Darbelerin Panzehiri Laik Cumhuriyet ve Bilimsel Eğitimdir!
KONFEDERASYONUMUZ KAMU - İŞ'İN TBMM ÖNÜNDEKİ EYLEMİNE KATILDIK
Mazeret Tayininde "İlçe Grubu" Barajı: Öğretmenin Anayasal Hakkı Gasp Edilemez!
Emeğe ve Planlamaya Saygı İstiyoruz: Rehber Öğretmenlerimizin Emeği Siyasi / Bürokratik Hesaplara Feda Edilemez!
MEB’in Ek Ders Düzenlemesi Yetersiz ve Eksik Kaldı
09 Haziran 2017
ÖĞRETMENLERE OHAL GELİYOR!
Milli Eğitim Bakanlığı yandaş ve Sivil Toplum Kuruluşları ile birlikte hazırladığı ÖĞRETMEN STRATEJİ BELGESİNİ 09/06/2017 tarihinde 30091 sayılı Resmi Gazete’de yayımlamıştır.
Öğretmen Strateji Belgesi uzun zamandır gündemde olan bir husustur. Mevcut belgede öğretmen yetiştirme, geliştirme ve istihdam süreçlerine ilişkin olarak “öğretmenliğe yönelik hizmet öncesi eğitim, öğretmenlik mesleğine adayların seçimi ve istihdamı, adaylık ve uyum eğitimi, kariyer geliştirme ve ödüllendirme, öğretmenlik mesleğinin statüsü ve sürekli mesleki gelişim” olmak üzere 6 bileşen üzerinde durulmuştur. Üç temel amaç, 8 Hedef ve 35 Eylem Planı söz konusudur.
Öğretmenlik Strateji Belgesinde;
Amaç ve Hedefler arasında;
Öğretmen Strateji Belgesi incelendiğinde
Tüm bu tespitlerimizden sonra;
Sonuç olarak;
Stratejik planda yer alan unsurlardan çok amaca ve icraatlara bakmak gerekir. Eğitimdeki başarıyı sadece öğretmenler üzerinden inşa etmeye çalışmak temeli atıp üstüne bir şey konulmayan binaya benzer ve bu binanın üstüne bir şey koymazsanız kullanamazsınız ve attığınız temel dahi görünmez, zamanla çürür gider…
Öğretmen eğitimin temelidir fakat daha öncelikli olan eğitime yaklaşım anlayışının ulusal olması, siyasi değil ulusal hedeflerin ön plana çıkarılmasıdır.
Bugün ülke genelinde eğitimde verilen kararların tamamen siyasal olduğu, kariyer ve liyakatin hiçe sayılarak yandaşlık temelli kadrolaşmanın hakim olduğu, okulların ihtiyaca ya da talebe göre değil siyasi iktidara, siyasetçilere, vakıflara, derneklere göre dönüştürülüp şekillendirildiği, ihtiyaç olmasa da imam hatipleşmede ısrar edildiği, bu yapılırken imam hatip dışı okullara ikici sınıf muamelesi yapıldığı, tarihsel ve başarı yönünden eğitim sistemimizin temel taşı olan köklü okullarımızın proje okulu adı altında içlerinin boşaltıldığı, eğitimin temel unsurlarından olan müfredatın dahi içinin boşaltıldığı, en temel değerimiz olan Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün silinmeye çalışıldığı, Atatürk, Cumhuriyet ve kazanımlarının düşmanlarının adeta desteklendiği, ulusal bayramların dahi bayram gibi kutlanmasına engel konulduğu, öğretmen alımında bile sözlü sınavların hakim kılındığı, öğretmen yer değiştirmesinde adaletin sağlanamadığı bir anlayışın terk edilmemesi halinde başarının yakalanması mümkün değildir.
Ayrıca öğretmen yeterliliğinin, performansın ölçülmesi gibi uygulamaların öğretmeni okula, öğrenciye değil yeterlik sınavına, performansa odaklayabileceği sürekli bu sürecin stresine maruz kalabileceği, olası yeterlik sınavı başarısızlığında “bu öğretmen başarısız sınavı geçemedi” algısının her şeyi alt üst edebileceği mutlaka tartışılmalı ve değerlendirilmelidir.
Bu nedenle her ne kadar da çok tartışılarak hazırlandığı söylense de, strateji belgesi temelsizdir. Bu belge hazırlanmadan önce belirttiğimiz kaygıların, uygulama yanlışlıklarının giderilmesi ve ondan sonra ortaya çıkacak tabloya göre bir planın yürürlüğe konulması gerekirdi. Bu planın bir bütün olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi uygulama halinde yapılacak düzenlemelerin de takipçisi olacağız.
Öğretmenlerimizin tatile girerken böyle bir tartışmanın içine atılması da yanlış olmuştur. Uygulanması halinde eğitim çalışanları emin olsunlar ki;
Eğitim İş olarak; eğitimde daima ülke menfaatlerinin ve onun vazgeçilmez, en önemli paydaşı olan öğretmenlerin yanında ve savunucusu olacağız.
MERKEZ YÖNETİM KURULU