İMAM HATİPLİLERE ÖZEL SPOR OYUNLARI EĞİTİMDE EŞİTLİĞİ YOK SAYMAKTIR
TÜİK VERİLERİ HALKIN YAŞADIĞI EKONOMİK BUNALIMI YANSITMAMAKTADIR!
İNSANCA YAŞAYACAK ÜCRET VE ADİL EMEKLİLİK İÇİN TOPLADIĞIMIZ ON BİNLERCE İMZAYI TBMM BAŞKANVEKİLİNE TESLİM ETTİK
MEB'TEN ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREVDE YÜKSELME SINAVI BAŞARI SIRALAMASININ AÇIKLANMASINI TALEP ETTiK!
DOĞAYI SAVUNMAK SUÇ DEĞİLDİR!
03 Nisan 2026
Daha önce ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından İstanbul’da düzenlenen İmam Hatip Spor Oyunları, bu yıl Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ve Öncü Spor Kulübü işbirliğiyle Türkiye geneline yayılıyor. Böylece zaten tartışmalı olan bir uygulama, artık doğrudan devlet eliyle ve kamusal kaynaklarla yürütülen ulusal bir organizasyona dönüştürülmüş oluyor.
Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün resmi yazılarında da açıkça görüldüğü üzere, bu organizasyon yalnızca imam hatip ortaokulları ve liselerini kapsayacak şekilde planlanmıştır ve süreç doğrudan bu okullarda görev yapan öğretmenler üzerinden yürütülmektedir. 
İmam Hatip Spor Oyunları’nın İstanbul’la sınırlı kalmayıp ülke geneline açılması, masum bir “spor faaliyeti” olarak sunulsa da gerçekte eğitimdeki açık eşitsizliğin yeni bir halkasıdır. Devletin bütçesiyle finanse edilen bir organizasyonun yalnızca imam hatip ortaokulları ve liselerine yönelik planlanması, Anayasa’da güvence altına alınmış eşitlik ilkesinin açık ihlalidir.
İstanbul’da 17, Anadolu’da 5 branşla başlatılan bu organizasyon, bugün Adana’da uygulanmakta ve tüm ülkeye yayılması hedeflenmektedir. Yani artık istisna değil, kalıcı bir politika haline getirilmektedir.
Hedef olarak ne söyleniyor?
“Her okulun, her öğrencinin en az bir branşla buluşması.”
Peki hangi okulun, hangi öğrencinin?
Cevap net: Sadece imam hatiplerin.
Bu ülkede spor yapmaya, yarışmaya, sosyalleşmeye ihtiyacı olan öğrenciler yalnızca imam hatiplerde mi okuyor? Bu organizasyonun dışında bırakılan yüz binlerce öğrenciye devlet ne söylemektedir? Spor ve sosyal etkinlik hakkı herkese değil, belirli bir okul türüne mi aittir?
Ortaya çıkan tablo tesadüf değildir. Bu uygulama, AKP iktidarının yıllardır sürdürdüğü imam hatip merkezli eğitim politikasının doğal bir sonucudur. Aynı anlayış; okul yapımından bütçe dağılımına, öğretmen atamalarından projelere kadar imam hatiplere sistematik biçimde ayrıcalık tanımış, diğer okul türlerini ise ikinci plana itmiştir. Şimdi bu ayrıcalık alanı spor faaliyetleriyle daha da genişletilmektedir.
Bu bir ihtiyaçtan doğan tercih değil; kamu gücü kullanılarak belirli bir okul türünün sistematik biçimde desteklenmesidir. Kamusal eğitimin tarafsızlık ilkesini yok sayan, devletin tüm çocuklara eşit mesafede durma yükümlülüğünü ortadan kaldıran bilinçli bir yönelimdir. Birleştirici olması gereken spor alanı bile ayrıştırılmakta; öğrenciler okul türlerine göre yeniden sınıflandırılmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığına soruyoruz:
Devletin spor organizasyonları neden tek bir okul türüne hizmet eder hâle getirilmiştir?
Neden eşitlik yalnızca söylem düzeyinde kalmaktadır?
Eğitimde eşitlik, süslü hedef cümleleriyle değil; tüm öğrencileri kapsayan uygulamalarla sağlanır. İmam hatiplere tanınan bu ayrıcalıklar sona ermeden, eğitimde eşitlikten söz etmek mümkün değildir. Kamusal kaynaklar, bir zümrenin değil; Türkiye’deki tüm çocukların hakkıdır.
İmam hatipleri diğer devlet okullarından üstün gören bu zihniyet, artık lafı dolandırmamalıdır. Madem uygulamalarınızla imam hatipleri kayırıyor, madem kamusal imkanları yalnızca bu okullara seferber ediyorsunuz; o halde çıkıp bunu açıkça ifade etme cesaretini de gösterin.
Çünkü bugün yapılan tam olarak budur. Spor turnuvalarından sosyal projelere, fiziki yatırımlardan bütçe tercihlerine kadar imam hatipler ayrıcalıklı bir konuma yerleştirilirken, diğer devlet okulları bilinçli biçimde geri plana itilmektedir. Bu yaklaşım; eğitimde eşitliği, adaleti ve kamusal sorumluluğu yok sayan ayrımcı bir pratiğe dönüşmüştür.
Devlet, okul türlerine göre taraf tutamaz; çocuklar arasında ideolojik tercihler üzerinden hiyerarşi kuramaz. Bunu yapan bir anlayışın yürüttüğü şey eğitim değil, kadrolaşma ve toplumsal mühendisliktir.
Bunun adı ne spor ne proje ne de gençlik faaliyetidir.
Bunun adı, devlet eliyle kurulan ayrıcalık düzenidir.
Ve bunun adı açık bir eşitsizliktir.