8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ: EMEKÇİ KADINLARIN MÜCADELESİNİ SELAMLIYORUZ!
MEB VE TBMM’YE ÇAĞRIMIZDIR: FATMA NUR ÇELİK ÖĞRETMENİMİZİN ADI OKULUNA VERiLMELi, ÖĞRETMENİMİZ ŞEHiT STATÜSÜNDE SAYILMALIDIR!
FATMA NUR ÇELİK ÖĞRETMENİMİZİ KONYA’DA UĞURLADIK
İŞ BIRAKMA EYLEMİMİZİN İKİNCİ GÜNÜNDE DE ALANLARDAYDIK!
“3 MART DEVRİM YASALARI: CUMHURİYETİN EĞİTİM DEVRİMİ” PANELİMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİK
17 Aralık 2025
EĞİTİM-İŞ Sendikası olarak Milli Eğitim Sistemi içerisinde yıllardır ihmal edilen ve yaşanan sorunlar konusunda kalıcı çözümler üretilmeyen Mesleki ve Teknik Eğitim Liselerine yönelik “MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM SORUNLARI ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ” konusunu ele almak üzere KOMİSYON toplantımızı gerçekleştirdik.
Eğitim-İş Genel Sekreteri Seher Ergin koordinasyonunda yapılan toplantıda, komisyonumuza katkı sağlayan Denizli 1 No’lu Şube Recep Akın, Tekirdağ 2 No’lu Şube Mücahit Yavuz, İzmir 2 No’lu Şube Bora Gözen Kaya, Antalya Şube Mehmet Demirci, Konya Şube Ertan Özkaynak, Denizli 2 No’lu Şube Akın Kara, İzmir 2 No’lu Şube Cemalettin Bozkurt'a ve istatistikleri derleyen Dr. Burcu Doğan'a, Mesleki ve Teknik Eğitim konusunda tez çalışmalarıyla komisyonumuza katkı sağlayan Dr. Nurcan Korkmaz'a teşekkür ediyoruz.
Komisyonumuz “Türkiye’de Mesleki ve Teknik Eğitim Sorunları ve Çözüm Önerileri” başlığı altında aşağıdaki sorun alanlarını tespit etmiş ve bu alanlar üzerinden önümüzdeki süreçte hazırlanacak olan rapor kapsamında ayrıntılı değerlendirmelerde bulunmuştur.
Türkiye’de eğitim, 23 yıldır AKP iktidarının dinselleştirme ve piyasalaştırma politikaları doğrultusunda şekillendirilmekte; laik ve kamusal niteliğinden uzaklaştırılarak bir metaya dönüştürülmektedir. Bu süreçte eğitim bir hak olmaktan çıkarılmış, siyasi iktidarın önceliği tüm çocuklara eşit ve nitelikli eğitim sunmak yerine sermaye ve dini yapıların taleplerini karşılamak olmuştur. Bu bağlamda Mesleki Eğitim de, eğitim sisteminin genelinde olduğu gibi sorunların katlanarak arttığı ve derinleştiği alanlardan biri olmuştur.
Çocukların eğitim hakkının elinden alındığı, çocuk işçiliğinin yasal kılıfı haline gelen ve hiçbir koşulda bir eğitim ortamı olarak kabul edilmesi mümkün olmayan Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamalarının kabul edilmesi mümkün değildir. MESEM uygulaması, genel olarak eğitim kurumlarında yürütülmemesi, öğretmen gözetiminde uygulama eğitimi olmaması nedeniyle meslek eğitiminin genel ilkeleriyle uyumlu değildir. Komisyonumuzca ayrı başlıkta değerlendirilmesine karar verilen MESEM’lerin zorunlu eğitim çağının dışında yetişkin eğitimini kapsaması gerektiği ve Mesleki Teknik Eğitimin temel ilkeleriyle uyuşmadığı, dolayısıyla örgün eğitimin dışında değerlendirilmesi gerektiği konusunda fikir birliğine varılmıştır.
Benzer şekilde son dönemde açılan Mesleki Ortaokulların da mevcut Anayasa ve yasalara aykırı olduğu komisyonumuzca değerlendirilmiştir. İlköğretim anaokulu+ilkokul+ortaokul kademelerinden oluşmaktadır. Bu aşamadaki eğitimin temel amacı da bireyin bağımsızlığını kazanmasını sağlayacak yetenek ve becerilerin edindirilmesinin yanında, toplumun üyesi olarak yaşama hazırlanmasıdır. İlköğretim o nedenle toplumun üyelerini ortaklaştıran, toplumsal yaşamda yurttaş olarak bir arada uyumlu biçimde yaşamalarını sağlayan ortaklaştırıcı temelde gerçekleştirilir. Bütün yurttaşlar için zorunludur, ilköğretim kendi içinde ilerleme-eleme usulüne dayanamaz. Çocukların ilgileri, mesleki yönelimleri sosyal etkinlikler yoluyla desteklense de farklılaştırma ve uzmanlaştırma yoluna gidilemez.
Çağdaş ve bilimsel yaklaşım ortaokulda mesleki eğitim uygulamasının hiçbir yönüyle çocuğun yararına olmayacağını da gözler önüne sermektedir. Komisyonumuz MEB’e bu uygulamadan vazgeçme çağrısını yinelemiş ve sendikamızın bu konuda dava açtığını not düşerek Mesleki Ortaokul tartışmasını da, rapor dışında bırakmıştır.
Bu nedenle toplantıda MESEM dışında kalan Mesleki Eğitim Liselerinde yaşanmakta olan sorunlar ele alınmıştır:
Genel olarak eğitimde, bu rapor bağlamında mesleki eğitimdeki tüm bu sorunların çözümü; uzun vadeli, planlı, sürdürülebilir, kamucu, çocukların üstün yararı ve eğitim hakkını önceleyen bir eğitim politikası ile mümkündür.
Komisyonumuz mesleki eğitimin, dünyadaki işgücünün dönüşümünün de dikkate alınarak baştan sona yeniden yapılandırılması, meslek edindirme süreçlerinin zorunlu eğitimde eşitlik ilkesini temel alması, bazı programların tümüyle yükseköğretime kaydırılması (geçmişte hemşirelik gibi bazı programlarda bu yapılmıştır) gerektiğini dile getirmiştir.
Eğitim-İş olarak biz, tüm çocuklarımızın zorunlu eğitim çağında eşit, bilimsel, laik, parasız, nitelikli, çağdaş kamusal eğitime erişim hakkını savunuyoruz. Zorunlu eğitim çağında çocuklarımızın eğitim yoluyla, farklı eğitim programları ve okul türleriyle ayrıştırılmasına karşıyız. Bizim taleplerimiz nettir:
- Tüm çocuklarımızın bütüncül ve çok yönlü gelişimini sağlayacak,
- Öğrencilerimizi çocuk yaşta belirli alanlarla kısıtlamayacak, çocuğu meslek seçmek zorunda bırakmayacak,
- Okullarımızı nitelikli-niteliksiz diye ayrıştırmayacak, çocuklarımızı farklı eğitim programlarına maruz bırakmayacak bir eğitim sistemi!
Tüm bu sorunların mevcut sistem içinde çözümü; uzun vadeli, planlı, toplumsal farkındalık temelli ve zorunlu eğitimi takip edecek bir mesleki eğitim politikasının inşası ile mümkündür.
Eğitim-İş olarak, tüm öğrencilerimizi hem bireysel hem de toplumsal olarak güçlendirecek; bireyselden evrensele hazırlayacak, yurttaşlık hak ve sorumluluklarının bilincinde olduğu aydınlık bir gelecek inşa edecek; tüm yurttaşlarımıza insanca yaşama koşullarında kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda meslek edindirecek eşit, parasız, laik, bilimsel, çağdaş, ulusal ve nitelikli bir kamusal eğitim için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Sonuç olarak; komisyonumuz, eğitime yapılacak yatırımların ülkemizin geleceğine yapılan yatırımlar olacağı inancıyla “Türkiye’de Mesleki ve Teknik Eğitim Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı raporunu belirtilen başlıklar ve sorunlar etrafında en kısa zamanda hazırlanması kararını almıştır.