HEDEF GÖSTERMEYE LiNÇ KÜLTÜRÜNE GEÇİT YOK!

23 Mart 2026

GALERİ
HEDEF GÖSTERMEYE LiNÇ KÜLTÜRÜNE GEÇİT YOK! | EĞİTİM İŞ HEDEF GÖSTERMEYE LiNÇ KÜLTÜRÜNE GEÇİT YOK! | EĞİTİM İŞ HEDEF GÖSTERMEYE LiNÇ KÜLTÜRÜNE GEÇİT YOK! | EĞİTİM İŞ HEDEF GÖSTERMEYE LiNÇ KÜLTÜRÜNE GEÇİT YOK! | EĞİTİM İŞ HEDEF GÖSTERMEYE LiNÇ KÜLTÜRÜNE GEÇİT YOK! | EĞİTİM İŞ HEDEF GÖSTERMEYE LiNÇ KÜLTÜRÜNE GEÇİT YOK! | EĞİTİM İŞ HEDEF GÖSTERMEYE LiNÇ KÜLTÜRÜNE GEÇİT YOK! | EĞİTİM İŞ HEDEF GÖSTERMEYE LiNÇ KÜLTÜRÜNE GEÇİT YOK! | EĞİTİM İŞ

RESİMLERİ GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN ÜSTÜNE TIKLAYINIZ

Eğitim-İş olarak; Atatürk’e yönelik hakaretin Cumhuriyet’e yönelmiş bir saldırı olduğunu vurgulamak ve Cumhuriyetçi bir eğitim emekçisinin hedef gösterilmesine, linç edilmesine ve öğrenci ile veliler üzerinden baskı kurulmasına karşı Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdik.

 

Açıklamamıza Genel Başkanımız Kadem Özbay, Manisa 1 No’lu Şube Başkanımız Lale Kale, Manisa 2 No’lu Şube Başkanımız Cem Kadir Bedirhanoğlu, Manisa 3 No’lu Şube Başkanımız Mehmet Şen, İzmir 1 No’lu Şube Başkanımız Özgür Şen, İzmir 2  No’lu Şube Başkanımız Yılmaz Dalgalı, İzmir 3 No’lu Şube Başkanımız Barış Düdü, İzmir 4  No’lu Şube Başkanımız Elbey Kale, İzmir 5  No’lu Şube Başkanımız Yusuf Kaya, İzmir 6  No’lu Şube Başkanımız Rıza Gürbüz, İzmir 7  No’lu Şube Başkanımız Mustafa Gök, yöneticilerimiz ve üyelerimiz katıldı.

 

Genel Başkanımız Kadem Özbay’ın burada yaptığı açıklama şöyle:


“Değerli Mücadele Arkadaşlarım, Cumhuriyetin Aydınlık Yüzleri, Kıymetli Basın Emekçileri;

 

Eğitim-İş’in, Cumhuriyetçilerin olduğu yerde karanlık hesaplar tutmaz!


Bugün Turgutlu’dayız; çünkü Cumhuriyetçi bir eğitim emekçisini ismiyle ve fotoğrafıyla hedef haline getirmek isteyenlere, öğrenci ve velilerimiz üzerinde baskı kurmaya çalışan bu anlayışa karşı “Haddinizi bilin!” demeye geldik!


Arkadaşımızı bu linç düzenine teslim etmeyeceğimizi bir kez daha ilan etmeye, gerçeği çarpıtanların kurduğu sahte gündemi boşa çıkarmaya geldik!

 

Manisa Turgutlu’da bir öğretmen, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret ettiği iddiasıyla tutuklanmıştır. Olay yargıdadır. Ancak bizi asıl buraya getiren, bu olayın hemen ardından devreye sokulan o organize hedef gösterme sürecidir! Günlerdir bir trol ordusu tarafından pişirilen bu linç kampanyası, en sonunda malum şahıs, Fatih Tezcan eliyle bir infaz girişimine dönüşmüştür. Okul müdür yardımcısı olan üyemiz; ismiyle, açık kimliğiyle ve fotoğrafıyla teşhir edilerek yalan yanlış algılarla milyonların önüne atılmak istenmiştir.

 

Burada asıl niyetin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Geçmişte Cumhuriyet değerlerini bir “parantez” olarak gören, Lozan’ı hezimet sayan, hatta “Yunan galip gelseydi” diyen zihniyetle kol kola girenlerin; bugün kalkıp bir  Cumhuriyetçi eğitimciyi hedef göstermesi tesadüf değildir. Atatürk’ün aziz hatırasına yönelik söylemleri nedeniyle yargı önünde defalarca hesap vermiş bir anlayışın, bugün benzer iddialarla karşı karşıya olan bir şahsı savunmak için sıraya girmesi, aslında kimlerin hangi karanlık noktada ortaklaştığının en açık kanıtıdır.

 

Şimdi o linç korosuna, o sahte adalet bekçilerine soruyoruz: Hadi bir kere dürüst olun!

 

O öğretmenin öğrencilere attığı, Atatürk’e ve Cumhuriyet değerlerine ağır hakaretler içeren o mesajları hepimiz biliyoruz. Siz de biliyorsunuz! Hadi dürüst olun; o hakaretleri savunabiliyor musunuz? İnkar mı ediyorsunuz?


Aslında siz de bir kere dürüst olsanız ya! Atatürk ve Cumhuriyet hakkında o kapalı kapılar ardındaki gerçek fikirlerinizi açıkça söyleyecek cesaretiniz var mı? İkiyüzlülüğü bırakın, takiye yapmayın, o sahte maskelerinizi indirin artık!

 

Bizim duruşumuz açık ve nettir:


Bizler, kimsenin sadece düşüncesi nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılmasını doğru bulmayız. Ancak şunu da açıkça ifade ederiz: Atatürk’e, Cumhuriyetin kurucu değerlerine ve bu ülkenin ortak hafızasına düşmanlık eden bir anlayışın çocuklarımızla aynı eğitim ortamında yer almasını da kabul etmeyiz!


Okullar nefretin, dogmanın değil; aydınlanmanın yuvasıdır. Atatürk’ün çocuklarına kimse nefret aşılayamaz!

 

Fatih Tezcan ve onun gibi sosyal medya tetikçilerine sesleniyorum:


Sen kimsin? Hangi cüretle kamu görevlilerinin ismini, fotoğrafını, adresini paylaşıp hedef gösteriyorsun? Hangi hukuksuz yetkiyle “ihbar hattı” kurup devletin memurunu fişlemeye kalkıyorsun? Sen bu hukuksuzluğa alışmış olabilirsin ama burası bir kabile devleti değildir! Olmasına da asla seyirci kalmayız; burası Türkiye Cumhuriyeti’dir!


Bir kadın eğitimciyi fotoğrafıyla teşhir edip linç kampanyası başlatmak, doğrudan bir güvenlik tehdididir ve açıkça suçtur. Bu provokasyonun, bu fişleme gayretinin hesabını hukuk önünde tek tek soracağız. Kimse kendini yargının, kolluğun ve devletin yerine koymaya kalkmasın!

 

Buradan Valiliğe, Kaymakamlığa, Emniyete sesleniyorum:


Devletin memuru ismiyle, fotoğrafıyla açıkça hedef gösterilirken sessiz kalamazsınız! Bu sessizlik, linç kültürüne ortak olmaktır. Öğretmenimize, öğrencilerimize ve velilerimize en ufak zarar gelirse, sorumlusu sadece o paylaşımları yapanlar değil, görevini yapmayan makam sahipleridir!

 

Eğitim-İş olarak bir kez daha ilan ediyoruz:


•⁠  ⁠Eğitim emekçilerini hedef gösteren bu zehirli dili reddediyoruz.
•⁠  ⁠Okulları ideolojik çatışma alanı haline getirmek isteyen karanlığa teslim olmayacağız.
•⁠  ⁠Cumhuriyetin öğretmenini, bu organize cehaletin eline bırakmayacağız!

 

Gerçek tehdit, Cumhuriyetçi öğretmenler değil; Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığıdır, hukuksuzluktur, nefret dilidir ve bu ülkenin değerlerine düşmanlıktır.

 

Cumhuriyetin öğretmenini de, Cumhuriyetin değerlerini de hedef gösterenlere karşı; susmayacağız, geri adım atmayacağız, asla teslim olmayacağız!”