Darbelerin Panzehiri Laik Cumhuriyet ve Bilimsel Eğitimdir!
KONFEDERASYONUMUZ KAMU - İŞ'İN TBMM ÖNÜNDEKİ EYLEMİNE KATILDIK
Mazeret Tayininde "İlçe Grubu" Barajı: Öğretmenin Anayasal Hakkı Gasp Edilemez!
Emeğe ve Planlamaya Saygı İstiyoruz: Rehber Öğretmenlerimizin Emeği Siyasi / Bürokratik Hesaplara Feda Edilemez!
MEB’in Ek Ders Düzenlemesi Yetersiz ve Eksik Kaldı
12 Şubat 2023
Deprem kuşağında yer alan bir ülke olduğunun bilinciyle yönetilmeyen, kentleşme politikaları ve yapı stokları bu gerçeğe değil ranta göre şekillendirilen Türkiyemiz, yaşadığı büyük depremle her anlamda ağır hasar almıştır. 10 ili vuran, bazı büyük ilçe ve mahalleleri adeta yok eden, bizi daha netleşmeyen rakamlarla bile 30 bin insanımızdan koparan bu afet, eğitime de büyük bir darbe vurmuştur.
Zaten kronikleşen sorunlarla can çekişirken bir de bu afetten vurgun yiyen eğitim sistemimiz için kısa ve orta vadeli kritik kararlar almak kuşkusuz kaçınılmaz olmuşken, iyileştirme yapmak yerine apar topar ve “ben yaptım oldu” usulüyle üniversitelerin kapatılmasına karar vermek eğitimde açılan yarayı dağlayacak niteliktedir.
Her şeyden önce notunu düşmek gerekir ki: Türkiye’nin bu büyük acıyı yaşamasının ana nedenlerinden biri de eğitimsizlik ve eğitime önem verilmemesidir. Eğitimsizlik nedeniyle yüzleştiğimiz bu kara tabloda ilk kararımız yine eğitime ara vermek, yani eğitimsizlik olmamalıdır. Çünkü acı tecrübelerimizle biliyoruz ki bir yanlış, başka bir yanlışı düzeltmeyecektir.
Sadece birkaç yıl içinde çok vahim sonuçlara yol açması kaçınılmaz olan üniversitelerin kapatılması kararını her boyutuyla değerlendirecek olursak:
Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Türkiye’nin güney kıyılarının büyük bir otel/konaklama gücü, batısının ise şişirilmiş inşaat sektörü nedeniyle boş konutlar diyarı olduğu düşünülürse depremzedelerin barınma sorununu çözmek için daha aklı selim yollar olduğu görülecektir. Turizmden değil, inşaat sektöründen değil, ilk fırsatta yine eğitimden eksiltmek, ülkenin geleceğinden eksiltmektir.
Eğitim, her zorlukta elimizin uzanacağı kara gün akçesi değil, o zorlukları daha az yaşayacağımız bir geleceğe uzanana yegane merdivendir.
MERKEZ YÖNETİM KURULU