TOPLUMSAL BARIŞ; DEMOKRASİ, HUKUK VE CUMHURİYETLE MÜMKÜNDÜR
Mazeret Tayininde Büyük Mağduriyet: Kontenjan Yok, İl ve İlçe Emri Belirsiz, Öğretmenler Ailelerinden Ayrı Kalmaya Mahkûm!
Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğine Dava Açtık
GÜVENLİ OKUL İÇİN GÜVENLİKÇİ DEĞİL, BÜTÜNCÜL POLİTİKA ŞARTTIR
LGS SONUÇLARI EĞİTİMDEKİ EŞİTSİZLİĞİN BELGESİDİR
21 Temmuz 2020
Muğla’da kendisinden 5 gündür haber alınamayan üniversite öğrencisi Pınar Gültekin, Cemal Metin Avcı isimli erkek tarafından canice, insafsızca öldürüldü.
Yaşamından, ailesinden, arkadaşlarından, umutlarından hunharca koparılan Pınar’ın katili ve bu canavarlığı yaratanlar, topluma kutuplaştırıcı politika ve söylemlerle şiddeti aşılayan, din ve ahlak adına sıkça kullandıkları cinsiyetçi, sözde muhafazakâr söylemlerle kadını değersizleştirmek isteyen, “Türk aile yapısına uymadığı” iddiasıyla İstanbul Sözleşmesi’ni iptal etmeye çalışanlardır.
Kadını sadece aile içinde var etmeye çalışan, kahkahasını yasaklayan, hamileyken eve kapatmayı uygun gören, kaç çocuk yapacağına ve nasıl doğuracağına karar veren, kadının nasıl giyineceği konusunda hükümler koyabilen bir anlayışı topluma dayatmayı, yaşamda uygulanabilir kılmayı kendine görev edinenler bu cinayetin azmettiricisidir.
Her gün en az üç kadının öldürüldüğü, onlarcasının tacize, tecavüze ve şiddete uğradığı, iktidarın açıkça kadınlara savaş açtığı bu sistemde, kadınlar sadece nefes almak için bile mücadele etmek zorundadır.
Aile içinde, işyerlerinde, sokakta… kadına şiddet gündelik hayatın bir parçası haline gelmiş, özellikle son yıllarda kadın cinayetleri katlanarak artmıştır. Kadınları korumak bir yana, onları kendi iktidarı için tehdit olarak gören siyasi iktidar, kadınların her türlü şiddet ve ayrımcılıktan korunması, kadınlarla erkekler arasında eşitliğin yaygınlaştırılmasını hedefleyen İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeyi planlamaktadır. Tam da bu yüzden kadın cinayetleri münferit değil, politiktir.
Yapılması gereken; hiç vakit kaybetmeden şiddet gören kadınların korunmasındaki bürokratik engellerin tamamını kaldırmak, kadın katillerine asla ceza indirimi uygulamamak, hafifletici sebep aranmadan caydırıcı cezalar verilmesini sağlamak, İstanbul sözleşmesinin getirdiği yükümlülüklere uygun bir biçimde hareket etmektir.
Bu katliamları önlemeyen sistemle, kadın cinayetlerine karşı kör olan adalet sistemi ile mücadelemiz devam edecektir!
Ailesine, yakınlarına ve arkadaşlarına başsağlığı diliyor Pınar ve katledilen tüm kadınlar için ADALET istiyoruz!
MERKEZ YÖNETİM KURULU