirilmesi olduğunu ifade etmiş ve devamla Anayasa ve 1739 sayılı kanunda bu amacın gerçekleştirilmesi için yaygın eğitim faaliyetinin Atatürk ile ve inkılapları doğrultusunda evrensel hukuka, demokrasi ve insan haklarına uygun bir bütünlük içinde yerine getirilmesi ekseninde yaygın eğitim kurumlarında yer alacak Atatürk Köşesi’nin bu amaç ve bütünlük taşıyacak nitelik ve içerikte olması gerektiği kabulüyle Eğitim İş’in talebini haklı bulmuş ve düzenlemeyi talebe uygun olarak esastan  iptal etmiştir.

Eğitim-İş olarak AKP iktidarının tüm hukuksuzluklarına karşı tavizsiz duruşumuzu ve mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ifade etmek istiyoruz.

          MERKEZ YÖNETİM KURULU

Danıştay 8. Dairesinin Kararı

NÖBET EYLEMİ İLE İLGİLİ İMZALATILMAK İSTENEN TÜM BELGELERE ŞERH KOYUNUZ

Eğitim İş olarak üç yıldır devam ettiğimiz nöbet eylemimizde Merkez Yönetim Kurulumuzun aldığı karar gereğince 5 Ocak-12 Haziran tarihleri arasında nöbet eylemi yapacağımızı okul idarelerine verdiğimiz dilekçelerle belirtik. Sendikamıza üyelerimizden ulaşan bilgilere göre bazı okul müdürleri üyelerimizi odalarına çağırarak nöbet eyleminden vazgeçmelerini veya dilekçelerini geri almalarını istemekte, aksi taktirde Milli Eğitim Bakanlığı’nın göndermiş olduğu görüş yazısına dayanarak asli görevlerini yapmadıkları için soruşturma açmakla tehdit etmektedirler.

Nöbet Eylemini engellemeye çalışan yöneticiler eyleme katılımı kırmak için eyleme katılan öğretmenlere bazı belgeler imzalatmaktadırlar. İşte bu belgelerin altına aşağıdaki şerh metnini yazarak imza atabilirsiniz. Ayrıca 2. dönem başı Öğretmenler Kurulunda nöbetle ilgili kararlar almaktadırlar. Kararı da şerhli imzalayabilirsiniz. İmza attığınız yerde yazacak yer yoksa imzanızı atıp şerhlidir diye belirtiniz ve şerhi alta ya da arkasına aynen yazınız.

“Üyesi bulunduğum Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu’nun 26/12/2014 tarih ve 143 sayılı kararı gereği, nöbet hizmetlerinin ücretlendirilmesine dikkat çekmek amacıyla, nöbet tutmama eylemini yaparak, sendikal faaliyette bulundum. Bu eylemim sendikal faaliyet olduğu gibi, 87 no’lu ILO sözleşmesinin 2 ve 3. maddeleri, Anayasanın 53/2, 90/5. maddeleri ve Avrupa İnsan Hakları mahkemesinin ve Danıştay'ın yerleşmiş kararlarına göre yasaya uygundur. 87 no’lu ILO sözleşmesinin 3/2.maddesi uyarınca kamu otoritesi bu hakkı sınırlayacak veya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak şekilde müdahale de bulunamaz. Bu sebeple hakkımda yasaya aykırı olarak işlem yapılmasını kabul etmiyorum. Yasaya aykırı olarak işlem yapanlar aleyhinde şikâyetçiyim ve yasal haklarımı saklı tutuyorum.”

YÖNETİCİ ATAMALARI HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

Yönetici atama uygulamaları hakkında İdare Mahkemelerinin yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen ilgili kurum müdürlerinin görev yaptıkları kuruma iade edilmeden şeklen değerlendirmeye tabii tutuldukları, yürütmeyi durdurma kararlarının gerekçeleri yok sayılarak daha önceki değerlendirmelerde ısrar edildiği Genel Merkezimize bildirilmektedir.

Konuya ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazarak ilgili kişilerin kurum müdürlüklerine iade edilerek, İdare Mahkemelerinin kararlarının gerekçelerine uygun değerlendirme yapılmasının sağlanması için uyarıda bulunduk.

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız

Yürütmenin durdurulması kararını uygulamayan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmak isteyenler için dilekçe örneği

SEÇMELİ DERSLERİN SINAVLA DEĞERLENDİRİLMESİ UYGULAMASINA SON VERİLMELİDİR

Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde seçmeli derslerin “ders etkinliklerine katılım puanı” ile değerlendirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Buna rağmen Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün Funda Kocabıyık imzası ile yayınlanan genelgesinde “… 4’üncü sınıf ile ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında Rehberlik ve Sosyal Etkinlikler dışındaki tüm derslerden (seçmeli dersler dahil) öğrencilerin sınava tabi tutulması ve puanla değerlendirme yapılması gerekmektedir” ifadelerine yer verilmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı’na konuya ilişkin yazı yazarak, seçmeli derslerin sınavla değerlendirilmesini isteyen Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün ilgili yazısının yürürlükten kaldırılarak yönetmelik hükümlerine uygun hareket edilmesi ve seçmeli derslerin sınavla değerlendirilmesi uygulamasına son verilmesini istedik.

MEB’e yazdığımız yazı için tıklayınız       

4+4+4 Eğitim modeline destek veriyorum
Hiç (1406)
Az (29)
Orta (16)
Çok (134)
imgbu yükle paylaş yorumla kullan