BİR ÖĞRETMEN DAHA OKUL BAHÇESİNDE KATLEDİLDİ! OKULLARDA CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK!

28 Eylül 2026

Osmaniye Farabi Anadolu Lisesinde görev yapan meslektaşımız Mehmet Bilgili, okul bahçesinde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmiştir.

Görevinin başında, çalıştığı okulun bahçesinde yaşamdan koparılan meslektaşımız Mehmet Bilgili’ye rahmet; ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz.

Öfkemiz büyüktür!

Osmaniye Valiliği tarafından yapılan açıklamada saldırının nedeninin “kişisel husumet” olduğu belirtilmiştir. Ancak saldırının nedeni ne olursa olsun değişmeyen, görmezden gelinemeyecek bir gerçek vardır:

Bir öğretmen, görev yaptığı okulun bahçesinde silahlı saldırıya uğramış ve hayatını kaybetmiştir.

Osmaniye Valisinin “kişisel husumet” açıklaması, okulların güvenliğinin nasıl sağlandığına ilişkin soruları ortadan kaldırmaz. Failin kimliği ya da saldırının gerekçesi, okulun ve eğitim emekçilerinin güvenliğinin sağlanmasına ilişkin kamusal sorumluluğu tartışılmaz hale getirmez.

Çünkü o silah bir okulun bahçesine girmiştir!

Çünkü o kurşun, görevinin başındaki bir öğretmene sıkılmıştır!

Çünkü bir eğitim emekçisi, kendisini güvende hissetmesi gereken çalışma alanında yaşamını yitirmiştir!

Eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının ardından yalnızca açıklama yapılmasını, birkaç günlük kamuoyu tepkisinin ardından konunun unutulmasını kabul etmiyoruz.

Daha bu sabah Van’dan da henüz 7. sınıf öğrencisi bir çocuğun okula pompalı tüfekle giderken velilerin dikkati sayesinde fark edildiği ve olası bir facianın eşiğinden dönüldüğü haberini aldık.

Daha kaç okulun bahçesinden cenaze çıkacak?

Daha kaç okulun koridorunda, bahçesinde, kapısında silah konuşacak?

Daha kaç öğretmen ve öğrenci yaralanacak ya da yaşamını yitirecek?

Can güvenliğimizin sağlanması için daha ne olması bekleniyor?

Geçtiğimiz nisan ayında peş peşe yaşanan şiddet olaylarının ardından uyardık: Önlem alın!

Manisa’da öğrencilerimizin yaralandığı olayların ardından alanlara çıktık, Milli Eğitim Bakanlığının önünden seslendik:

“OKULLARDA CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK!”

Yaz tatili boyunca okullardaki güvenlik zafiyetini gidermek, kadrolu güvenlik personeli istihdam etmek, eğitim emekçilerinin ve çocuklarımızın can güvenliğini korumak için tek bir adım dahi atılmamıştır.

Okullar açıldıktan bir hafta sonra 7 bakanlık yan yana dizilip kameralar karşısında “tüm tedbirler” alındı diyerek gövde gösterisi yapmış, göstermelik bir “güvenlik protokolü” imzalamıştır.

Kamera karşısındaki içi boş vaatlerin, süslü imza törenlerinin üzerinden geçen 1 haftanın bilançosu; okul bahçesinde katledilen bir öğretmen, 11 yaralı öğrenci ve velilerin dikkati sayesinde engellenen pompalı tüfekli bir çocuk!

Protokol imzalamak önlem almak değildir! Kameralar önünde poz vermek okulları korumak değildir!

Nerede aylardır istediğimiz kapsamlı şiddet eylem planı?

Nerede alındığı iddia edilen tedbirler?

Nerede 7 bakanlığın imzaladığı protokolün sahadaki karşılığı?

Okul kapılarına dayanan pompalı tüfeklerin, ruhsatsız silahların hesabını kim verecek?

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e sesleniyoruz:

Sizin göreviniz müfredat dayatmalarıyla, ideolojik projelerle, öğretmenin ne giyeceğiyle uğraşmak değildir. Sizin asli sorumluluğunuz bu ülkenin öğretmenini okul bahçesinde korumak, öğrencisini okulun kapısından sağ salim alıp çıkarmaktır.

Okullarda öğretmenin ve çocuğun yaşam hakkını korumayan hiçbir eğitim politikasının, göstermelik protokolün bizim gözümüzde hükmü yoktur.

Öğretmenimiz Mehmet Bilgili’nin görevi başında katledilmesinde ihmali ve sorumluluğunu bulunan herkes yargı önünde hesap verene, okullarda can güvenliğimiz sağlanıncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz.

 

MERKEZ YÖNETİM KURULU