3 MART DEVRİM YASALARI 102 YAŞINDA!
ÖĞRETMENLERİMİZİ VE ÖĞRENCİLERİMİZİ KORUYAMAYAN BİR SİSTEM KABUL EDİLEMEZ!
OKULLARI VE ÇOCUKLARI HEDEF ALMAK İNSANLIK SUÇUDUR! EMPERYALİST SALDIRGANLIĞI KINIYORUZ, YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ
3 MART DEVRİM YASALARI: CUMHURİYETİN EĞİTİM DEVRİMİ PANELİ
EMPERYALİSTLERİN İRAN SALDIRILARI DERHAL SON BULMALIDIR
25 Şubat 2026
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda, İŞKUR aracılığıyla yürütülen TYP (Toplum Yararına Programlar) kapsamında görev yapan personellerin iş akitleri 1 Mart itibarıyla sona ermektedir. Mevzuat gereği 9 ayla sınırlandırılan bu uygulama nedeniyle binlerce emekçi işsiz kalırken, okullar temizlik ve güvenlik hizmetlerinde ciddi bir belirsizliğin içine sürüklenmektedir.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin daha önce yaptığı açıklamada TYP uygulamasının 2026 bahar yarıyılı itibarıyla kaldırılacağını ve yerine daha sürdürülebilir bir model getirileceğini duyurmuştu. Ancak bugüne kadar kamuoyuna açıklanmış somut bir plan, takvim ya da kadrolu istihdama ilişkin net bir irade ortaya konmamıştır. Açıklamalar var, çözüm yoktur.
Bugün gelinen noktada birçok okulda görev yapan personel 9 aylık çalışma süresini doldurmuş durumdadır. Yerlerine yeni personel görevlendirilmesi halinde ise Mart ayında başlayacak bir çalışanın Nisan–Mayıs–Haziran döneminde uyum süreci yaşayacağı açıktır. Bu süreçte okulların personel yetersizliği yaşaması, temizlik ve güvenlik hizmetlerinde aksamalara yol açması kaçınılmazdır. Eğitim kurumlarında hizmetin sürekliliği esastır; geçici ve kısa vadeli çözümlerle bu süreklilik sağlanamaz.
Diğer yandan TYP kapsamında çalışan personeller zaten düşük ücretlerle ve güvencesiz koşullarda görev yapmaktadır. 9 ayın sonunda işsiz kalmaları, hem kendileri hem de aileleri açısından ciddi bir mağduriyet yaratmaktadır. Kamu hizmeti, geçici iş gücü üzerinden ve insanları sürekli belirsizlik içinde bırakarak yürütülmemelidir.
Bakanlık, okulların temizlik ve güvenlik ihtiyaçlarını geçici çözümlerle değil, kalıcı ve kadrolu personel istihdamıyla karşılamalıdır. Okul yöneticilerini ve velileri zor durumda bırakan bu tablo, siyasi iktidarın işsiz yurttaşların emeğini sömürerek kamu hizmeti yürütme anlayışının bir yansımasıdır. Çocuklarımızın sağlığı ve güvenliği geçici işgücüyle sağlanamaz; kalıcı çözümler için gerçek adımlar atılmalıdır.
Bu durumda, sorumluluk Milli Eğitim Bakanlığı’na aittir. Eğitimde tasarruf olmaz; çocuklarımızın geleceği ve sağlığı için gerekli kaynaklar öncelikli olarak eğitim kurumlarına aktarılmalıdır.
Bakanlığa açıkça soruyoruz:
Okulların temizlik ve güvenliği hangi planlamayla sürdürülecektir?
İşsiz bırakılan emekçilerin yerine nasıl ve ne zaman kadrolu istihdam sağlanacaktır?
Belirsizlik değil, somut adım bekliyoruz.
Geçici çözümler değil, kalıcı ve adil bir istihdam modeli talep ediyoruz.