3 MART DEVRİM YASALARI 102 YAŞINDA!
ÖĞRETMENLERİMİZİ VE ÖĞRENCİLERİMİZİ KORUYAMAYAN BİR SİSTEM KABUL EDİLEMEZ!
OKULLARI VE ÇOCUKLARI HEDEF ALMAK İNSANLIK SUÇUDUR! EMPERYALİST SALDIRGANLIĞI KINIYORUZ, YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ
3 MART DEVRİM YASALARI: CUMHURİYETİN EĞİTİM DEVRİMİ PANELİ
EMPERYALİSTLERİN İRAN SALDIRILARI DERHAL SON BULMALIDIR
27 Şubat 2026
Şubat ayında sebze ve süt ürünlerinde yaşanan fiyat artışı beslenme çantasının maliyetini bir önceki aya göre %5,12 artırdı. Şubat ayı aylık beslenme çantası maliyetinin asgari ücret içindeki payı %6,85, en düşük emekli maaşı içindeki payı %9,61, en düşük öğretmen maaşı içindeki oranı ise %3,05’dir.
BESLENME ÇANTASI ENFLASYONUNU NEDEN HESAPLIYORUZ?
Ülkede yaşanan ekonomik krizden kurtuluşun yolunu emekçinin gelirine el koymakta bulan siyasi iktidar, toplumu açlığa ve yoksulluğa sürüklemiştir. Fiyatların yüksek oranlarda artmasına karşın TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)’in açıkladığı gerçek dışı enflasyon oranlarına göre belirlenen gelir artışları düşük kalmış, halk günden güne yoksullaştırılmıştır.
Ülkede derinleşen bu süreçten en fazla etkilenen kuşkusuz çocuklardır. Toplumun genel olarak yaşadığı yoksulluk süreci çocuklar için de gün geçtikçe vahim bir tabloya dönüşmüştür.
Ailesi yanında sosyal ve ekonomik açıdan desteklenen çocuk sayısı
Kaynak: https://www.aile.tr/media/283133/performans-2026-spreads.pdf
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre yoksulluk kapsamında aile yanında desteklenen çocuk sayısı 2025 yılında 12 bin 680 artarak 182 bin 997’ye ulaşmıştır. 2026 yılı için hedeflenen daha yüksektir. Bu durum ülkede çocuk yoksulluğundaki artışın bir kanıtıdır.
TÜİK verileri de bu durumu doğrular niteliktedir. Yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların (AROPE) oranına bakıldığında %36,8 ile en yüksek yoksulluğun 0-17 yaş grubuna ait olduğu görülmektedir. Gerek TÜİK gerekse Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerinde de görüldüğü üzere sonu gelmeyen yoksullaşma süreci çocukları da içine almış, bununla da kalmayıp çocuk işçi sayısındaki artışı beraberinde getirmiştir. En son 2024 yılında 15-17 yaş arası çocuk işçi sayısı 869 bine ulaşmıştır. Oldukça sınırlı bir yaş aralığı için kayıtlı verilere göre açıklanan bu sayının bile 1 milyona yaklaşmış olması, tüm çocukların dikkate alınması halinde iki katından fazla olacağını ortaya koymaktadır. Buna ek olarak yine yoksulluğun mecbur bıraktığı MESEM’lerde halihazırda560 bin 551 çocuk bulunmaktadır. Sonuçta çocuklar sürecin getirdiği zorluklar ile mücadele etmek için ya eğitim alırken bir taraftan da çalışarak ya da eğitimi tamamen terk ederek sermayedarın sömürüsü altına girmiştir.
Tüm bu şartlar altında çocuk yoksulluğu azalmak yerine daha fazla artmakta, binlerce çocukokula aç gitmekte, aileler sürekli artan fiyatlara karşı beslenme çantalarını dolduramamakta,alım gücü her geçen gün düşmektedir. Eğitim-İş olarak; Milli Eğitim Bakanlığı okullarda bir öğün ücretsiz yemek uygulamasına geçene kadar her ay beslenme çantası maliyetini ve aylık artış oranını açıklayacağız. Okulda aç kalan tek bir çocuk kalmayıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.