İKTİDARIN GARANTÖRLÜĞÜNDE VERİLEN SÖZLER TUTULMADI; DORUK MADENCİLİK İŞÇİLERİNİN YANINDAYIZ!

02 Haziran 2026

Sermayenin ve iktidarın el ele vererek emekçinin alın terini, hakkını ve hak arama mücadelesini gasp etme girişimlerine bir yenisi daha eklenmiştir.

Bilindiği üzere, 17 gün boyunca onurlu bir direniş sergileyen Doruk Madencilik işçileri; Çalışma ve Sosyal Güvenlik, İçişleri ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıklarının da bulunduğu toplantıda holding yönetimiyle anlaşmaya varmış ve eylemlerini sonlandırmıştır. Bu toplantı sonucunda, işçilerin tüm alacaklarının en geç 15 Mayıs tarihine kadar hesaplara aktarılacağı taahhüt edilmiştir.

Gelinen noktada görüyoruz ki verilen sözler tutulmamıştır. Holding, devletin resmi kurumları huzurunda verdiği taahhütleri yerine getirmemiş; madencilerin maaşlarını ve sendikal tazminatlarını ödemeyerek emek gaspına devam etmiştir. Bunun üzerine, Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde maden emekçileri yeniden Ankara’ya gelme kararı almış, ancak lojistik ve güvenlik engelleriyle bu girişimleri engellenmeye çalışılmıştır.

Madencileri taşımak üzere ayarlanan otobüslerin emniyet ve idari birimlerin tehditleri gerekçesiyle tam üç kez iptal edilmesi yetmezmiş gibi, kendi imkanlarıyla yola çıkan madencilerin ve sendika heyetinin Ankara yolunda kurulan barikatlarla durdurulması, ülkemizdeki adalet terazisinin nasıl çalıştığını bir kez daha göstermiştir.

Yaşananlar, Türkiye’de iktidar ile büyük sermaye grupları arasındaki ilişkinin bir kez daha görünür hale gelmesidir. Patronlar verdikleri sözleri çiğneyip işçinin hakkını gasp ettiğinde sessiz kalanlar; emekçiler haklarını aramak için yola çıktığında tüm devlet imkânlarını seferber etmektedir. Ortadaki sorun, bir holdingiz taahhüdünü yerine getirmemesinin çok ötesindedir. Bu tablo; sermayeyi koruyan, emeği ise baskı altına çalışan anlayışın somut bir kanıtıdır.

Bir devletin asli görevi emekçinin hakkını gasp eden holdinglerin çıkarlarını korumak, hakkını arayan işçilere ise barikat kurmak değil; emekçinin alın terini güvence altına almakolmalıdır.

Eğitim-İş olarak soruyoruz:

İktidarın garantörlüğü altında verilen sözleri çiğneyen, işçinin hakkını gasp eden holdinge karşı kılını kıpırdatmayanlar, hangi hakla ve hukukla alın terini savunan maden emekçisinin önüne engeller yığmaktadır?

Madencinin önüne kurulan barikatlar derhal kaldırılmalı, bakanlıklar yaptığı garantörlüğün gereğini yerine getirmeli, holdingin taahhüt ettiği tüm alacakların işçilerin hesaplarına eksiksiz aktarılması sağlanmalıdır.

17 gün boyunca direnen Doruk Madencilik işçileriyle nasıl omuz omuza durduysak, bundan sonraki süreçte de hakları tamamen ödenene kadar yan yana durmaya devam edeceğiz.

MERKEZ YÖNETİM KURULU