EĞİTİM - İŞ SUSMAZ, SUSTURULAMAZ!

21 Kasım 2025

Dün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda MEB bütçesi görüşülürken, Eğitim-İş olarak öğretmenlerin, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin gerçek sorunlarını duyurmak; kamusal, laik ve bilimsel eğitimi savunmak için demokratik hakkımızı kullanmak istedik. Ancak daha bakanlığın önüne geldiğimizde karşımıza çıkan manzara, baskı adına kurulmuş barikatlardan ibaretti.
 

Bu ülkenin eğitim neferleri, kendi bakanlıklarının önünde polis kalkanlarıyla, baskıyla karşılandı.

 

 


Sesimizi bastırabileceklerini sandılar.


Sorunlarımızı görünmez kılabileceklerini sandılar.


Tam 6 saat boyunca polis ablukası altında tutulduk.


Arbede sırasında düşen, ezilen ve hastaneye kaldırılan arkadaşlarımız oldu. Meclis’e yürüme hakkımız, hiçbir hukuki gerekçe olmadan engellendi.


Bu, ancak otoriter yönetimlerin başvurduğu bir uygulamadır.


Bir kez daha açıkça gördük ki:
Tarikatlar yürüyebiliyor, öğretmenler yürüyemiyor.


Bu sadece çifte standart değil, siyasi tercihlerin, eğitime değil belirli çevrelere öncelik verildiğinin açık kanıtıdır.


Dün yapılan bize yapılan müdahale öğretmenin onuruna, toplumun geleceğine ve demokratik haklara yapılan siyasi bir müdahaledir.


Öğretmeni susturarak eğitimin sorunlarını çözdüklerini sanan anlayış, ülkeyi karanlığa sürükleyen anlayıştır.
Biz öğretmeniz!


Görevimiz çocuklarımızı karanlığa teslim etmemek, ülkenin yarınını bilimin ışığıyla büyütmektir.


Ve bilinmelidir ki öğretmenin sesini bastırmak, toplumun sesini bastırmaktır.


Buradan bir kez daha sesleniyorum:
Bizi susturamazsınız.
Bizi korkutamazsınız.
Bizi barikatlarla durduramazsınız.


Demokratik haklar, keyfi ablukalarla, polis barikatlarıyla yok sayılamaz. Öğretmene uzanan her el, aslında ülkenin geleceğine uzanmaktadır.


Biz bu ülkede çocuklar yoksulluk yüzünden okuldan kopmasın, tarikat yurtlarında, MESEM’lerde can vermesin, kamusal eğitim tarikatlara devredilmesin, okullar rant kapısı olmasın diye mücadele ediyoruz. Bu bütçeyle öğrenci başına günlük yatırımın sadece 58 TL olması, eğitime verilen değerin acı bir fotoğrafıdır.


Bu yüzden bizim kavgamız meşrudur, haklıdır, bu ülkenin vicdanındadır.


Kimsenin öğretmene güç gösterisi yapmasına izin vermeyeceğiz.


İktidarı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nı bir kez daha uyarıyoruz:
Öğretmene barikat kurmak yerine eğitime bütçe ayırın.


Tarikatlara değil çocuklara yatırım yapın.


Öğretmeni değil cehaleti engelleyin.


Eğitimi siyasetin, cemaatlerin, vakıfların arka bahçesi haline getirmekten vazgeçin. 


Türkiye’yi açık cezaevine çevirmek isteyen zihniyete karşı, Cumhuriyet’in aydınlanma mirasına sahip çıkmaya devam edeceğiz.


Bu ülkenin yarınını bilimden ve laiklikten koparmak isteyenlere karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.


Biz buçuklu zamlara alkış tutanların sendikası değiliz!
  •   Saraylarda, bakanlık koridorlarında el pençe divan duranların sendikası değiliz!
  •   Yıllardır söylediğinin tam tersini söyleyen parti başkanını, talimat gelmiş gibi ayakta alkışlayan sendika başkanlarının yolundan hiç değiliz!
  •   Biz; alanlarda, okullarda, meydanlarda hakkı ve adaleti haykıranların sendikasıyız!
  •   Biatın değil mücadelenin; talimatın değil öğretmenin; sarayın değil Cumhuriyetin sendikasıyız!
  •   Biz Eğitim-İş’iz! Bu memleketin onurlu emekçilerinin gür sesiyiz


Ve Ant olsun ki,
Bu ülkenin tüm çocukları için,
Eğitimin geleceği için,
Demokrasinin onuru için,
Mücadeleden bir adım geri atmayacağız!