DANIŞTAY YÜRÜTMEYi DURDURDU, MEB PROJE OKULLARINDA KEYFİLİĞE DEVAM EDİYOR!
EĞİTİMİ KUŞATAN ŞİDDETE KARŞI ALANLARDAYDIK!
“EĞİTİMDE ŞİDDETLE MÜCADELE: GÜVENLİ OKULLAR MÜMKÜN MÜ?” RAPORUMUZ YAYINDA!
HiZMET İÇİ EĞİTİM ONAY SÜREÇLERİNE İLİŞKİN TALEPLERİMİZİ MEB'E İLETTİK
OKUL HEMŞiRELERiNiN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERiLERiNE iLiŞKiN GÖRÜŞ VE ÖNERiLERiMiZi MEB’E SUNDUK
23 Haziran 2017
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Ortaöğretim Kurumlarında 2017-2018 Eğitim Öğretim yılı Hazırlık sınıfları ile 9.sınıflarda uygulanmak üzere kademeli geçiş ile uygulanmasını kararlaştırdığı haftalık ders çizelgeleri bizi şaşırtmamıştır.
MEB adeta her yıl haftalık ders çizelgesi değiştirir hale gelmiştir. Son çizelgeler 2014-2015 eğitim öğretim yılında yürürlüğe girmişken daha mezun dahi vermeden yeniden değiştirilmiştir.
Çizelgelerin içerikleri bir tarafa yayımlanma tarihi bile anlamsızdır. Öğretmenlerin il içi yer değiştirmelerinin sona erdiği, il dışı yer değiştirmelerin ise başlayacağı bir dönemde açıklama yapan MEB, bu değişikliğin norm kadroları etkileyeceğini dahi hesaba katmamıştır. Bu hesapsızlık önümüzdeki süreçte bu değişikliğe bağlı olarak okullarımızda norm fazlası olan öğretmenlerden tutun da ihtiyaç oluştuğu halde istekli ve yeterli puana sahip öğretmenlerin atanamayıp boş kaldığı kurumlara kadar birçok sorunu beraberinde getirecektir.
Bugün MEB İstatistiklerine göre sadece 9. sınıfta 61 bin civarında şube vardır. Bu durumda tüm sınıflarda daha birkaç yıl önce değiştirilip 2 saatten 3 saate çıkarılan ve bu değişiklik ile yeniden 2 saate düşürülen Biyoloji dersinden 61 bin saat azalması, yani norm hesabında kullanılan 21 saat esasına göre 2904 öğretmen normunun azalması demektir. Bunun gelecek yıllara yansımasını da hesaplarsak bir saatlik ders değişiminin 10 binin üzerinde normu etkilediği, kadro daralması yarattığı, atama bekleyen öğretmenleri hüsrana uğratacak kararlara imza atıldığı görülecektir.
MEB, tüm sınıflarda Biyoloji dersini 3 saatten 2’ye düşürürken Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini yıllardır 1 saat uygulanırken 2 saate çıkararak adeta eğitimi, bilimi, ülke geleceğini değil tamamen siyasi malzeme odaklı çalışmayı esas aldığını tescillemiştir. Bugün okullarımızdaki yöneticilerin yöneticilikleri sonlandırılırsa binlerce Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni norm fazlası duruma düşecekken ve son 15 yılda yoğun bir şekilde atama yapılmışken MEB, ders saatini arttırarak yeniden istihdam alanı yaratmakta ve oluşacak ihtiyaçların atama yoluyla doldurulmaması durumunda cami imamlarının bu derslere girmesinin yolunu açmaktadır.
Yine çizelgeler incelendiğinde T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersini 11. sınıftan 12. sınıflara kaydırarak hem yüksek öğretime geçiş sınavlarından hem de 12. sınıf öğrencilerinin okula devamlarının az olmasından kaynaklı bir siyasi karara imza atmıştır.
Müfredatta yapılan bilimden uzak siyasi manevralarla dolu değişiklikleri de değerlendirdiğimizde her şey daha açık ortaya çıkmaktadır.
Okullarda zorla okutulmaya çalışılan din esaslı dersler yeterli bulunmamış İslam Kültür Ve Medeniyeti, İslam Bilim Tarihi gibi yeni dini temelli dersleri eklenmiştir.
MEB, bazı eklemeleri yaparken Biyolojinin yanı sıra Yabacı Dil’de bazı okullarda Matematik’te dahi azaltmalara gitmiştir.
MEB, mali destek, servis desteği, imam hatipten mezun olana askeri lise ve polis okulunda öncelik gibi teşviklerin yanı sıra başka alternatif bırakmayıp zorunlu tercihler ile dolduramadığı İmam Hatipleri, yeni okul türleri yaratarak cazip hale getirmenin yollarını aramaktadır. Gelecekte proje okulu adı altında içini boşalttığı köklü Anadolu Liselerimiz, Fen ve Sosyal Bilimler Liselerimizi başarısız; icat ettikleri bu okulları ise başarılı göstermeyi amaçlamaktadırlar.
MEB, artık 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda da yer alan;
Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak,
Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;
Hedefinden vazgeçerek;
Yine kanunda geçen;
-Genellik ve eşitlik,
-Eğitim hakkı,
-Fırsat ve imkan eşitliği,
İlkelerinden de vazgeçerek “dindar ve kindar nesiller” yetiştirmek, inanç temelli bir politika ile toplumu ayrıştırmak amacına doğru hızla ilerlemektedir.
Bu değerlendirmeler ışığına okul türleri bazında yapılan değişikliklere bakacak olursak;
Anadolu Liselerinde;
Hazırlık Sınıfı Bulunan Anadolu Liselerinde;
Sosyal Bilimler Liseleri
Fen Lisesi:
Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
Anadolu İmam Hatip Lisesi