KAMUSAL SORUMLULUĞUN TERK EDİLDİĞİ BİR DÜZENİN MAĞDURU "ÇOCUKLAR"

15 Ocak 2026

Zorunlu eğitim süreci boyunca okulda olması bilimsel, laik, çağdaş kamusal ve parasız bir eğitim alması gereken milyonlarca çocuk farklı nedenlerle okul dışında kalmış, eğitime kaydı olmasına rağmen okula uğramamış ya da suça sürüklenmiştir.

 

Raporda öne çıkanlar;

- Bakanlığın açıklamış olduğu istatistiklerde okul dışında kalan öğrenci sayısına yer verilmemektedir. Bu nedenle tek yaş net okullaşma oranlarında yer alan bilgiler ile TÜİK’in yaş nüfusu verileri kullanılarak yapılan hesaplama ile okul dışında kalan çocukların yaklaşık sayısına ulaşmak mümkündür. Hesaplamaya göre 2024-2025 eğitim öğretim döneminde; ilkokul düzeyinde 77 bin 400, ortaokul düzeyinde 93 bin 362, ortaöğretimde 440 bin 850 toplamda ise 611 bin 612 çocuğun okul dışında olduğu görülmektedir.

 

- Ekonomik krizin etkisiyle ülkede yaşanan yoksullaşma ve sosyal dışlanma riski (AROPE) en yüksek olan grup %36,80 ile 0-17 yaş yani çocuklardır.

- TÜİK verilerine göre 15-17 yaş arası çocuk işçi sayısı 2023 yılına göre 2024 yılında 110 bin artarak 869 bine ulaşmıştır.

- İSİG Meclisi’nin verilerine göre 2025 yılında 14 yaş altı 26 çocuk, 15-17 yaş arası 68 çocuk toplamda ise 94 çocuk işyerinde hayatını kaybetmiştir. 2025 yılında 94’e çıkan çocuk işçi ölümü 2013’ten bu yana kaydedilen en yüksek sayıdır.

- TÜİK 2024 verilerine göre 16-17 yaş arası 9 bin 354 kız çocuğu zorla evlendirilmiş, 15 yaş altı toplam 6074 kız çocuğu ise doğum yapmaya zorlanmıştır.

- MEB verilerine göre okul dışında devam eden eğitimi temsil ettiği için devam zorunluluğunun olmadığı açık öğretime kayıtlı 18 yaş altı öğrenci sayısı 282 bin 135’tir. Okul dışında devam eden eğitimi temsil ettiği için devam zorunluluğunun olmadığı sistemde çocuklar, yaşının gerektirdiği biçimde akranları ile birlikte güvenli bir ortamda büyümekten mahrum kalmakta, eğitimden uzaklaşmaktadır.

- Ortaöğretimde öğrencilerin devamsızlık oranlarına göre genel ortaöğretimde 20 gün üzeri devamsızlık yapan öğrenci oranı %28,13 iken ikinci sırada %32,05 ile din eğitimi (İmam Hatip), son sırada ise %40,64 ile Mesleki ve Teknik Eğitim öğrencileri yer almaktadır. Mesleki ve Teknik Eğitim okullarına giden öğrencilerin okulla olan bağı önemli ölçüde kopmaktadır.

- Öğrencilerin yalnızca haftada 1 gün okulda olmasını gerekli kılan MESEM’dehalihazırda 559 bin 84 öğrenci bulunmaktadır. Çocuk işçi sömürüsü olan sistem kapsamında işyerlerinde 2025 yılında en az 15 çocuk hayatını kaybetmiştir.

- Hafızlık eğitimi veren, çocukları henüz 6. sınıfta okuldan koparan, bilimsel ve laik eğitimden uzaklaştıran İmam Hatip Ortaokullarına 2024-2025 eğitim öğretim döneminde 527 bin 720 öğrenci kayıt yaptırmıştır.

- Okul öncesi 4-6 yaş arası çocuklara ücretsiz Kur’an kursu eğitimi vermesi için Diyanet İşleri Başkanlığı ile protokol imzalanmış ve başkanlığa 2024 yılında 41,4 milyon TL nakdi para aktarılmıştır. Yoksul ailelerin çocuklarını hedef alan uygulamada 2022 yılında 168 bin 439 çocuk, protokolün imzalandığı 2023 yılında ise 208 bin 936 çocuk eğitimi tamamlamıştır. Bir yılda bu kurslara giden çocuk sayısı 40 bin 497 artmıştır.  

- 2024 yılı TÜİK verilerine göre suça karıştığı için güvenlik birimlerine getirilen çocuk sayısı 612 bin 651’dir. 2015 yılından 2024 yılına kadar geçen süreçte 2022 ve 2024 yıllarında 600 binin üstüne çıkan sayı eğitim sistemindeki ve devletin çocukları koruma mekanizmasındaki zafiyeti ortaya koymaktadır.

- 2015-2024 arası dönemde cinsel suçlar kapsamında mağdur olan çocukların sayısı 2023 yılında 25.685 iken 2024 yılında artarak 26.031 olmuştur.

- “Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, satmak, satın almak” suçuna karıştığı için güvenlik birimlerine getirilen çocukların oranı 2023 yılına göre 2024 yılında %92 artarak 16 bin 563 olmuş, iki katına çıkmıştır. 2025 yılı için yapılan açıklamaya göre bu oranın çok daha yüksek olacağı görülmektedir.

 

Eğitim sistemleri oluşturulurken çocuğun üstün yararı ilkesi göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle eğitimin içeriği bilimsel, çağdaş, laik ilkelere bağlı biçimde belirlenirken çocuğun güvenliğini ve akranları ile büyümesini sağlayacak okul ortamlarının oluşturulması temel gerekliliktir. Bu şartların sağlanması ve zorunlu eğitim çağında olan her bir çocuğun okulda olması şarttır. Ancak görüldüğü üzere Türkiye’de eğitim sisteminin sağlıksız yapısı, ideolojik dayatmalarla çocukları bilimden ve eğitimden uzaklaştırmaya yönelik adımların atılması, eğitimin dışında ya da eğitimde olmasına rağmen okul dışında olan milyonlarca çocuğunun olması gibi daha birçok sorun bulunmakta ve bu sorunlara her geçen gün bir yenisi eklenmektedir.

 

Eğitim-İş olarak; çocukların hayatını, geleceğini koruma altına almanın tek yolunun eğitim olduğunun farkındayız. Bu nedenle eğitimin ve okulun dışında tek bir çocuk bile kalmayıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.  

 

Raporumuzu İncelemek İçin Tıklayınız