LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI, CUMHURİYETİMİZİN TAPUSUDUR!

23 Temmuz 2026

24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması, yalnızca savaşı sona erdiren bir belge değil; emperyalizme karşı destansı bir mücadele veren bir halkın tebaadan yurttaşa, çökmeye mahkûm imparatorluktan modern bir ulus devlete geçişin uluslararası alanda tescillenmesidir. Yedi düvele karşı kazanılan Kurtuluş Savaşı’nın siyasi zaferi Lozan ile perçinlenmiş, emperyalizmin Sevr ile vurmak istediği pranga Lozan ile parçalanmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tüm dünyaya kabul ettirdiği tarihi bir belge olan Lozan, sadece diplomatik bir başarı değil, aynı zamanda halk egemenliğine dayanan yeni bir rejimin, tam bağımsız bir devletin tarihsel kurtuluş ve kuruluş beyanıdır.

Tarihin ışığında biliyoruz ki siyasi egemenlik, ancak ekonomik bağımsızlıkla varlığını sürdürebilir. Lozan’ı zafer kılan en temel unsurlardan biri; asırlık kapitülasyonların prangasından kurtuluşumuzdur. Öte yandan Lozan, adı üstünde bir “barış” antlaşmasıdır. Genç Cumhuriyetimiz, Lozan’ın sağladığı kalıcı barış iklimi sayesinde yönünü çağdaşlaşmaya dönebilmiş; fabrikalarını, kurumlarını ve okullarını bu sağlam temel üzerinde inşa edebilmiştir. Bu yönüyle Lozan, ülkemizin sınırlarını çizmekle kalmamış, aydınlanma devrimimizin de temellerini atmıştır. Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve devrimlerine yürekten bağlı eğitim emekçileri olarak “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür”nesiller yetiştirme idealimiz, gücünü doğrudan Lozan ile sağlanan kazanımlardan almaktadır.

Ancak ne yazık ki tarihsel gerçeklikten ve akıldan yoksun saldırılar ve hurafeler bugün de Lozan’ı hedef almaya devam etmektedir. Bu saldırıların temelinde, Lozan’ın getirdiği laikhukuk devleti ve halk egemenliğine dayalı Cumhuriyet rejimine duyulan tarihi alerji yatmaktadır. Lozan; saltanat ve dogma merkezli yapının yerine, aklın ve bilimin rehberliğini benimseyen bir rejimi koyduğu için hedef alınmaktadır.

Tam da bu nedenle; Lozan’ın ülkemize kazandırdığı çağdaş devlet yapısını savunmak bugün her zamankinden daha büyük bir sorumluluktur.

Eğitim-İş olarak, Lozan’ı tartışmaya açan, Cumhuriyetin temel ilkelerini, Atatürk devrimlerini, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü hedef alan; laik ve bilimsel eğitimi tasfiye etmek isteyen zihniyete karşı Cumhuriyetimizin tapu senedi Lozan Barış Antlaşması’nı kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.

Bu inanç ve kararlılıkla saraylara, sultanlara ve emperyalizme karşı halkın kaderini kendi ellerine aldığı Lozan’ı 103. yılında selamlıyor; başta Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk ile Lozan Antlaşması’nın mimarı İsmet İnönü olmak üzere, özgürlük ve bağımsızlık mücadelemizin kahramanlarını saygı, sevgi ve sonsuz minnetle anıyoruz.

Lozan; yalnızca geçmişin değil geleceğin de teminatıdır.

Yaşasın Tam Bağımsız, Laik ve Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti!

MERKEZ YÖNETİM KURULU